<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496</id><updated>2012-02-17T05:38:31.304+02:00</updated><title type='text'>HOŞGELDİNİZ:  Hüseyin BAYHAN</title><subtitle type='html'>Hayata ve Sevgiye</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>54</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-5539939935380455189</id><published>2010-01-25T21:24:00.002+02:00</published><updated>2010-01-25T21:27:40.363+02:00</updated><title type='text'>Seni hak edecek amelim yok benım;lakın...aşkına dilencıyım YARAB..</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S13wIa6T5DI/AAAAAAAAAT8/6d-wazU_SpQ/s1600-h/r782601.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 383px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430760753132201010" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S13wIa6T5DI/AAAAAAAAAT8/6d-wazU_SpQ/s400/r782601.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:130%;color:#993300;"&gt;&lt;em&gt;Rabbim gerçek manada beni sen sevdin... Niceleri ise sever gibi göründü... Ama daima, kendilerini sevdiler... Çünkü âcizdiler, fâniydiler... Kendilerine bile yetemediler ki, bana yetseler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsi Sana borçluydu varlığını. Hepsinin bir canı vardı... Ve onlar, kendi canları yanmadıkça, anlayamadılar acıyı... Anlayanlar da zaten, kendilerince bir mânâ çıkardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen varsın hakkıyla bilen beni... Her şeyimle bilen, her şeyimle seven, bir tek Sen... Sevdiğini biliyorum, zira sevmemiş olsaydın, o kadar kendinle meşgul etmezdin beni. Sevmemiş olsaydın, aratmazdın böylesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen sevmemiş olsaydın, sevebilir miydim ki Seni?&lt;br /&gt;Sen canımın Cânânı... Sen'in sevginde vefâyı idrak ettim ben... O eşsiz vefâna, karşılık vermekten âciz oldum her zaman... Seni, Senin beni sevdiğin gibi sevmekten âcizim... Zira Sen yaratansın, ya ben? Ben, kul olmayı bile beceremeyen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızca Sendeydi tatmin... Sadece Sende. Bir Sen yettin bana... Kimselerle yetinemedim...&lt;br /&gt;Acı çekmeyi sever oldum Senin izninle. Dertlerin içinde gizlenmiş nice derman buldum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdirdiğince sevdim Seni... Buldurduğunca buldum... Bir Sen varsın Bâkî olan... Geride ne varsa fâni... Bütün varlıkların hepsi fâni... Kimi güzel, kimi çirkin, kimi vasat, ama işte her biri fâni... Dallardaki çiçekler, göklerdeki bulutlar, çöller, pınarlar hep fâni... Seraplar ve gölgeler fâni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çöllerde kalmayı sevdim Seninle... Yalnızdım, kalabalıklar içinde... Her şeyde Senin sanatını görmeyi sevdim ben... Herkeste Senden bir tecelli bulmayı sevdim... Yıldızlarda nûrunu, güneşte nârını, ateşte hârını bulmayı sevdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şeye muhtaç olmayışını sevdim ben. Azîz oluşunu, Kâdir-i mutlak oluşunu sevdim. Settâr oluşunu sevdim. Öylesine güzel bir sırdaştın ki Sen, kimselere bir sırrımı vermedin. Günahıma rağmen yücelttin beni. Şeref ikram ettin. Ekrem-ül ekremînsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulunu sevmeni sevdim. Ey Rabbim! Ben unuttum, unutmadın. Ben, adını anmadım, yine de bırakmadın. Yüceler yücesi aşkına karşılık vermek varken, Seni bırakıp başkalarına yandım... Yine de vazgeçmedin benden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdin beni, oysa, ben Sana kul bile olamadım. Nankörlük ettim. Yine de nimetlerini esirgemedin.&lt;br /&gt;Şikayet eden, sızlanan, dert yanan hep ben oldum. Sen, sabrettin. Sen sevdin beni... Bense vefâsız bir sevgiliydim. Kıymetini bilemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, cemâlinin hasretiyle yanıyorum. Ve Senin muhabbetin fâni hazları benden yok etti. O kadar ki, güneşin kavurucu sıcağında da, serinleten rüzgarda da, Senin hasretin içindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin sadece sanatını seyretmek yetmiyor artık! Şahdamarımdan daha yakın olmanı sevdim. Ama bu bile yetmedi bana. Korkuyorum perdeler arkasında kalmaktan. Korkuyorum, başkalarına görünüp de beni mahrum koymandan. Cemâlin... Tüm derdim bu ey Rabbim!&lt;br /&gt;Cemâlin tüm derdim bu ey Rabbim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dayanamam Mevlâm! Ne olur Sensiz bırakma beni! Biliyorum ki, ne yaparsam yapayım, cemâlini hak edecek bir sermaye biriktiremem.&lt;br /&gt;Seni hak edecek gücüm yok benim. Seni hak edecek amelim yok. Hiçbir şeyim yok ey en Güzel!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerim bomboş. Üstelik günah kirleriyle lekeliyim. Bembeyaz gelemiyorum Sana... Yarattığın gibi tertemiz değilim. Dünya kirletti beni, nefsim aldattı. Şeytana kandım. Müflisim. Vallahi hiçbir şeyim yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyduğum iştiyakın sebebi, yine Sensin. Sensin her yanımda... Sensin varlığım... Zenginliğim Sensin... Tüm sefilliğime rağmen yine de Seni isteyişim, sırlarındandır.&lt;br /&gt;Bilmiyorum, bilen Sensin. Ve eğer, murâdıma, maksûduma, matlûbuma, yani Sana, yani Senin Cemaline kavuşursam bir gün, bu da sadece Senin merhametin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sermayem yok Sevgili! Tüm sermayem, rahmetin... Lokmanın bile derman olamayacağı derdimin, dermanısın Sen!&lt;br /&gt;Yârsın!&lt;br /&gt;Cansın!&lt;br /&gt;Şifâsın!&lt;br /&gt;Lokmanda değil ey Yâr, Sendedir benim devâm!&lt;br /&gt;Sana kavuşmadıkça, huzur da bana haram!&lt;br /&gt;Sermayem rahmetin, ilâcım Cemâlindir,&lt;br /&gt;vesselâm!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şey yoktu, yalnız Sen vardın. Hiçbir şey yoktu, aşkın vardı. Aşkını izhâr ettin, yarattın bizi. Muhabbet ettin, yarattın beni…&lt;br /&gt;Vahdaniyetinin tecellîsiyle bütün kalplere bir katre aşk iksiri serptin. Ehadiyetinin tecellisiyle bütün kalpler Sana âşık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildim, seven sendin beni!.. Bütün varlıklarda yansıyan güneş gibi, sevgisiyle saran Sendin beni… Annemin merhamet yüklü sesi, yüreğini yüreğimin üstüne koyan dostun merhabası, başımı okşayan Peygamber eli, hâtırasıyla hüznümü alan sevgilinin sohbeti… bildim hep Sendendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdin, sonra kopmaz bir zincirle kendine çektin. Zincirin her bir halkası, Senden tecellîlerdi.&lt;br /&gt;Aşkına âşık olduğum Mecnûn “Sen”din. Aynalarda seyrettiğim Yûsuf, “Sen”!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonsuz siyah güller, lâcivert akşamların iğde kokusu, hüzün yüklü sonbahar, yağmurun toprağa dokunuşu, bir gül renginde eriyen akşamlar, Dost'un yüzü, sevdiğim ne varsa, hep “Sen”dendi.&lt;br /&gt;“Tecellî, tecellî edeni gösterir.” (a.g.e., Hazret-i Mevlânâ)&lt;br /&gt;Sûretlerde nihân olan Sevgili, ey Sevgili!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetimler Yetîmi'ne «vedduhâ» sırrıyla tecellî ederken, O'nu tek olana, “bir olan”a çekiyordun. Başka bütün kapıları kapatırken, hep açık olan kapına çağırıyordun.&lt;br /&gt;Bildim, kalbimdeki her bir muhabbet tecellisiyle beni de kendine çekiyorsun. Çekiyorsun ve bırakıyorsun. Bırakıyorsun ki, kanayayım; zayıf yanlarımı tanıyayım. Seni bulayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra yine çekiyorsun. Bu, hüzünlü bir şehrâyîn. Bu, bitimsiz bir med-cezir. Bu, içimdeki Mûsâ'yla Firavun savaşı; sulhü yok!..&lt;br /&gt;Sevgili, en Sevgili!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sûretlerden geçerek, Sana erdir beni!.. Merhametinle arındır, kalbimi!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;selam ve dua ıle..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ALINTI&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-5539939935380455189?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/5539939935380455189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=5539939935380455189' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5539939935380455189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5539939935380455189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2010/01/seni-hak-edecek-amelim-yok.html' title='Seni hak edecek amelim yok benım;lakın...aşkına dilencıyım YARAB..'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S13wIa6T5DI/AAAAAAAAAT8/6d-wazU_SpQ/s72-c/r782601.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-107297821101622651</id><published>2010-01-18T12:10:00.001+02:00</published><updated>2010-01-18T12:14:59.288+02:00</updated><title type='text'>Sabret gönül..yol çok uzun değil.. Az kaldı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S1Q0FZKOq2I/AAAAAAAAAT0/Se4wQzB5dRQ/s1600-h/17480.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 311px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428020718146071394" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S1Q0FZKOq2I/AAAAAAAAAT0/Se4wQzB5dRQ/s400/17480.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Ey gönül;&lt;br /&gt;Hayat süprizlerle doludur.Kimi zaman saadeti kaybetmenin hasretiyle kavrulurken,kimi&lt;br /&gt;zamanda ummadığın bir saadetin tebessümüyle sürur bulursun.Çektiğin ıztırablar elemler&lt;br /&gt;tarifsiz kederlere sabretmenin ateşiyle pişer,bir zaman sonra o ateşte lezzet bulursun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden ey gönül ateşten korkma.Sabrın sineleri yakan o lahuti ateşte piş ki lezzet bulasın.&lt;br /&gt;İşte ey gönül çoğu bela ve musibetlerin değişmez kaderimiz olması,bütün çabalarımıza rağmen&lt;br /&gt;açlığın fakirliğin korku ve endişelerin içinde sabra mahkum edilişimiz hep bundan.&lt;br /&gt;Güneş yakacak,meyveler sabırla olgunlaşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tohum toprağın derinliklerinde sabra nahkum;sen dünya denen şu çileler,elemler,&lt;br /&gt;ayrılıklar,hasretler yurdunda...Tohum,bir müddet toprağın karanlıklarında kalmaya tahammül edecek.&lt;br /&gt;Çürüyecek,çürürken canını toprağa katarken sabredecek,sabrın acısına katlanacak,sonra&lt;br /&gt;filiz verecek hasretini çektiği gün ışığına kavuşacak.Yapraklarıyla gözleri okşarken gölgesinde canlar&lt;br /&gt;ferahlık bulacak,meyveleriyle ziyafetler sunacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SENDE ÖYLE OL GÖNÜL...&lt;br /&gt;Sen de korkunun endişenin elemlerin zindanında kalmaya tahammül et.&lt;br /&gt;Acılara katlanmanın nice nimetlere hasret yaşamanın ateşinde pişecek,lezzet bulacaksın.&lt;br /&gt;Hayat bulmak,hayat vermek için..Ey gönül,acılara sabret.Çünki onlar seni kahretmek&lt;br /&gt;için değil;sınamak,terbiye etmek,kemale erdirmek için gelirler.Hem de geçicidirler,ebediyyen kalmayacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İMANA VE ÜMİDE SARIL EY GÖNÜL...&lt;br /&gt;Bil ki hiçbir gece ebedi değildir,her karanlığın sonunda bir fecir saklı.&lt;br /&gt;Alemlerin Rabbine, kalbin sahibine kulak ver.Sabrı öğren,gayesini anla. Kulak ver o sese :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Biz sizi biraz korku biraz açlık ve mallardan,canlardan biraz eksiltmekle deneriz.sabredenleri müjdele"&lt;br /&gt;Bakara155 "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sabret.O müjdeyle can bul.Sus ve dinle EY GÖNÜL... Bil ki hayat seni her zaman bahar&lt;br /&gt;serinliğinde karşılamaz.Kimi zaman kurak bir yaz,kimi zaman kara bir kış olur.İncinirsin acı çekersin,&lt;br /&gt;dişlerini sıkarsın,gözlerin yaşarır.Ne olur gözlerin yaşarsa da dilin ancak Rabbnin razı olduğu sözü söylesin.&lt;br /&gt;Bu yaşlara katlanmayı bil ey gönül,varacağın menzil hatırına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilirim şu dünyada bütün kederler sana doğru gelip sende karar kılmak isterler.Sanki hep sen de&lt;br /&gt;barınmak ister.Düşün ey gönlüm onları sana yönelteni düşün...bu kudsi çileleri bir misafir olarak ağırla.&lt;br /&gt;Müminlerin o sözüne bütün ruhunla katıl:"Onlar ki ..Onlara bir musibet isabet ettiğinde şöyle derler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Allah'a aidiz ve elbette sonunda Ona döneceğiz&lt;br /&gt;"Bakara 156"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer iman eder salih ameller işer, bunlarda sabır ve sebat gösterirsen;senin de sabrının sonu asla hüsran olmayacaktır.Rabbinin şu vaadi haktır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Asra yemin olsun ki insan hüsrandadır.Ancak iman edip salih ameller işleyenler,&lt;br /&gt;birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.."&lt;br /&gt;Asr suresi"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kainat sana gıpta ediyor biliyormusun.Sen muhabbet şarabından bir yudum içtikçe,&lt;br /&gt;alemler kendinden geçiyor. O muhabbeti muhafaza etmeye sabret gönül.&lt;br /&gt;Dikkatle bakarsan görürsün ki şükrün sinesinde bile sabır saklıdır.Sabrın zıddı da aceledir.&lt;br /&gt;Acelenin meyvesi ise üzüntüdür. Öyleyse çabalarının mükafatını beklerken ne olur acele etme.&lt;br /&gt;Sabrın özündeki tevekkülü gör her şeyin sahibine dayanmayı öğren.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVET,SABIR ACIDIR EY GÖNÜL...&lt;br /&gt;Bunu en iyi bilen de sensin.Gelecekten ümidi olmayan bir yürekbu acıya tahammül edemez.&lt;br /&gt;Hangi ümit diye sorma.bütün ümitler İMANINDA saklı.İmanın var demek ki ümidin var.&lt;br /&gt;Şimdi sus gönlüm ve sabret...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen ki narin kanatlı bir kelebeksin. İlahi takdirin imtihanını minicik gövdende bulmuşsun.&lt;br /&gt;İlahi mukadderatın göklerinden gelen kaza oklarına hedefsin.Göklerin ve yerin yüklenmekten&lt;br /&gt;sakındığı EMANET omuzlarında.Bazen belin bükülecek dizlerin dermansız kalacak.Ama sakın&lt;br /&gt;sabrın tükenmesin ey gönül,ruhunu ebediyete taşıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabret gönül...şurada karşı kıyıya ne kaldı?bu dünya zindanına muvakkaten mahkumsun,&lt;br /&gt;şükret ki müebbeden değil...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;alinti&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-107297821101622651?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/107297821101622651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=107297821101622651' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/107297821101622651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/107297821101622651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2010/01/sabret-gonulyol-cok-uzun-degil-az-kald.html' title='Sabret gönül..yol çok uzun değil.. Az kaldı'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S1Q0FZKOq2I/AAAAAAAAAT0/Se4wQzB5dRQ/s72-c/17480.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1645039518117330088</id><published>2010-01-05T22:14:00.001+02:00</published><updated>2010-01-05T22:17:05.245+02:00</updated><title type='text'>Bütün Dünya Benim Olsa Gamım Bitmez Nedendir?</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S0Od5NkVrVI/AAAAAAAAAS0/7S46IBW4UeA/s1600-h/kirlangic.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 350px; DISPLAY: block; HEIGHT: 237px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423351982504389970" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S0Od5NkVrVI/AAAAAAAAAS0/7S46IBW4UeA/s400/kirlangic.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bütün Dünya Benim Olsa Gamım Bitmez Nedendir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#993399;"&gt;DELİKLİ kalburda su durmaz… Hayatımız delikli bir kalbur, bir süzgeç gibi… Süzüp de geçmeliyiz. Güzel şeyler kalmalı geride, elimizde… Tozundan, tortusundan arındırmalı hayatı, saflaştırmalı. Kolay mı bu? Elbette değil. Ama niçin buradayız, niçin yaşıyoruz? Başka çıkar yol ya da başka çare var mı? “Ya çaresizsiniz, ya çare sizsiniz.”&lt;br /&gt;Önümüze sunulan nimetlerden sadece burası için değil, öterlerde de istifade edecek yolları aramalı, bulmalıyız. Hayat bir defa… Elden gitti mi telafisi yok… Hayatı hayat eden, nimeti nimet eden de bu değil mi? Öldükten sonra beden burada kalıyor. Bedenin faydalandığı her şey de burada kalıyor. Ama ruhumuz ebedî. Onun tattığı zevkler, aldığı hazlar, lezzetler ebedî. Dünyada sahip olduğu nimetlerin kadrini kıymetini bilmeli insan. Sadece bedenini değil, ruhunu da beslemeli. Ruhun gıdası ise, o nimetlerin arkasında, Yüce Yaratanın isimlerini, onları niçin yarattığının hikmetini görmesi, düşünmesi. Bizi diğer canlılardan ayıran da; bu yanımız, bu özelliğimiz değil mi zaten. Yediğimiz bir üzümün eğer bağını sormayacaksak, haram mı helal mi diye sorgulamayacaksak, önümüze koyanın kim olduğunu düşünmeyeceksek, diğer varlıklardan farkımız nedir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek yutmak değil, ağzı olup tatmak değil iş. Rahman namına almak, O’nun adıyla başlamak her nimete. O’nun namına vermek, sonunda da her şey için şükran dolu bir kalple Rabbine şükretmek yakışıyor insana. Görevi bu. Bu hayatın değeri hayatın kendisinden değil, hayatı hayat eden kıymet, O’nu verenden geliyor.&lt;br /&gt;Dalgalar sahile vurup; “ben de varım” derler. Deniz; “haddini bil, sesin bendendir” der. Hayatı, hayatı verenden, hayatı yaratandan ayrı düşünemeyiz. O’ndan uzak bir hayat boşluğa, uçuruma bakan gözlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşer de düşer en sefil noktaya kadar. Bu düşüşümüze sevinen sadece şeytandır. Her türlü ayartmalarına karşı yine bizi onun şerrinden kurtaracak olan Rahman’dır, Allah’tır. Hepimiz, herkes hayattan bir şeyler bekliyoruz. Ama hayatı veren bizden bu hayat için ne bekliyor, ne istiyor ya da ölümün hayattan beklediği ne? Bu sorulara cevap bulmalıyız. Niçin buradayız ki? Niçin yaşıyoruz, neden hayattayız? Bu soruları sormalıyız. Sormakla kalmamalı cevaplarını da aramalıyız. Kapımızı çalan her zevke, her lezzete parolayı, yani helal midir haram mıdır diye sormadan açmamalıyız. Sonradan başımıza ne işler açacağını bilmediğimiz davetsiz misafirleri içeriye almamalıyız. Ruhumuzu azaba sokmamalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Peygamber “Elinde fazladan bir kap yemeği yarına artan zengindir” diyor. Fakirlik ve zenginlik kavramına apayrı bir bakış açısı sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, en fakir insanın bile yüzlerce nimetin içinde yüzdüğü bir dünyada yaşıyoruz. Sahip olduğumuz nimetleri saymaya kalksak saatler sürer. Nimetler kimin, gönderen kim? Bu nimetleri gerçekten nimet eden ne? Evet, nimeti nimet eden, onu kıymetlendiren o nimetin sahibi, Münim-i Hakiki olan Allah, vicdanımızın en ince yerlerine dokunduruyor, hissettiriyor hep: “Bu nimetlerin hiçbirini sen yapamazsın, sen yaratamazsın. Hava, toprak, su benim, güneş de benim. Gördüğün, baktığın, tattığın her nimet hep benim. Takdirini, şükrünü bekliyorum” diye sesleniyor içimizden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vicdanın kulağı açıksa duyar bu sesi. Bazen oluyor duymuyoruz. Gaflete dalıyoruz. Sonra sahipsizmiş gibi zannedip Allah’ın nimetlerini üst üste yığıp koyuyoruz bir kenara. Sahibi olmakla övünüyoruz. Sonra da ölüp gidiyoruz bu dünyadan, herkesin ölüp gittiği gibi. Mülk O’nun, dünya O’nun, nimetler O’nun. Ölen hiçkimse hiçbir şey götüremiyor ki buradan. Üzerimizde götürdüğümüz tek şey bir kefen. O da toprakta çürüyor zaten. Sadece yaptıklarımız yanımıza kâr kalıyor, ruhumuza arkadaş oluyor. Güzel ya da çirkin işler… Her ne ise işte onlar peşimizden geliyor, onlar bizi takip ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah bize bu dünyayı oyalanalım diye yaratmamış. Dünyadan maksat bu dünyanın ötesi, hayattan gaye bu hayatın ötesi, nimetten gaye, tattan, lezzetten gaye onu vereni yaratanı hatırlamak. O’nu bilmek, hakkıyla o nimetin Sahibine şükredebilmek. Biz burada Rahman’ın misafiriyiz. Nasibin bir ya da bin lokma farketmez. Öyle diyor Hz. Peygamber “İnsanoğlu benim benim der durur. Bu dünyada yediğinden, içtiğinden, giydiğinden başka ne onundur?” Burada kalıp götüremedikten sonra hangi nimet bizim olabilir ki? Burada kalan, ötede ise hesabı verilen nimet, ne kötü bir nimet…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz Peygamber: “Ölenin ardından melekler ‘ne getirdi’ der, geride kalan mirasçıları ise ‘ne bıraktı’ der,” diyor. İyisi mi sen, Bediüzzaman’ın dediği gibi; “Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, bu fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonsuza odaklanmış, ebediyeti, cenneti isteyen bir kalbin ihtiyacını, bu dünya ebediyen tatmin etmeyecektir, edemez de. Dünyanın tabiatında bu yönümüzü tatmin edecek bir özellik yok. Ötelerin ötesi sırat bineği, kabir nuru ve azığı, ne varsa korkulu hallere kalkan olacak işler hepsi buradan götürülecek, burada kazanılacak. Hayatın özünü, ruhunu yakalamak, gamın kederin üstesinden gelecek tek çare bu. Midemiz doysa da gözümüz doymuyor. Böyle iştahlı bir nefse sahibiz işte. Onun için bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir diyor. Derd keder bu işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey nurların nuru olan Allah’ım. Ey bu yerlerin Hâkimi. Senin bahtına düştüm, Sana dehalet ediyorum, Senin rızanı istiyorum. Sahteliklerin, aldanışların kapılarına uğratma yolumu. Aldatanların izinden yürütme ayağımı, tozlatma yüreğimi. Bu yol tehlikeli, bu yolun çıkışı yok. Adınla, isminle yolunda yürüt. Ömrümü bu yolda büyüt, bu yolda çürüt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’ım, kalbim işte o zaman rahatlıyor, bu duayı ettiğimde içim huzur buluyor. Sana gerçekten kul olduğum an, içim içime sığmıyor. Yunus’un dediği gibi:&lt;br /&gt;“Al gider benden benliği Doldur içime Senliği”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman işte Senin mülkün olan dünya benim mülküm gibi oluyor Allah’ım. O zaman işte gamım, kederim kalmıyor. Bütün dünya benim olsa bile gam ve keder vermiyor. Mülkü Senin bilmek, sahibine teslim etmek, haddimi bilmek yakışıyor bana, yakışıyor nefsime. Mülk Senindir Allah’ım. Hüküm Senindir, ferman Senindir. Benim bu dünyadan istifadem Senin lûtfettiğin, ikram ettiğin kadardır. Aldığım nefes belli, midemdeki yer belli. Ne yiyebilir, ne alabilirim ki oraya? Sonsuz nimetlerinden ne kadarını koyabilirim ki içime?&lt;br /&gt;“Ya Rab! Şu Resul-i Ekrem aleyhisselatü vesselamın bereketi hürmetine bizlere ihsan etmiş olduğun maddi ve manevi rızkımıza bereket ihsan eyle.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, insan aldanıyor. Günahlar zehirli bir bala benziyor. Tatlı ama içine zehir katılmış. Cazibesi yok değil. Balın lezzeti damakta hissedilse de içindeki zehrinin acısından midemiz kıvranıyor sonunda. Sıkıntı bu işte, keder bu, dert bu. Allah’ım, Senin dünyanda Senin iznin ile yaşamayı, tatmayı, tatlanmayı nasip et. Haram yiyenin karnı doymaz ki Allah’ım. Hırsızın şükrü olur mu, çalan adam şükretmez ki. Senin nimetlerini Senden izinsiz yiyenin durumu bundan pek farklı mı sanki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Helalin kırıntısı bile haramın sofralar dolusu lokmasından lezzetlidir, güzeldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dil Senin, damak Senin, akıl Senin, mide Senin, şuur Senin, her şey Senin, Senin Allah’ım. Bu dünyada imtihanımız bu. Bu duygular da Senin. Bu duygularla Senin olan nimetleri Senin adın ile anıp, bismillah deyip başlamayı, Senin gönderdiğini düşünüp, şükredip, Senden bilip, hamd etmeyi nasip et.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gaflette geçmiş günlerimi, helal haram bilmeden yediklerimi affet. Şükürle, besmele ile başlayıp, şükürle yediğimiz nimetler için sonsuza kadar Elhamdülillah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün güzellikleri hiç yoktan önüme seren, sermekle kalmayıp zenginliğini, cömertliğini gösteren, neden hoşlandığımı bilen, her bir nimetin en ince ayarını gören, gözeten, sesleri, renkleri, her şeyi benim için bana göre düzenleyen Allah’ım. Senin huzurunda, Senin dünyana, Senden habersiz el uzatmamdaki kusurumdan, cehlimden, hicabımdan Sana sığınıyorum. Bu büyük hatamın telafisi için kendim ve tüm insanlar adına Senden af dileniyorum.&lt;br /&gt;Hata bizden, af Senden. Senin affın her zaman geçerli. Biliyorum bütün dünya benim olsa, öte dünya benim olmayınca gamım kederim geçmeyecek, biliyorum. Bile bile aldanıyorum, bile bile kapılıyorum. Tek şansım var biricik sığınağım var. O da Sensin, Rahmansın, Rabbimsin. Sonsuz af ve merhamet sahibisin. Ben kendime Senin kadar merhametli değilim, hiç kimseye karşı da değilim. Hiç kimse Senin kadar yarattıklarına merhametli olamaz. Çünkü Sen erhamürrahiminsin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1645039518117330088?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1645039518117330088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1645039518117330088' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1645039518117330088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1645039518117330088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2010/01/butun-dunya-benim-olsa-gamm-bitmez.html' title='Bütün Dünya Benim Olsa Gamım Bitmez Nedendir?'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/S0Od5NkVrVI/AAAAAAAAAS0/7S46IBW4UeA/s72-c/kirlangic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-3902523866099595642</id><published>2009-12-22T17:23:00.001+02:00</published><updated>2009-12-22T17:26:58.087+02:00</updated><title type='text'>Her Zorluğun Yanında Bir Kolaylık Muhakkak var</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SzDkqy4C5YI/AAAAAAAAASs/hBKxlzXq6F0/s1600-h/gunbatimi.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 399px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418081775589188994" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SzDkqy4C5YI/AAAAAAAAASs/hBKxlzXq6F0/s400/gunbatimi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;****Her Zorluğun Yanında Bir Kolaylık Muhakkak var***&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;em&gt;“Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı.” (DUHA-3) Bu ayet beni çok etkiliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi..Yıkık, perişansınız.. Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz. Çoğunluk size küsmüş gibi. Yalnızsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Herkes benden uzak, herkes bana kırgın” düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz. Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı” (Duha-3)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin. Rabbim terk etmiyor, kırılmıyor ya.. ne gam! .. Bu ne büyük ferahlık değil mi?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor. Sanki bu sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi. İşte o an ayet yetişiyor imdada:&lt;br /&gt;“Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var! Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var! ” (İnşirah-5/6)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garantiyi veren Allah! . Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği “mutlaka” ifadesi ile pekiştirilip ikna olalım diye iki kere tekrarlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu, çözümün sorunda gizli olduğunu da fısıldıyor. Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakup, oğlu Yusuf’u yitireli 40 yıl olmuş. Bedeni bu ıstıraba dayanamamış da gözleri kör olmuş. Ama hala ümit içinde evladını bekliyor. Kardeşler Mısır’dan kervanla dönünce: “Kervanda Yusuf kokusu alıyorum” demiş Yakup.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğulları acı acı gülerek: “Baba, 40 yıl geçti, hala mı ümit, hala mı Yusuf? . Geç bunları geç” demişler. Yakup’un cevabı ümit dolu: “Allah ın rahmetinden ümit kesmeyiniz"..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde bulunduğunuz çukurdan çıkamayacak gibi hissediyorsanuz kendinizi. İşte hem teselli hem ümit size:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” (Zümer-53)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maddi sıkıntınız hat safhada.. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz. İflas ettiniz.. Sıfırı tükettiniz yani. Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde boğulurken ayet size yeni bir ümitveriyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe-28 )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yakınınız ölümcül hastalıkla yatağa düştü... Doktorlar fazlaca ümit vermiyorlar. Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz. Gerçek ortada iken moral vermeye çalışmak sanki sahte davranmak gibi geliyor size. Ciddi bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak moral verebilesiniz. Eyyub Nebi var Kur’an’da... Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate kavuşmuş. Onun hali size dayanak oluyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida etmişti: “Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki, temiz akıllılar için bir ibret olsun. (Sa’d-41/43)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayları, gelişmeleri yorumlamakta, tavır belirlemekte zorlanıyorsunuz. Bazen her şey lehinize giderken, bazı dönemlerde de yığınla aleyhinize gelişmeler oluyor. Aslında Allah Sisteminde lehte yada aleyhte düzenlemeler söz konusu değil. Sadece olması gereken; olması&lt;br /&gt;gerektiği en uygun vakitte gelişiyor. Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize. Bir tutamak arıyorsunuz. Ayet el veriyor size:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda hayırlıdır. Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara-216)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rabbimiz ALLAH (c.c.).. Rasülümüz HZ. MUHAMMED (s.a.v).. Kitabımız KUR’AN.. Yolumuz SIRAT-I MÜSTAKİM... Bizden bahtiyarı yok dünyada! .. Her ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın zafer ve başarı bizim. Bunu da kafadan söylemiyoruz, Kur’an konuşuyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Vel Akıbetü lil Müttakin” (Kasas-83) yani : “Akıbet(hayırlı son, güzel sonuç) Müttakiler (takvayı kuşananlar,korunanlar, inanca sarılanlar) içindir!.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ALINTI&lt;br /&gt;selam ve dua ıle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa&lt;br /&gt;Rabbine dönüp:&lt;br /&gt;“Benim çok büyük bir derdim var”&lt;br /&gt;deme!&lt;br /&gt;Derdine dönüp:&lt;br /&gt;“Benim çok büyük bir Rabbim var”&lt;br /&gt;de!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-3902523866099595642?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/3902523866099595642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=3902523866099595642' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3902523866099595642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3902523866099595642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/12/her-zorlugun-yannda-bir-kolaylk.html' title='Her Zorluğun Yanında Bir Kolaylık Muhakkak var'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SzDkqy4C5YI/AAAAAAAAASs/hBKxlzXq6F0/s72-c/gunbatimi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-2330470478801580840</id><published>2009-12-12T13:56:00.002+02:00</published><updated>2009-12-12T13:59:53.320+02:00</updated><title type='text'>Ruhumuzla Buluşmak</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SyOFQeiQLSI/AAAAAAAAASk/RggyApBsJ98/s1600-h/inka_life_big.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 314px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5414317695150599458" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SyOFQeiQLSI/AAAAAAAAASk/RggyApBsJ98/s400/inka_life_big.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Meksika’da İnka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yerli rehberle yola koyuluyor. Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola koyuluyor ve sonunda tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına geliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor; “hiç anlayamadım, niye yolun ortasına oturup saatlerce yok yere bekledik? “&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı rehberin cevabı o kadar güzel ki; “çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetismesini bekledik...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye içimiz de hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığımızı, niye mutlu olmayı beceremediğimizi, niye kendimiz olmayı başaramadığımızı ve “niye” ile başlayan daha bir dolu sorunun cevabını açıkça veriyor İnkalar’ın yaşlı torunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bu aptal hayat içinde o kadar hızla yol alıyoruz ki, ruhumuz çok arkada kaldı, hatta onu nerelerde unuttuğumuzu bile hatırlayamıyoruz. Çocuğunu kaybeden annelerin çılgınlığında bir sağa bir sola saldırıyoruz hepimiz, ama bir farkla, biz neyi aradığımızı bile bilmiyoruz... Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor. Sanıyoruz ki cok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi maddeciliği bir kenara bırakalım; niye herkes aşktan şikayetçi? Çevremiz de kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır. Ve eminim hic kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur. Ben ten uyuşması kadar ruh uyuşmasının önemine inanırım. Hatta insanların eş ruhlarının olduğuna bile inanırım. Ama ruhları olmayan bedenler birbirleriyle ne kadar uyuşabilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, önce göz görür fakat ancak ruh sever. Ayrıca ruhumuz olmadan eş ruhumuzu bulmak gibi bir şansımız olmadığına da eminim... İşte bu yüzden icimiz de sürekli bir eksiklik duygusuyla yaşıyoruz hepimiz. İşte bu yüzden sürekli duvarlara çarpıp,çarpıp kendimizi kanatıyoruz ve işte bu yüzden mutluluğu bir türlü yakalayamıyoruz... Gerçekte hIz çağında yaşıyoruz. Her şey o kadar hızlı geçiyor ki, ne işe , ne arkadaşlarımıza, ne ailemize, ne çocuğumuza, ne kendimize yeterince vaktimiz kalmıyor. Akrep ve yelkovanla yarış halindeyiz. Bu yüzden bütün ilişkiler yarım yamalak, bütün sevgiler bölük pörçük. Sevmeye bile vaktimiz yok bizim. Oysa teknolojinin nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyoruz. Ne çamaşır yıkıyoruz ne de bulaşık, çayımızı kahvemizi makineler yapıyor. İşlerimizi bir telefon, bir faksla hallediyoruz. Uçaklar bizi iki saat içinde dünyanın bir ucuna taşıyor. Hatta artık gitmeye bile gerek yok, internetle dünya elimizin altında. Ama yine de vaktimiz yok işte!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence doğanın kara bir laneti bu. Biz ondan uzaklaştıkça, o da bizden bütün zamanları çalıyor. Milan Kundera “yavaşlık” adlı kitabında; ”yavaşlık hep aldatır,hızlılık ise unutturur” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefon hızlılık mesela, konusulanları, söylenenleri unutturur. Mektupsa yavaşlık, hep vardır ve hep hatırlatır. Ben kendi adıma her zaman yavaşlıktan yanayım. Mesela uçaklardan hiç hoşlanmam, yeni bir şehre, yeni bir iklime hazırlanmaya, hatta hayal kurmaya bile vakit bırakmıyor bana ”Küt” diye başka bir hayatın içine giriveriyorum. Ve en kötüsü de dönüşler, daha ayrılığın hüznünü bile yaşamadan İstanbul’da olmak sahiden de cok tatsız. Tabii ki ruhumun beni terk edip oralarda kalması da cok normal. Oysa trenler karanlık geceyi yırtan keskin düdüğü, uykuda olanlara yolculuk düşleri gösteren kara trenler... Dağları bölen, nehirlerle yarışan, köprülerden geçen, agaçları selamlayan, cocuklara el sallayan, güne bakanlara göz süzen, geçmişin hüznünü, geleceğin umudunu yaşatan, yolcularına yepyeni dostluklar hazırlayan kara trenler var bir de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçak değil, tren olmak istiyorum. Böylece ruhum benden hiç ayrılmaz. Evet freni patlamış kamyon gibi yaşamanın hiç anlamı yok. Ayağımızı gazdan yavaş yavaş çekelim ve biraz mola verip ruhumuzun da bize yetişmesini bekleyelim artık. Aceleye ne gerek var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat yalnız biz izin verdiğimiz gibi geçer. İyi ya da kötü hızlı ya da yavaş...&lt;br /&gt;Her şey bizim elimizde, sevgi de, aşk da, basarı da. Ama ancak kendi ruhumuzla buluştuğumuzda...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Can DÜNDAR&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-2330470478801580840?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/2330470478801580840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=2330470478801580840' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2330470478801580840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2330470478801580840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/12/ruhumuzla-bulusmak.html' title='Ruhumuzla Buluşmak'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SyOFQeiQLSI/AAAAAAAAASk/RggyApBsJ98/s72-c/inka_life_big.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-7709045863742129810</id><published>2009-12-07T14:31:00.001+02:00</published><updated>2009-12-07T14:39:33.056+02:00</updated><title type='text'>Dört MuM.. Umutsuzlara...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sxz29eJ6IHI/AAAAAAAAASY/FhgLQbHGX5c/s1600-h/whikery_4_Mum_.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 260px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412472388119568498" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sxz29eJ6IHI/AAAAAAAAASY/FhgLQbHGX5c/s400/whikery_4_Mum_.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;em&gt;bugün bir hüzündür yayılmış bloglara öyle gördüm.. rüzgar güzel esmiyor desenize.. Bulutlar da küsmüş... güneş desen ha küstü ha küsecek ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok yok olmaz öyle şey.. Gökyüzü sitemkar olacak şimdi.. almayın mavisini umutlarını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dertler sıkıntılar üzüntüleer ... hepsi bizim için... mutluluk ve rahatlığın olduğu kadar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıntıya mı bıraktık kendimizi nedir.. Sürüklenip gidicekmiyiz öyle mecburi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayııııııır... Akıntıya karşı ilerleyelim hep birlikte.. hadi verin ellerinizi! birleştirelim öyle ilerleyelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim durabilir kim engel olabilir ki bize biz istersek eğer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi herkese bir kutu dolusu "UMUT" gönderiyorum... Açılmamış daha... Açın yüreğinizi izin verin de girsinler içeri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım şu yazı buraya cuk oturacaktır.. buyrun okuyalım hepbirlikte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;DÖRT MUM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört mum yavaşca yanıyordu. Ortam çok sessizdi ve konuşmaları duyuluyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk Mum konuştu; Ben ´BARIŞIM´ dedi&lt;br /&gt;Hiç kimse benim yanık kalmamı istemiyor biliyorum ki söneceğim dedi.&lt;br /&gt;Kısa süre sonra alevi azaldı yavaşca söndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikinici Mum konuştu; Ben İNANCIM dedi&lt;br /&gt;Neredeyse herkes, beni artık gerekli görmüyor.&lt;br /&gt;O nedenle artık bana gerek yok dedi ve konuşmasını bitirdi&lt;br /&gt;Alevi azaldı ve söndü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üçüncü Mum konuştu ; ben SEVGİYİM dedi&lt;br /&gt;yanık kalmam için artık gücüm yok insanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular dedi&lt;br /&gt;Alevi azaldı ve söndü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ansızın bir çocuk odaya girdi ve üç mumun yanmadığını gördü.&lt;br /&gt;“NEDEN YANMIYORSUNUZ SİZİN SONUNA KADAR YANMANIZ GEREKİR”&lt;br /&gt;dedi ve ağlamaya başladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dördüncü Mum çocuğa döndü ve ;&lt;br /&gt;“KORKMA BEN HALA YANIYORUM DİĞER MUMLARI YENİDEN YAKABİLİRİZ”&lt;br /&gt;ben UMUDUM dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parlayan gözlerle çocuk umut adlı mumu aldı ve diğer mumları tekrar yaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“UMUDUN ALEVİ YAŞAMINIZDAN HİÇ EKSİK OLMASIN”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve böylece hepimiz UMUDU, BARIŞI, SEVGİYİ ve İNANCI sürdürebilelim…&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntı &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-7709045863742129810?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/7709045863742129810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=7709045863742129810' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7709045863742129810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7709045863742129810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/12/dort-mum-umutsuzlara.html' title='Dört MuM.. Umutsuzlara...'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sxz29eJ6IHI/AAAAAAAAASY/FhgLQbHGX5c/s72-c/whikery_4_Mum_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-7845000040270057487</id><published>2009-12-07T14:23:00.001+02:00</published><updated>2009-12-07T14:26:13.088+02:00</updated><title type='text'>Elinde birikmiş duaların varsa ...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sxz0Akvg3gI/AAAAAAAAASQ/hc3FVaFHzXs/s1600-h/dua7ma.png"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412469142892633602" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sxz0Akvg3gI/AAAAAAAAASQ/hc3FVaFHzXs/s400/dua7ma.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt; Bir kutsal emanettir hayat dediğin.&lt;br /&gt;Seni beklemeden sonsuza akar. Mühlet biter ve başlar yolculuk. Dünya ki bir sihirli kuyu. En kuytusunda bir damla olsan da bütün yollar ölüme akar. Kaçmak mümkün değil, ertelemek imkansız. Kader denen nazlı peri her an yanıbaşında hissettirmeden. Sözün bittiği yerde başlayan bir iç çekiştir bu. Duyguların kendinden geçtiği, gönül diyarının bitap düştüğü nokta... Ötelerin ötesi. Göklerden gelen davet, gideceğin tek adrestir aslında. Günler döner, mevsimler değişir. Sen ise bir mevsimlik kuş misali uçarsın hicret zamanı geldiğinde...&lt;br /&gt;Bir kutsal emanettir hayat dediğin.&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa eğer...&lt;br /&gt;Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kutsal emanettir hayat dediğin.&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa eğer...&lt;br /&gt;Alnındaki secde çiçeklerini toplayıp öyle gidersin. Sonra, göklere yolladığın duaların yağmur misali dökülür göklerden rahmet olup. Tüm basamakları bir secde hızıyla geçip ulaşırsın en sevgiliye. Bir vuslat sevinci sarar ruhunu. Göklerin fevkindeki hislerin yağar üstüne. Benliğinin esrarı çözülür ve ten kafesi göçer gider yurduna. Tüm hüzzam ağıtlar seni söyler sonra. Merhametin senden fazlaysa ve heybende sevgi doluysa..&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa, vicdanının ayak sesleri götürür seni...&lt;br /&gt;Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçersin.&lt;br /&gt;Ve...&lt;br /&gt;Mevsimlik bir kuş misali uçarsın hicret zamanı geldiğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa ...&lt;br /&gt;En derin uykular örtüsünü dünyanın üzerine yaydığı zaman, bir sükunet yayılır ruhuna... İşte tam zamanıdır artık gerçeğe uyanmanın. Sıra dağlarla çevrili hayatta kendi dağını aşma gayretin şaha kalkar... Gayret atın tırıstadır.&lt;br /&gt;Bu devir başka bir devir. Tefsiri mümkün olmayan hisler sarmış insanlığı. İnsan insanın kurdu. Değerlerin içi büyük bir çukur. Düşmüşüz en derin hiçliğe. En mutena duygular aleni, serkeş. En kadim dostluklar kin kuşanıyor. İnsanın bir yüzü gördüğümüz. Birkaç yüzü var görmediğimiz. En savunmasız olduğun anda, bir nisan akşamında meçhul iklimlere yol aldığımız, sırlı dikenli yollar karşılar seni... Yorulur tükenirsin. Uzaktaki ölüm meleği yaklaşır, yakınlaşır. Kendini bırakırsın sonsuzluğun kollarına.&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa ...&lt;br /&gt;Hicret zamanı geldiğinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa ...&lt;br /&gt;Alnındaki secde çiçeklerini topla ve dağıt vadisi çiçeksiz gönüllere. Kışta kalmış yüreklere bahar ol. Kar ol, karı erimiş dağlara.&lt;br /&gt;Yorgun bulutların yağamadığı yağmur ol, kurak gönüllere. Billur ırmakların testisi ol suya hasret dudaklara. Bir mevsimlik menekşe gibi düşme toprağın bağrına. Sonsuzluğa ayarlanmış yüreğini bile. Göklerin saramadığı, zirvelerin ulaşamadığı en ıssız gönüllerin Kehkeşanı ol. Eyüpün sabrına eş olsun tahammülün. Her durağın ötesinde başka durak ol yolcusunu bekleyen... Merhametin senden önce yürüsün yollarda.&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa eğer...&lt;br /&gt;Bırak yüreğin bir secde hızıyla vuslata ersin.&lt;br /&gt;Gurupta tezahür eden ihtişamın efsunuyla kendinden geçsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa eğer...&lt;br /&gt;Vicdanının ayak seslerini hala duyuyorsan...&lt;br /&gt;Güvercin gibi gelen baharların ardından, gelen bir acı tufan gibidir ölüm insan nefsine... Bir anda çıkıp gelir sonsuz yolculuk. Söz bitmiş,vakit tamamdır. Yüreğin karanlık bir geceyi ağırlasa da kanat çırptığında göklere, ışıkla dolacak odanın içi. Heyben doluysa, elinde ve dudaklarında duaların izi kalmışsa, vicdanın uyanıksa, ve alnında secde çiçekleri açmışsa... Koşar adım gidersin.&lt;br /&gt;Bir kutsal emanettir hayat dediğin.&lt;br /&gt;Seni beklemeden sonsuza akar. Ötelerin ötesi bekler seni. Geldiğin noktaya varır yolun. Gidersin kimselere sormadan, haber vermeden. Ansızın durur hayat. Biter fasl-ı bahar.&lt;br /&gt;Göklerden gelen bu davet, aklın hesaplarının bittiği, bir çağ yenilgisidir aslında...&lt;br /&gt;Koşar adım gidersin.&lt;br /&gt;Elinde birikmiş duaların varsa.&lt;br /&gt;Ve... Merhametin senden fazlaysa&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-7845000040270057487?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/7845000040270057487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=7845000040270057487' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7845000040270057487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7845000040270057487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/12/elinde-birikmis-dualarn-varsa.html' title='Elinde birikmiş duaların varsa ...'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sxz0Akvg3gI/AAAAAAAAASQ/hc3FVaFHzXs/s72-c/dua7ma.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-995317930529700353</id><published>2009-12-05T14:58:00.003+02:00</published><updated>2009-12-05T15:04:19.496+02:00</updated><title type='text'>Bize AşkI Öğret Allahım</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SxpZrUnieaI/AAAAAAAAASI/5fWlx4Mgq2g/s1600-h/Sevgi_1.gif"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 336px; DISPLAY: block; HEIGHT: 336px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411736503042865570" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SxpZrUnieaI/AAAAAAAAASI/5fWlx4Mgq2g/s400/Sevgi_1.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hatırlatasın diyedir bu yakarış&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;Önce İbrahim'e öğrettin aşkı. Hiçbir öğretinin ve hiçbir numunenin olmadığı yalın bir zaman diliminde başladı hayata İbrahim. Tüm yakınları ve tüm gördükleri, görmediklerini inkâr eder haldeydi. Ama sen bırakmadın onu. Aşkı verdiğine aşkı yazgı kılmıştın çünkü. Vedûd bir ihsan ile yıldızları astın İbrahim'in göğüne. Zemheri akşamlarının alazında gözlerinin kıblesine bir avuç dua sürdün. O duaydı İbrahim'i yıldızlara mahfuz eyleyen. O yıldızlardı İbrahim'e güneşi gösteren. Güneş ki İsmail'in boynuna bilenmiş bıçağın üstündeki ağlayış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey İsmail'i İbrahim'in aşkına kanıt eyleyen Rabbim. İbrahim ateşleri suya çevirirken biz serin sularda yanıyoruz. Ama biz seni unutsak ta sen bizi unutmazsın biliyorum. Bize de ateşleri güle çevirecek bir muştu ver, ey gök kuşlarının kanatlarına umut haleleri dokuyan Rabbim. Ver ki yeryüzüne adını fısıldayan güller yetişsin üzerimizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey karıncanın göğsüne aşkı mimleyen Allah'ım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yusuf'u gölge kıl güneşimize. Gömleğimizdeki kan lekeleri onun sevdasıyla dokunsun. Züleyha'nın yağmurları andıran güzelliğine karşı bize Yusufluk ver. Yalancı güneşlerin yaldızlarıyla aydınlanırken çağ, bizleri aşkın zindanında karanlığa mahkum et. En güzel rüyaları karanlığa en çok alışan gözlere nasip edersin biliyorum. Düştüğümüz bu kuyunun sonu yok Rabbim. Bize Yusuf'un ceylan karası gözlerinden damıttığın kavli rüyaları bahşet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakup eyle bize geceyi Rabbim. Sabrın ve inancın kesiştiği izdüşümde bize teslimiyetin esrarını ver. Acıdan kör olmuş bir çift göz ile aşkın sonsuz diyarını gözlemeyi nasip et. Kalbimize nisyan ile gömdüğümüz sırları ifşa et Rabbim. Gizli bir aşk koy gönlümüzün çerağına. Ki hazineler gizli olduğu için değerlidir biliyorum. Bize öyle bir Yakupluk verki; bir Yusuf için binlerce gözümüzü sabrın ateşiyle milleyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizleri sonsuz merhametinle cezalandır Rabbim.Biz ki bir Mim esrarında uyandık Nûn'a. Tüm harflerin ortasında üç harfin kudsiyetine iman ettik. Ve tüm süruriyetimizle "ah minel aşk" dedik. Aşkı mukadder eyle kalbimize ey Aşkın Sahibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafımıza örülen tel örgülere karşı bize direnecek güç ver. Kınayanların karşısında Musa'nın âsâsı eyle kalbimizi. Tüm görkemli ihtişamların ve tüm işkencelerin arasında hepsine karşı koyabilecek bir inanç ver. Haykırmamıza ve bağırmamıza izin verme Rabbim. Meryem'e nasip ettiğin suskunluk ile beze sesimizin ehrâmını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Muhammed. Aşkı var eylediğin güzellik aynası. Yetim bir ağacın yapraklarında ışıldayan nur halelerinin adı. Muhammed.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize O'nun güzelliğinden sıçrayan tüm zerrecikleri nasip et Allah'ım. O ki aşksızlıktan taş kesilmiş bir şehrin taşlarına bile aşkı öğretti. Bilal'in göğsündeki kayadan dökülen gözyaşlarına şahidiz Yarabbi. Taif'li çocukların küçücük ellerinden fırlayan taşların hüznüne şahidiz Yarabbi. Şahidiz aşka ve aşkın imanına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize Peygamber'in ayak izlerinden derlenen gül kokularını nasip et. O'nun muhlis yüzündeki esrarı çiz gözlerimize. Biz aşkı unuttuk Allah'ım. Bize sevmeyi öğret. Tüm kainatı temizleyen bir rahmet yağmuru gibi. Tüm yağmurları ellerindeki duaya râm eyleyen Hak aşıkları gibi. Bize aşkı öğret Allah'ım.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;İbrahim saki&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-995317930529700353?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/995317930529700353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=995317930529700353' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/995317930529700353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/995317930529700353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/12/bize-aski-ogret-allahm.html' title='Bize AşkI Öğret Allahım'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SxpZrUnieaI/AAAAAAAAASI/5fWlx4Mgq2g/s72-c/Sevgi_1.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-7093175995801281529</id><published>2009-11-13T22:42:00.002+02:00</published><updated>2009-11-13T22:46:01.703+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sv3E1We3ioI/AAAAAAAAARI/SLF3Wff4w78/s1600-h/kappd9vi3.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 350px; DISPLAY: block; HEIGHT: 262px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403691548761623170" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sv3E1We3ioI/AAAAAAAAARI/SLF3Wff4w78/s400/kappd9vi3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;KAPANAN KAPILAR...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Kapattık kapılarımızı dostlarımıza, Mesafeler koyduk araya, Bir merhaba demek için, girmeleri gerekti sıraya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize çok ihtiyaçları olduğu an meşguldük, Not bıraksınlardı, sonra arardık, başka zaman....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınavdan en iyi notu aldıklarında, gözlerindeki pırıltıyı göremedik, Bir küçücük armağan takdim edemedik onlara…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canları yandığında, bize koşamadılar nefes nefese, Ne kadar hasrettiler bir dost sesine !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşürüz; ya salı, ya çarşamba günü, Diye diye kaçırdık nişanı, düğünü, Paylaşamadık o en coşkulu anlarını, seveceğimiz yanlarını…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat denen suyun akışında, birlikte çağlayamadık, Ölümlerini bile geç duyduk da vaktinde ağlayamadık....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hikaye hem acı hem uzun, Selam vermeden geçiyoruz artık yanından komşumuzun veya yaşlı bir ihtiyarın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahanelerle etrafımızı sardık, Oysa biz, birbirimiz için vardık. Adına huzur dedik, iş dedik, Can cana olmaktan vazgeçtik, nihayetinde yalnızlığı seçtik…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes bir yalana kandı. Ne olursa olsun sebep, aslında Kapılar hep, Kendi üstümüze,kendi yüzümüze kapandı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde gelin,kendi ellerimizde kendi üstümüze kapattığımız kapıları aralayalım, Açalım gönül kapılarımızı dostlarımıza, açalım ki, gönül nağmeleri yankı bulsun Dost sinelerinde...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;alıntı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-7093175995801281529?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/7093175995801281529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=7093175995801281529' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7093175995801281529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7093175995801281529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/11/kapanan-kapilar.html' title=''/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sv3E1We3ioI/AAAAAAAAARI/SLF3Wff4w78/s72-c/kappd9vi3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-6723903400626028524</id><published>2009-11-07T15:52:00.002+02:00</published><updated>2009-11-07T15:56:08.616+02:00</updated><title type='text'>KALICI MUTLULUK</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SvV77FeIl0I/AAAAAAAAARA/97ARSd8wxZ8/s1600-h/kulvegul.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 321px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401359583111845698" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SvV77FeIl0I/AAAAAAAAARA/97ARSd8wxZ8/s400/kulvegul.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;color:#990000;"&gt;Yüce Yaratıcımız(c.c.)bizleri huzurlu,yani mutlu olmak için yarattı ve biz insan olarak kainattaki en değerli mahluk olarak yaratıldık…&lt;br /&gt;Allahu Teala en mükemmel şekilde yarattı insan’ı,onu huzur içinde dünyada yaşamasını ve Cennetine kazanmasını ister…&lt;br /&gt;Rabbimiz,bizim her iki cıhaının saadetini kazanmamızı istiyor..&lt;br /&gt;Bir insan Allah’ın sevgisinive rızasını arzulamıyorsa,tüm kalbinde O’na yakın olmak istemiyorsa,ne dünya da nede Ahirette bunu kazanmasını mümkün değil…&lt;br /&gt;Bu yüzden biz mutlu olmak istiyorsak,ilk önce Allah ile aramızı düzeltmek ve O’nun sevgisini kazanmak için yollar aramalıyız..&lt;br /&gt;Yüce Mevlamız (Zümer suresi Ayet 17) de buyuruyor ki..&lt;br /&gt;”Onlar ki,şeytan’a kul olmaktan kaçınırlar ve ALLAH’A yönelirler,onlara müjdeler vardır..Kullarımı müjdele.. “&lt;br /&gt;Demek ki,Allah’ı ulaşmayı hedef almayan kişi,Allah’ın değil,şeytan’ın kuludur..&lt;br /&gt;Evet sevgili dostlar,müjdeler vardır mü’minler için…&lt;br /&gt;Kim Allah’a ulaşmayı dilerse,Allah onu Kendisine ulaştırmayı garanti ediyor…&lt;br /&gt;Allah’a ulaşmak,devamli O’nunla olmak demek,ve O’nu (c.c. )anmak,zikretmek demek…&lt;br /&gt;Ne zaman “ALLAH ” kelimesini kesimdisiz bir şekilde gece-gündüz iç dünyamızda tekrar ediyorsak,o zaman hedefe ulaşmış oluruz ..&lt;br /&gt;O zaman hayatın gerçekten yaşanmaya değer olduğunu tespit edeceksiniz ve Allah’a olan sevginizin ötesine geçecek…ALLAHA AŞIK olacaksınız…&lt;br /&gt;Evet değerli dostlar,kalıcı bir mutluluk için birinci sebebi zikrin varlığında görüyoruz…&lt;br /&gt;Zikrimiz artıkça mutluluğumuz artar..&lt;br /&gt;Çünkü,iç dünyamız zikir ile aydınlacak.&lt;br /&gt;Kötülükler yok olacak..İç dünyamızda ,ruhumuzla nefsimiz arasında kesindisiz bir sulh ve sükun hali yaşayacağız…&lt;br /&gt;Öyleyse kalıcı bir mutluluk için kendimize düşeni yapmalıyız..&lt;br /&gt;Tüm mutluluklar bizim olsun dostlar &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-6723903400626028524?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/6723903400626028524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=6723903400626028524' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/6723903400626028524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/6723903400626028524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/11/kalici-mutluluk.html' title='KALICI MUTLULUK'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SvV77FeIl0I/AAAAAAAAARA/97ARSd8wxZ8/s72-c/kulvegul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-8930406971277904216</id><published>2009-10-18T20:56:00.002+03:00</published><updated>2009-10-18T21:01:05.362+03:00</updated><title type='text'>Müsait Olunca Beni Sever misin ?</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SttXAEzM_4I/AAAAAAAAAQ4/6GFd1HIGWhI/s1600-h/resim.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394000637506420610" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SttXAEzM_4I/AAAAAAAAAQ4/6GFd1HIGWhI/s400/resim.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Asalet Boyda değil Soyda olmalı.&lt;br /&gt;İncelik Belde değil Dilde Olmalı.&lt;br /&gt;Doğruluk Sözde değil Özde Olmalı.&lt;br /&gt;Güzellik Yüzde değil Yürekte Olmalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Müsait Olunca Beni Severmisin?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçeri girer girmez neşeyle bağırdı:&lt;br /&gt;-Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?&lt;br /&gt;- Görmüyor musun ? Telefonla konuşuyorum.&lt;br /&gt;Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey erteleniyordu, telefon ve araba söz konusu olduğunda... Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu.&lt;br /&gt;Nerelere gitseydi? Annesi kapattı telefonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutfaktan tencere sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Sana yardım edeyim mi ? dedi, en sevimli halini takınarak. Annesi manalı manalı baktı:&lt;br /&gt;-Hayırdır? Bir yaramazlık mı var? Bak bir de seninle uğrasmayayım. Çok yorgunum zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorgunluk nasıl bir şeydi ? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır :&lt;br /&gt;-'Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni..'&lt;br /&gt;diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, neden annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—Uykuya dalayım da, gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kelimeden nefret ediyordu.'Yorgunum, yorgun olduğumdan, böyle yorgunken'....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—Anneciğim sen yorulma, diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani siz yoruluyorsunuz ya...Eeee....Bende oynamaktan yoruluyorum. Ne yapayım bilmem?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı.&lt;br /&gt;Işıklar söndü birden.&lt;br /&gt;Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—Mum da yok! diye diye karıştırdı dolapları el yordamıyla.&lt;br /&gt;Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. Gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deli tavsanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak&lt;br /&gt;tavşan kafası yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bak deli tavşan'' diyerek parmaklarını oynattı. Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı. Tavşan alabildiğine hür&lt;br /&gt;dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça&lt;br /&gt;kanepeden aşağı sarktı.&lt;br /&gt;Sonra ışıklar geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti. Birden kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk sanki bir ipucu bekliyormuşcasına aralanan gözleriyle mırıldandı;&lt;br /&gt;— İşin bitince beni sever misin anne? dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;******&lt;br /&gt;Lütfen sevgimizi yarınlara ertelemeyelim. Hayat telaşına kaptırıp kendimizi, sevdiklerimizi ihmal etmeyelim.&lt;br /&gt;Unutmayalım ki, yaşamın en güzel yanı sevgidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayalım ki yarın kimseye vaat edilmemiştir.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;alıntı...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-8930406971277904216?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/8930406971277904216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=8930406971277904216' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/8930406971277904216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/8930406971277904216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/10/musait-olunca-beni-sever-misin.html' title='Müsait Olunca Beni Sever misin ?'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SttXAEzM_4I/AAAAAAAAAQ4/6GFd1HIGWhI/s72-c/resim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-4161275928189960639</id><published>2009-08-20T17:12:00.002+03:00</published><updated>2009-08-20T17:19:22.547+03:00</updated><title type='text'>Derdinmi var bak RABBİN sana ne diyor...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/So1a9kXPCjI/AAAAAAAAAQo/9A78Sa_ORnk/s1600-h/dertli_saadi.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 302px; DISPLAY: block; HEIGHT: 286px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372049944302520882" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/So1a9kXPCjI/AAAAAAAAAQo/9A78Sa_ORnk/s400/dertli_saadi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;Şuan seni saran bir derdin mi var ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki şu anda çok dertlisin Belki "artık yeter" diyorsun Belki de kendinden geçmişsindir Belki de ağlıyorsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki şu anda çok dertlisin Belki "artık yeter" diyorsun Belki de kendinden geçmişsindir Belki de ağlıyorsun&lt;br /&gt;Belki bütün bu musibetlerin sonunda eline bir şey geçip geçmeyeceğini düşünmektesin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman Duy ! Rabbin sana söylüyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabredenlere, felaketlere karşı dişlerini sıkıp, göğüs gerenlere, mükafatları hesapsız ödenecektir !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de onca insanın içinden neden senin seçildiğini soruyorsun Oysa Rabbinin seçtikleri kıymetlilerdir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinizden mücahitlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar elbette sizi deneyeceğiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir imtihan değil mi? Her sorun ebedi hayatında yer alan bir tuğla Nefes alıp verdiğin her an yeni bir soruna gebeOnlar olmasaydı sonsuzluk yurdunda sana ait hiç bir şey de olmayacaktı! Derdin yoksa üzül asıl! Dertliysen bil ki; O seni seviyor! Bak, Sevdiğin ne diyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALLAH (cc), hayrını dilediği kişiyi sıkıntıya sokar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki sen Ashab-ı Uhud kadar acı çekmedin Hani kralları onları iman ettikleri için, ateş dolu hendeklere attırmıştı ya!&lt;br /&gt;Belki sen Ebu Zerr (ra) kadar acı çekmedin Amcası inandığı için onu hasıra sarıp yakmıştı ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki sen Vahşi kadar acı çekmedin Sevgilisi ona "Bana görünme" demişti ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki sen Yakup (as) kadar acı çekmedin Yusuf'u (as) elinden alınmıştı ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki sen Hatice (ranha) kadar acı çekmedin Muhammed (sav) yurdundan kovulmuştu ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UNUTMA;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rabbin kimseye dayanabileceğinden fazlasını yüklemez!&lt;br /&gt;Belki kalbindir acıyan,&lt;br /&gt;Belki bedenin,&lt;br /&gt;Belki de ruhundur kıvranan,&lt;br /&gt;Belki de yokluktur seni saran&lt;br /&gt;Belki de bin bir türlü muamma&lt;br /&gt;Her ne durumda olursan ol, diline yakışır bu dua;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LA ILAHE ILLA ENTE SUBHANEKE INNI KÜNTÜ MINEZZALIMIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden başka ilah yoktur Sen bütün noksanlıklardan münezzehsin Şüphesiz ben nefsine zulmedenlerden oldum.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-4161275928189960639?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/4161275928189960639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=4161275928189960639' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4161275928189960639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4161275928189960639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/08/derdinmi-var-bak-rabbin-sana-ne-diyor.html' title='Derdinmi var bak RABBİN sana ne diyor...'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/So1a9kXPCjI/AAAAAAAAAQo/9A78Sa_ORnk/s72-c/dertli_saadi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-4739066174704381422</id><published>2009-08-13T17:18:00.005+03:00</published><updated>2009-08-14T01:13:04.844+03:00</updated><title type='text'>***La tahzen ***‏</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SoQg-DFBHII/AAAAAAAAAQg/YTyWU6Rm-DY/s1600-h/1la_tahzen_.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 262px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369452906082802818" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SoQg-DFBHII/AAAAAAAAAQg/YTyWU6Rm-DY/s400/1la_tahzen_.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;La tahzen&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(Senai Demirci)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir.&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki…&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki… Gözden çıkarmamış olmalı seni.&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki… Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Seni bir “İşiten” var. Seni, senin kendini bile sevmenden önce O sevdi. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor.&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin. Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, Senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;O’nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan göz yaşları içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: “Lâ tahzen, innAllahe meânâ.”&lt;br /&gt;Üzülme!&lt;br /&gt;Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. “Rabbin sana küsmedi ki…” Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. “Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki…” &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;La Tahzen İnnaLLahe meane&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;La- Tahzen / Üzülme&lt;br /&gt;Karşı karşıya kalabileceğin muhtemel bir musibet için en kötü ihtimal ne olabilir sorusunu kendine sor. Sonra bu muhtemel sonuca kendini alıştır, ona tahammül etme konusunda kendine telkinde bulun. " bize yeter, O ne güzel vekildir" ayetini tedebbür ederek bu hali sakin bir şekilde iyimser bir tabloya dönüştürmeye bak.&lt;br /&gt;La- Tahzen / Üzülme&lt;br /&gt;- Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan sıkıntı ve kaygıların artacak demektir. Biraz daha açarsak; Sabaha çıktıktan sonra artık akşamı bekleme, akşama kavuşunca da sabahı bekleme. Ne maziye takıl kal ne de gelecek kaygısı içinde ol. Yani ânı yaşa.&lt;br /&gt;La- Tahzen / Üzülme&lt;br /&gt;- İnne maal usri yüsran / Her zorlukla birlikte kolaylık vardır. Yani kolaylık zorluğun içinde saklıdır!.. Bir başka ifade ile; kolaylık; zorluk zannettiğimiz şeyin taa kendisidir!..&lt;br /&gt;La- Tahzen / Üzülme&lt;br /&gt;- Arapların bir sözü vardır; Gerilen ip kopar yani sıkıntılar, üzüntüler üst üste geldikçe ferahlama, rahatlama kapı da demektir. Teala buyuruyor ki Kim ki Allahtan gerçek manada ittika ederse da ona bir çıkış, kurtuluş yolu lütfeder ve ona hiç beklemediği, hesap etmediği yerlerden rızık ihsan eder.&lt;br /&gt;-&lt;br /&gt;Ahiret inancı, insanlığa huzurlu bir dünya hayatını sağlama yolunda büyük bir güç kazandıran muhteşem bir inanç sistemidir. Bu dünyada malı gasp edilen, zulme uğrayan vs bir şekilde haksızlığa maruz kalan kimse ahirette adaletin yerine geleceği inancıyla kalbi bir sükunete kavuşur.&lt;br /&gt;Ünlü bir Alman filozofun şöyle söylediği rivayet edilir. Dünyadaki hayat oyununun bir ikinci perdesi olduğu muhakkak. Çünkü bu ilk sahnede zalim ve mazlumu görüyor insafı göremiyoruz. Galib ve mağlubu görüyor adaleti göremiyoruz. O halde tüm bu adaletsizliği ortadan kaldıracak bir ikinci hayat mutlaka vardır.&lt;br /&gt;Kıyamet ve ahiretin varlığını zımni itiraf niteliğindeki Alman filozofun bu ifadeleri aklın yolunun bir olduğunu gösteriyor aslında...&lt;br /&gt;Bu dünyada zahiren adaletsizlikmiş gibi görünen haller, zenginlik/fakirlik, hastalık/sağlık, güçlülük/zayıflık gibi ölçülerin birer imtihan vesilesi olduğunu unutmayıp ona göre adımlarını atanlar kazançlı çıkacak olanlardır sakın unutma. Dolayısıyla içinde bulunduğun ortamdan dolayı üzülmeyi bir kenara bırak da imtihanı kazanmaya bak.&lt;br /&gt;İnkâr edenler, katiyyen diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allaha göre kolaydır. (Teğabun, 64/7, Nahl, 16/30-40).&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;İçebileceğin Suyun, Bir Parça Ekmeğin Varsa Üzülme !&lt;br /&gt;İçebileceğin temiz suyun, seni doyurabilecek kadar bir aşın, üstünü örtecek bir elbisen varsa üzülme! Uzunca bir müddet ıssız bir adada mahzur kalan bir denizciye yaşamış olduğu bu tecrübeden çıkardığı en önemli dersin ne olduğunu sormuşlar. O da şunları söylemiş;&lt;br /&gt;İçebilecek temiz bir su, yetecek kadar aş olduğu sürece asla şikayetçi olunulmayacağını öğrendim.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Öfkeyi Terk Et ve Affedici Ol&lt;br /&gt;İstatistiklere göre Çinlilerde strese bağlı kalp rahatsızları oranı oldukça düşükmüş. Bunun en önemli nedenleri arasında Çinlilerin sakın yapılı olmaları gösterilmiştir. Dolayısıyla sende mutlu ve huzurlu bir hayat için olaylara sükunetle yaklaş, her türlü kaygıyı, öfkeyi, şiddeti bir kenara bırakıp affedici ol. Tıpkı Kur'an-ı Kerim'deki mümin tasvirinde olduğu gibi;&lt;br /&gt;"Onlar ki, bollukta da darlıkta da yolunda harcarlar; kızdıklarında öfkelerini yutar, insanların kusurlarını affederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu yazı büyük oranda Dr. Aid Kareni'nin La-Tahzen isimli Arapça eserinden derlenmiştir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.Yasin DEMİRCİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alinti&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-4739066174704381422?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/4739066174704381422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=4739066174704381422' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4739066174704381422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4739066174704381422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/08/la-tahzen.html' title='***La tahzen ***‏'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SoQg-DFBHII/AAAAAAAAAQg/YTyWU6Rm-DY/s72-c/1la_tahzen_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-9042111689025899578</id><published>2009-07-16T16:43:00.002+03:00</published><updated>2009-07-16T16:48:38.434+03:00</updated><title type='text'>Güzel dostum beni biraz dinlermisin….</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sl8u23SmJ0I/AAAAAAAAAP4/iwtl_dNYcSk/s1600-h/usa.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359053601683941186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 231px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sl8u23SmJ0I/AAAAAAAAAP4/iwtl_dNYcSk/s400/usa.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanın sevgi sözcüklerine inanma. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Sevgi insanın kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır, sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarına bakarak bul. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için karşındaki insanın sözlerine inan…&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle. Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısıyla içindeki sesle konuşmayı öğren. Her gün kendinle kalmak için zaman ayır ve kalbini dinle. Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir yada duymak istemediklerini söyleyebilir…&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Korkma… &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;ve içindeki sesi dinlemeye devam et… &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme… &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kırıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakım uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu asla unutma ve bedel ödemek istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örneğin bir insanı incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanın güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;O halde yaşamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir adım atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmedine bakarak kararlarını ver. Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşmanı mı olacağına karar ver.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Eğer kendinin dostu olabilirsen…. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;evet,beni dinlemek için vakit ayırdığın için tesekkürler güzel dostum…&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;seni Allah için seviyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-9042111689025899578?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/9042111689025899578/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=9042111689025899578' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/9042111689025899578'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/9042111689025899578'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/07/guzel-dostum-beni-biraz-dinlermisin.html' title='Güzel dostum beni biraz dinlermisin….'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sl8u23SmJ0I/AAAAAAAAAP4/iwtl_dNYcSk/s72-c/usa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-3613012072957023512</id><published>2009-07-16T16:39:00.002+03:00</published><updated>2009-07-16T16:43:26.507+03:00</updated><title type='text'>Ömür boyu sürecek güzel dostluklar temennisi ile…</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sl8uAY1cKzI/AAAAAAAAAPw/RonAbeyLZhc/s1600-h/CAZ64BNL.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359052665795652402" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 312px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sl8uAY1cKzI/AAAAAAAAAPw/RonAbeyLZhc/s400/CAZ64BNL.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; Zamanımızda kaybolan aile huzuru birlikte de sevgi ,saygı,şefkat&lt;br /&gt;buharlaşıyor.&lt;br /&gt;insan,çalışma telaşı ve hızı içinde ,hele de gençken koştururken,etrafını&lt;br /&gt;göremiyor..&lt;br /&gt;Dostlarını ihmal ediyor..&lt;br /&gt;Hatta ,çoluk-çocuğuyla bile ingilenemiyor,dost olamıyor..&lt;br /&gt;Bir sevgi,bir şefkat ihtiyacı anında durup etrafına bakıyor,kimse&lt;br /&gt;kalmamış…&lt;br /&gt;Dost olarak,arkadaş olarak,güveneceği insan olarak kimse yok çevresinde…&lt;br /&gt;Yapayalnız ve kimsesiz kalmanın acısı yüreğini kavurmaya başliyor..&lt;br /&gt;Bu noktada tehir edilmiş dostlukların pişmanlığını hiç bir varlık&lt;br /&gt;gideremiyor..&lt;br /&gt;Dostların,yani sevgilerin,saygıların ,şefkatlerin,güven duyguların,vefanın&lt;br /&gt;ve sadakatın bıraktığı boşluğu,hiç bir kazanım dolduramıyor..&lt;br /&gt;Çünkü insan sadece bedenden ibaret değildir..&lt;br /&gt;İnsan ruh ve beden den oluşuyor,&lt;br /&gt;Ruhun ve mananın temel ihtiyaçlarından biri de,inancını,ahlakını,şefkatini&lt;br /&gt;sansürsüz olarak paylaşabileceği dostlarıdır…&lt;br /&gt;Çünkü,onlarsız hayat,hayat olmuyor….&lt;br /&gt;Dostluğu en güzelini,birbirini Allah için sevenler göşterir..&lt;br /&gt;öyle ki,nlar dostlarını canlarına tercih etmişlerdir..&lt;br /&gt;Söyle bir kıssa anlatılır…&lt;br /&gt;-Bir sebeple boyunları vurulmak üzere bir kısım sofiler hükümdar tarafından&lt;br /&gt;aranıyorlardı..&lt;br /&gt;Ebu’i Hüseyn en Nuri de bunların arasındaydı..&lt;br /&gt;Yakalanıp huzura getirildiklerinde,bu zat hemen öne koştu ve ilk önce&lt;br /&gt;kendisinin öldürülmesini istedi…&lt;br /&gt;Sebebi sorulduğunda söyle dedi…&lt;br /&gt;-”Bir an olsun kardeşliklerime bir hayat kazandırmayı arzu ettim de onun&lt;br /&gt;içinde öne geçtim..”&lt;br /&gt;Hükümdarın çok hoşuna giden bu söz sayesinde hepsinin hayatları kurtuldu…&lt;br /&gt;Dostun başına bir musibet geldiğinde,elinden tuttup kaldırmak,Allah için&lt;br /&gt;yapılan dostlukların en belirgin özelliğidir..&lt;br /&gt;Vefa da ancak Allah için yapılan dostluklarda mümkündür..&lt;br /&gt;Sıkıntılı anlarımızda uzanan sıcak bir el,huzur veren bir ses,hangi servete&lt;br /&gt;değişilir..?&lt;br /&gt;Ve hayatımızdaki izlere baktığımızda samimi bir dostumuzun yerini ne&lt;br /&gt;doldurabilir ?&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Gerçek zengin,böyle dostlara sahip olabilendir..&lt;br /&gt;Ömür boyu sürecek güzel dostluklar temennisi ile… &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Alıntı&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-3613012072957023512?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/3613012072957023512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=3613012072957023512' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3613012072957023512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3613012072957023512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/07/omur-boyu-surecek-guzel-dostluklar.html' title='Ömür boyu sürecek güzel dostluklar temennisi ile…'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sl8uAY1cKzI/AAAAAAAAAPw/RonAbeyLZhc/s72-c/CAZ64BNL.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-4381925492488763515</id><published>2009-07-13T14:59:00.002+03:00</published><updated>2009-07-13T15:04:27.911+03:00</updated><title type='text'>ONLARIN ADI SAHABEYDİ SUÇU NEYDİ!....</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SlsiV6zN55I/AAAAAAAAAPo/PMBia1v7OAA/s1600-h/289.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5357913941644011410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 275px; CURSOR: hand; HEIGHT: 186px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SlsiV6zN55I/AAAAAAAAAPo/PMBia1v7OAA/s400/289.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;ONLARIN ADI SAHABEYDİ SUÇU NEYDİ!....&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Dumanlar içinde hasıra sarılmış gencecik bir beden...&lt;br /&gt;Adı; Zübeyr bin Avvam (ra)&lt;br /&gt;Suçu: Müslüman olmak&lt;br /&gt;Yaşı: Henüz onbeş&lt;br /&gt;İşkence yapan: Öz bir amca&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesik kesik öksürükler içinde zulüm kokan bir ses yayılıyor etrafa.&lt;br /&gt;- Muhammed'in Rabbini inkar et! Seni bu işkenceden kurtarayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap bir meydan okumadır sanki:&lt;br /&gt;- Hayır. Vallahi asla küfre dönmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şehâdettir bu ölümü hiçe sayan.&lt;br /&gt;Bu şehâdet, dumanla birlikte yükselirken semaya, ateş bir kez daha körüklenir zalimce.&lt;br /&gt;Bir zülümdür bu, amca merhametinin de üstünde olan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;İdam sehpasında bir kahraman...&lt;br /&gt;Adı: Hubeyb bin Adiy (ra)&lt;br /&gt;Suçu: Müslüman olmak Allah Resûl'ü Kureyşle ilgili bilgi toplamak istiyor. Âsım bin Sâbit (ra) başkanlığında on kişi toplanıyor. İçlerinde O da var. Hassan bin Sâbit (ra) şiirinde şöyle sesleniyor ona:"Ey ensarın ortasındaki şahin!Yumuşak huylulukta pırıl pırıl olan."Asım bin Sabit ve sekiz arkadaşı yolda yüz okçunun hedefi olup, şehit oluyorlar.Hubeyb bin Adiy ve arkadaşı Mekke de esir pazarında...İntikam ateşleri içinde yanan el Haris oğulları bu isme hiç de yabancı değiller.&lt;br /&gt;Karar: Ateşle işkence El Haris'in kızı telaş içinde Mekke sokaklarında bağırıyor.-Vallahi O'nu elinde büyük bir salkımdan üzüm yerken gördüm. Halbuki o zincirle bağlı hem Mekke'de bir üzüm tanesi bile yok.Her şeye rağmen gözleri önünde i'dam sehpaları hazırlanıyor Hubeyb binAdiyy'in. Mızraklar bilenmiş her şey hazır.Dilinde bir duâ:"Allah'ım, biz peygamberin risaletini tebliğ ettik. Bize yapılanları O'na ulaştır."....Ve mızraklar Hubeyb'in vücudunda..&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman olacağını rüyasında gören bir genç...&lt;br /&gt;Adı: Hâlid bin Said (ra)&lt;br /&gt;Suçu: Müslüman olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay ışığının aydınlattığı karanlık bir oda...&lt;br /&gt;Köşeye sinmiş, aç, susuz ve dövülerek işkence edilmiş bir beden.&lt;br /&gt;İşkenceyi yapan: Bir baba&lt;br /&gt;Üzerine kapatılan kapılar O'nu Rabbiyle baş başa bırakıyor. Şimdi ne odanın karanlığı acıtıyor içini ne de yaralarından akan kanlar. İmanın teselli etmediği yer mi var?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bu kadar işkence kafi değil bu baba için. Mekke'nin kızgın kumlarına yatırıyor oğlunu. Yetmiyor ağır taşlar koyduruyor üzerine...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habeşli siyahi bir köle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adı: Bilal-i Habeşi (ra)&lt;br /&gt;Suçu: Müslüman olmak.&lt;br /&gt;İşkenceyi yapan: Efendisi Umeyye bin Halef&lt;br /&gt;Kölesinin Müslüman olması çileden çıkartıyor o'nu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Andolsun sen ölmedikçe yahut Muhammed'i ve onun dinini inkar etmedikçe bu azabı üstünden eksik etmeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ücretle tutulmuş müşrik çocukları tarafından boynundaki iple aç, susuz Mekke sokaklarında gezdiriliyor. Önce kızgın kumlara yatırılmış olacak ki, izleri hala sırtında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah ve Rasulünün aşkıyla yanan bir kalbe sahip bedeni kızgın kumlar ne kadar yakabilir ki!?&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Habbab bin Eret... (ra)İşkencenin beklide en ağırı O'naydı.&lt;br /&gt;Efendisi Ümmü Ammar O'nu ateşe yatırır, vücudu ateşi söndürmeden kaldırmazdı.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte...&lt;br /&gt;Bir yanda cahiliye bataklığının tam ortasında bir devir ve kalplerindeki yaratanına sığınma arzusunu kendisine bile faydası olmayan taşlarda arayan zavallı bir beşeriyet...&lt;br /&gt;Diğer yanda hidayet güneşinin aydınlığında asr-ı saadet denilen ve içlerinde daha dünyadayken cennetle müjdelenen nice hidayet erlerinin çıktığı bir insanlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neydi onları karanlık kuyuların güzel Yusufları yapan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yusuf'un güzelliğine bir sebep kuyunun karanlığıydı belki de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya neydi onları secdelerin sultanı yapan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlığa sebep secdedeki zillet tacını giymekti belki de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atalarının dininden ayrılıp Hak'kı dolayısıyla işkenceyi zulmü kabul ve tasdik edenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte onlar... işte biz....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onların çektiklerini çekmeye hangimiz hazırız biz?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar neler çekti, biz, neler gördük?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her birimiz cahiliye kuyularında boğulmayan Yusufların aksine ahir zaman kuyularında boğulmaya talip olmuş gibiyiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünebildiği kadar insan olan insana Nebiy-yi Zişan'nın bu sözü kafi gelir herhalde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sizden öncekiler âhiret işlerinden arta kalan vakitlerini dünyaya harcarlardı. Sizler&lt;br /&gt;ise dünya işlerinden artan vakitlerinizi âhirete sarf ediyorsunuz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşkence edenler ve edilenler..&lt;br /&gt;Dünya lezzetlerini tercih edenler ve âhireti özleyenler..&lt;br /&gt;Büyük bir göç var, herkes gidiyor. Zulmedenler de zulme uğrayanlar da zulme seyirci kalanlar da bu sevkiyata karşı koyamaz. Göç muhakkak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu göçte secdedeki zilleti tercih eden sultanların önderliğiyle ahir zaman kuyularında boğulmayan Yusuf'lar olmak duâsıyla..&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;alıntı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-4381925492488763515?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/4381925492488763515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=4381925492488763515' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4381925492488763515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4381925492488763515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/07/onlarin-adi-sahabeydi-sucu-neydi.html' title='ONLARIN ADI SAHABEYDİ SUÇU NEYDİ!....'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SlsiV6zN55I/AAAAAAAAAPo/PMBia1v7OAA/s72-c/289.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-8926845309878619992</id><published>2009-07-09T15:30:00.004+03:00</published><updated>2009-07-09T15:34:02.294+03:00</updated><title type='text'>Ve 'La' Dedi önce, 'Lebbeyk !' Diyenler...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SlXi_hh_OjI/AAAAAAAAAPY/DZwAPxCz7q4/s1600-h/328342912_da7c496a8d.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356436912787634738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 250px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SlXi_hh_OjI/AAAAAAAAAPY/DZwAPxCz7q4/s400/328342912_da7c496a8d.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Ve 'La' Dedi önce, 'Lebbeyk !' Diyenler...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Tek bir harf...&lt;br /&gt;Bir harf ama bütün harflerden müteşekkil nice cümleler onun yanında acze düşüyor...&lt;br /&gt;Arapçadaki ‘la'dan söz ediyorum.&lt;br /&gt;Öyle bir harf ki bu, insan hayatının, ya ebediyete giden mecra veya inkisarla sonuçlanan bir macera olmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;Çocukluğumdan beri imanın, neden bir olumsuzlama ile başladığını düşünmüşümdür...&lt;br /&gt;La diyerek başlayan bir iman etme...&lt;br /&gt;Sonra üzerinde etraflıca düşününce, insanın maddeyle ve maddi değerlerle olan ilişkisinde ne denli menfi bir konumda olduğunu fark ettim.&lt;br /&gt;Maddenin bütün ürkütücülüğü ile kuşattığı bir insan hayatı ve bu hayatı adeta ipotek altına almış bir heyula vardı muhatap kaldığımız.&lt;br /&gt;Bin bir açıdan sarılıp sarmalanmış bir insan hayatı...&lt;br /&gt;Kuşatılmış bir hayat daha doğrusu...&lt;br /&gt;Her nesne, insanı dünyaya mahkûm eden bir zincirin halkaları hükmünde...&lt;br /&gt;Zincirler ve prangalar...&lt;br /&gt;İşte o an anladım ki, hürriyete giden yolda, bağımlılıkların ve zincirlerin yeri yok!&lt;br /&gt;Kişi, hürriyet istiyorsa eğer, kendisini kuşatan tüm maddi olguları ve ayaklarına bağ olan zincirleri kırmak zorunda.&lt;br /&gt;Aksi takdirde, prangaya vurulmuş bir mahkûma, demir parmaklıkların arkasındaki biçareye, doru bir tay gibi özgürce koşmanın ne demek olduğunu istediğiniz kadar anlatadurun, nafile...&lt;br /&gt;İşte ‘la', kırın prangalarınızı demek!...&lt;br /&gt;Masivanın bentlerinden sıyrılıp hakikate doğru adım atın demek.&lt;br /&gt;‘La', hapishanenin parmaklıklarından kurtulup zincirlerden boşalmak demek!..&lt;br /&gt;Hürriyetin ve ebediyetin eşiğine gelmek demek...&lt;br /&gt;İnsan için dünya hayatı aslında bir sürgün...&lt;br /&gt;Hazreti Âdem (A.S.)' le başlayan bir sürgün bu. Sürgün, bir ceza tabii ki... Muvakkat bir zaman için vatan-ı asliden vatan-ı gayriye nefiy cezası...&lt;br /&gt;Ama insan bu, kısa sürede alıştı sürgün ülkesine...&lt;br /&gt;Yetmedi, oradaki aldatıcı süslere perestij etti. Bir süre sonra bu hoşlanma yerini tutkuya bıraktı...&lt;br /&gt;Varılan son noktada, bu aldatıcı süslerin, artık bir tür ilahlık konumuna ulaştığını gösteriyor açıkça.&lt;br /&gt;Vedud-u Kerim, bu aldanmışlığı sık sık hatırlattı kullarına, elçilerinin lisanıyla...&lt;br /&gt;‘La' deyin diye keremle ikaz etti. ‘Asıl vatanınıza, sonsuzluk ülkesine dönmenizi engellemek isteyen ve ebedi düşmanınız olan şeytanın sizleri iğfal etmemesi için ‘la' diyin', diye lütufla ve merhametle ihtarda bulundu...&lt;br /&gt;‘Lebbeyk!' diyenler oldu, ‘çürümüş kemikleri kim diriltecek?!' sorusunu soran kahir ekseriyete karşın...&lt;br /&gt;Ve önce ‘la' dedi ‘Lebbeyk!' diyenler.&lt;br /&gt;Sonra, bu teslimiyetin husule getirdiği bereketin açtığı kalp gözleri marifetiyle gördüler ki, hayatın anlamı bu tek harfte saklı.&lt;br /&gt;Bir harf kadar kısa olan dünya hayatının aldatıcılığını keşfettiler bu bir harf sayesinde...&lt;br /&gt;Ardından sonsuzluk okyanusuna açılan kapının eşiğine gelerek, ‘İllallah!' dediler büyük bir huşu içerisinde.&lt;br /&gt;‘Gitti ölümlü yalan; Geldi ölümsüz gerçek!' mısraı çınladı dört bir yanda...&lt;br /&gt;Ve arkalarına dönüp ‘la' diyemeyen bedbahtlara, ‘Siz, hayat süren leşler; Sizi kim diriltecek?!' dediler, bazıları için hayıflanarak ve bazıları için de öfkelenerek...&lt;br /&gt;‘Bu dünya hayatı bir oyun ve bir eğlenceden ibarettir. Hakiki hayat ise ahiret yurdundadır, tabii anlayabilirseniz!' hakikati tecelli etti ve varsayılan, gerçek olmayan bir hayat, ‘la' sayesinden hakikate inkılâp ederek ebediyetin kapısını açtı.&lt;br /&gt;Firavunun, kendisini bir şey sanan sahtekâr sihirbazlarının yılan suretine bürünmüş ipleri, Musa (A.S.)'ın mübarek asasına yem olmaktan kurtulamadı ‘la' sayesinde...&lt;br /&gt;Ve inanan insanlar tek bir ağızdan, ‘La mevcude illa Hu' diyerek şükür secdesine vardılar.&lt;br /&gt;Onlar erdi muradına... &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;alıntı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-8926845309878619992?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/8926845309878619992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=8926845309878619992' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/8926845309878619992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/8926845309878619992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/07/ve-la-dedi-once-lebbeyk-diyenler.html' title='Ve &apos;La&apos; Dedi önce, &apos;Lebbeyk !&apos; Diyenler...'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SlXi_hh_OjI/AAAAAAAAAPY/DZwAPxCz7q4/s72-c/328342912_da7c496a8d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1574918626845302479</id><published>2009-05-11T21:16:00.002+03:00</published><updated>2009-05-11T21:21:11.012+03:00</updated><title type='text'>Bir gül ekin kalbinize</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sghsgxg8g4I/AAAAAAAAAO4/BeiJ0JgBdI0/s1600-h/kalp+g%C3%BCl.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334633068923487106" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 325px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sghsgxg8g4I/AAAAAAAAAO4/BeiJ0JgBdI0/s400/kalp+g%C3%BCl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir gül ekin,&lt;br /&gt;Ama bu sefer kalbinize ekin bu gülü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bir sevda tutun,*&lt;br /&gt;Ama bu sefer kalbinizde tutun sevdanızı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bir hayal kurun,*&lt;br /&gt;*Mutluluk vadisinde, bahçesinde,&lt;br /&gt;sevgi şehrinde,&lt;br /&gt;insanlara huzur saçan,&lt;br /&gt;mutluluk yayan,insanların kalbinden hüznü alıp&lt;br /&gt;yerine sevdayı, sevgiyi, aşkı,&lt;br /&gt;ALLAH aşkını&lt;br /&gt;yerleştiren bir yerin hayalini kurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bunlar hayal ama mutluluk uzakta değil ki&lt;br /&gt;*Aşk, sevda uzakta değil ki&lt;br /&gt;*Kapatın kalbinizi madde âlemine,&lt;br /&gt;açın gönlünüzü mana alemine&lt;br /&gt;çıkın seyahate *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Ama bu seyahat madden uzak, bahçesinde,&lt;br /&gt;sevda mahallesi, aşk sokağı*&lt;br /&gt;*Namazgâh hanı, seccade döşeğinde gözyaşlarıyla ıslanan seccadenizin üstünde..*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Ötelere adım atın, Çırpın kanatlarınızı, uçun göklere, varın semalara,&lt;br /&gt;tanışın peygamberlerle, uzanın göklere yaklaşın cennete,&lt;br /&gt;girin Sidretül müntehaya,&lt;br /&gt;hani me'va cennetinin yanında, için orada gözyaşlarıyla&lt;br /&gt;doldurduğunuz mana sütünü,&lt;br /&gt;işte bakın sevgiliniz tam karşınızda, sizlerin&lt;br /&gt;selamını bekliyor mukabele etmek için.&lt;br /&gt;Şahitler de hazır sizlere tanıklık&lt;br /&gt;etmek için. *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Daha ne beklersiniz işte geldiniz kab-ı kavseyne hadi,&lt;br /&gt;şimdi işte alın seccadenizi,&lt;br /&gt;açın kalbinizi, dökün gözyaşlarınızı, varın sevgilinizin&lt;br /&gt;yanına, sevgilinize yalvarın,&lt;br /&gt;yakarın affınızı ve affımızı isteyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgililer naziktirler bir şey istendiği zaman geri çevirmezler.&lt;br /&gt;Hadi sunun dualarınızı,&lt;br /&gt;göz pınarlarınızdan ayrılan mana sütünün,&lt;br /&gt;mana alemindeki yükselişinizin yanında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Daha ne beklersiniz işte sevgili bizleri bekliyor *&lt;br /&gt;* Evet, şimdi işte yalvarıyorum ve yalvaracağım *&lt;br /&gt;*Ey benim sevgilim, Rabbim yalnız sana yalvarır ve&lt;br /&gt;yalnız senden dilenirim *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Şu mübarek günlerin ve sadece senin sevginden ötürü&lt;br /&gt;bizlere&lt;br /&gt;senin sevgini,senin aşkını tatmak&lt;br /&gt;ve bu tatla son nefesimize kadar yaşamak ve&lt;br /&gt;Senin aşkınla Senin huzuruna varmak nasip eyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntı &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1574918626845302479?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1574918626845302479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1574918626845302479' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1574918626845302479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1574918626845302479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/05/bir-gul-ekin-kalbinize.html' title='Bir gül ekin kalbinize'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sghsgxg8g4I/AAAAAAAAAO4/BeiJ0JgBdI0/s72-c/kalp+g%C3%BCl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-2288764174837735996</id><published>2009-04-30T16:45:00.001+03:00</published><updated>2009-04-30T16:48:10.896+03:00</updated><title type='text'>***SİZ İYİLİĞİ NASIL YAPARSINIZ***‏</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sfmrqc2eScI/AAAAAAAAAOQ/jS8p9SaVZFg/s1600-h/7em5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5330480379757218242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 384px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sfmrqc2eScI/AAAAAAAAAOQ/jS8p9SaVZFg/s400/7em5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;***SİZ İYİLİĞİ NASIL YAPARSINIZ***‏&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Siz iyiliği nasıl yaparsınız?&lt;br /&gt;Hayat boyu iyiliği yakalamak, iyi olmak için uğraş vermez miyiz. Hikayemiz bir anlamda -her şeye rağmen- iyi olma çabalarımızın tanıklığında şekillenmez mi.&lt;br /&gt;Kimse kasten kötü olmayı istemez.&lt;br /&gt;İnsan iradi olarak kötülük yapamaz, insan iradi olarak iyilik yapar.&lt;br /&gt;Kötülük, fıtratı bozulmuş insanların alışkanlığı haline gelir, orada iradeye ihtiyaç duyulmaz.&lt;br /&gt;İyilik ise, hem iradeyle hem de fıtratla ilgilidir. Bu “hayır döngüsü” zamanla kişinin huyu, hali, mizacı, karakteri olur.&lt;br /&gt;Siz kime iyilik yaparsınız.&lt;br /&gt;İnsan seçer misiniz iyilik yaparken. Onun duygusuna, düşüncesine de bakar mısınız, size yakın ya da uzak olmasına, ya aranızda çöller, okyanuslar olmasına…&lt;br /&gt;Kime, neden, nasıl ve niçin iyilik yaparsınız.&lt;br /&gt;İnsan olması yeterli değil midir?&lt;br /&gt;Adını bilmeniz gerekir mi?&lt;br /&gt;İyilik gördüğüne iyilik yapmak kolaydır, ya kötülük gördüğüne iyilik yapmak?&lt;br /&gt;Bu durum çoğumuzu zorlar ve iyilikten alıkoyar.&lt;br /&gt;Bunun için insanın kendini aşması, duygularını kontrol etmesi, iyilikte yeni bir ufuk yakalaması, dünyevi beklentilerden uzaklaşması, “rıza mertebesine” talip olması gerekir.&lt;br /&gt;Peki bizi bu kadar kuşatan ve sürekli kendisine davet eden “iyilik” nedir, içimizde midir, dışımızda mı, bu duygu sonradan kazanılabilir mi?&lt;br /&gt;İnsan yaradılış itibarıyla iyiliğe meyyaldir.&lt;br /&gt;Ve insan yaradılış itibariyle “muhtaçtır”.&lt;br /&gt;Bu bir eksiklik değil, bu bir insanlık halidir.&lt;br /&gt;Bu iki durum da “iyiliğin inşası” için sunulmuş bir fırsattır insanlığa.&lt;br /&gt;Sanki dünya ve içindekiler insanın iyi olması için tasarlanmış, Allah bunun için türlü türlü imkanlar yaratmış.&lt;br /&gt;Fakat bu imkanların çoğu ya “idraksizliğimize” ya da “öfkemize” kurban gidiyor.&lt;br /&gt;İnsan bir iyilik yolcusudur ancak bu yolda kimi engeller de vardır.&lt;br /&gt;İyilikten ne beklersiniz?&lt;br /&gt;Hiç iyilik yapıp da kendinizi kötü hissettiğiniz oldu mu?&lt;br /&gt;Önünüze iyilik yapma fırsatı çıktığı halde ona kayıtsız kaldığınızda iç dünyanızda pişmanlık yaşamadığınız bir an var mıdır?&lt;br /&gt;Acı çeken birini gözünüzü kırpmadan, kalbinizi sızlatmadan izleyebilir misiniz.&lt;br /&gt;Elbette hayır, gerçeğin farkına vardığımızda hiçbirimiz ona ilgisiz kalamayız.&lt;br /&gt;Fakat düşünün; ne kadar da iz iyilik yapıyoruz.&lt;br /&gt;Bunu kendimize itiraf edelim.&lt;br /&gt;Bana öyle geliyor ki, bu bizim kötülüğümüzden değil de, daha ziyade iyilik kavramını algılayışımızdan kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;İyilik sadece açları doyurmak, yoksulları giydirmek, çocukları okutmak mı.&lt;br /&gt;İyilik sadece, fakru zaruret içinde çaresizliğe boğun eğenlere mi, hastalara mı, yaşlılara mı yapılır?&lt;br /&gt;İyilik için Ramazanın o lahuti iklimi mi beklenilmeli, bayramların yolu mu gözlenmeli.&lt;br /&gt;Bu kutlu zaman dilimlerinde iyilik kendiliğinden zirve yapar.&lt;br /&gt;Elbette bunlar da birer iyiliktir ve insana iyi gelir.&lt;br /&gt;İyilik yolcusu insan, bunlarla yetinmemeli, iyiliğin sınırlarını zorlamalı.&lt;br /&gt;Çünkü sınırları geniş, ufku açık iyilik insana daha iyi gelir.&lt;br /&gt;Peki iyilik sadece bedene mi yapılır?&lt;br /&gt;Ne acı ki her şeyin maddeleştiği günümüzde iyiliklerimiz de pozitivist bir hüviyete kavuştu.&lt;br /&gt;Elle tutulur gözle görülür şeylere büründü iyilik.&lt;br /&gt;İyilik de, iyiliğe muhtaç olanı tespit de bu seviyeye düştü.&lt;br /&gt;Sizi uzaktan izleyen aç bir insanın varlığını bile bile mükellef bir sofrada huzurla oturamazsınız, çünkü buna vicdanınız izin vermez, lokmalar düğümlenir boğazınızda, kendinizi suçlu hissedersiniz.&lt;br /&gt;O anda sizi huzurlu kılacak şey, o meçhul kişiyle yemeğinizi paylaşmak olmaz mı!&lt;br /&gt;Peki, aynı masayı paylaştığınız hali vakti yerinde birinin, varlıklı olduğu halde yaralı ruhunda fırtınalar kopsa ve bu da yüzüne acı acı düşse, huzurunuz hala yerinde durabilir mi?&lt;br /&gt;Hisleriniz değişmez mi, içinize merhamet duygusu gelip yerleşmez mi?&lt;br /&gt;İyilik yolculuğu, varlıklıdan yoksula tek yönlü bir gidiş değil ki…&lt;br /&gt;Varlıklılık da yoksulluk da izafidir esasındı.&lt;br /&gt;Hayat çok boyutlu ve çok derindir.&lt;br /&gt;Varlıklı insanların da ihtiyacı vardır iyiliğe.&lt;br /&gt;Belki de en fazla onların.&lt;br /&gt;Yoksulların yardıma muhtaç olduklarını herkes bilir de, varlıklı insanların iyiliğe-yardıma muhtaç bulunduklarını pek az insan bilir, sosyal statü, kimlik, muhit, aidiyet bağları gibi faktörler iyilik çağrılarını ortadan kaldırır.&lt;br /&gt;Hiç değilse çevrenize bir günlüğüne dikkat kesilin, herkesin ne kadar da muhtaç olduğunu, iyilik yapmak için sayılamayacak kadar fırsatın önünüze geldiğini göreceksiniz.&lt;br /&gt;Kendi varlığına yabancılaşma gerçeği, mutsuz evlilikler, dağılmış aileler, erken biten aşklar, yaşama sevincini yitirmiş gençler, başarısızlıklara aşamama hali, iradelerin yılmışlığı, yalnızlığa mahkum olmuş yaşlılar, yenilmişlik duygusuna kapılmış kalabalıklar, umutsuzluk hastalığına tutulmuşlar, fikri bulanık ve ruhu yorgun insanlar, kendini eşya ile aldatanlar, az şükredip çok şekvayı alışkanlık edinenler, yolda olduğunu unutanlar, savrulmalar, bunalımdakiler, buhrandakiler…&lt;br /&gt;Toplumda büyük bir sorun var, insanlar her şeye sahip olabiliyorlar, iyi imkanlarla yaşıyorlar iyi eğitim alıyorlar ama tatmin olamıyorlar, çünkü “hayat bilgisi” imkan ve eğitimle kazanılan bir şey değil.&lt;br /&gt;Gerçek şu ki hayatın bilgisine vakıf değiliz.&lt;br /&gt;Bunalımlar çağında insanı kurtaracak tılsımlı bir “söz” lazım. Bu söz de ancak hikmetle vücuda gelir.&lt;br /&gt;İnsanlara lügatle seslenmek değil, onlara kalp diliyle ulaşmak lazım; duygularını, düşüncelerini anlamak, ızdıraplarını hissetmek, acılarını duymak ve gönülden paylaşmaya razı olmak lazım.&lt;br /&gt;Bunun için “iyilik yolcusu” olmak ve bir gönül, bir de berrak bir lisan taşımak yeter.&lt;br /&gt;Bu dünyada toklar da, zenginler de, tahsilliler de iyilik kapısının çalınmasını bekliyorlar.&lt;br /&gt;En fazla körleştiğimiz en yakınımızdakiler de öyle…&lt;br /&gt;Siz içinizde neyi büyütürsünüz, kimseye yer bırakmayan ve hızla sizi yalnızlaştıran, benliğinizi mi, herkesi içine alan iyilik duygusunu mu?&lt;br /&gt;Fırsat bulunca kaçırmamak lazım iyilik yapma imkanını.&lt;br /&gt;Hatta “muhtaç olanı herkesten önce görme” yarışına girip, herkesten önce ulaşmayı hedeflemeli insan.&lt;br /&gt;İyilik iyidir ve herkese iyi gelir, yapana da yapılana da…&lt;br /&gt;Siz nasıl yaparsınız iyiliği?&lt;br /&gt;İlan ettiğiniz olur mu yaptığınız iyilikleri?&lt;br /&gt;Bir mecliste yaptığınız bir iyilikten söz açıldığında utanır mısınız, yüzünüz kızarır mı?&lt;br /&gt;Sabah evden çıktığınızda “bugün bir iyilik yapayım” diye zorlar mısınız kendinizi, yoksa iyilik denen şey sizde varolan bir duygunun imkanını bulduğunda kendiliğinden ortaya çıkan davranış kalıbımıdır.&lt;br /&gt;İyilikleri, içinize attığınız bir kumbara gibi düşünebilir misiniz.&lt;br /&gt;Yaptığınız iyiliği ne kadar muhatabınıza, ne kadar kendinize hissettirirsiniz?&lt;br /&gt;Ruhunuz nelerden haz duyar, iyilik size iyi gelir mi.&lt;br /&gt;Bir iyilik yapmak için insan seçer misiniz?&lt;br /&gt;Muhtaç gördüğünüz her insana yaklaşabilir mi, fikriniz, kalbiniz?&lt;br /&gt;Gözleriniz dikkatli bir tarayıcımıdır bu alanda?&lt;br /&gt;Elleriniz hızla ulaşır mı onlara?&lt;br /&gt;İyilikler bedeni aşıp ruhlara temas eder, gönüllerde yer bulursa bizim de gönlümüze iyi gelir.&lt;br /&gt;Sizin iyiliğiniz kimden gelir, kime gider, yüreğiniz nerede atar, bütün kötülüklerden sorumlu tutuğunuz olur mu kendinizi...&lt;br /&gt;Kalabalıklar, bedeni kurtarmaya yönelik iyiliklere talip, ya ruhları, kırık gönülleri kim kurtaracak?&lt;br /&gt;İyilik iyi gelmekle kalmamalı, muhataplarımızın hayatlarını da değiştirebilmeli...&lt;br /&gt;İnsanlığın günahını sırtınızda hissettiğiniz anlar var mıdır?&lt;br /&gt;Allah'ın kulunu hangi ameliyle bağışlayacağı meçhuldür. İyiliği de “ameller” cümlesinden görmek yanlış olmaz.&lt;br /&gt;İyiliğin iyilik olması için, bizim onu iyi niyetle yapmamız da yetmez, insan için iyiliğin ne olduğunu bilmek ve adabınca davranmak da gerekir. Derler ki cehenemin yolu iyiniyet taşlarıyla döşelidir.&lt;br /&gt;Sahi siz nasıl yaparsınız iyiliği?&lt;br /&gt;Karşınızdaki insana hissettirmeme, onu minnete mahkum etmeme gibi bir incelik de taşırsınız değil mi!&lt;br /&gt;Bütün iyilikler insana döner, nasıl yaparsanız öyle döner…&lt;br /&gt;İyilik yoldadır, insan bir iyilik yolcusudur.&lt;br /&gt;Ve insan iyiliği muhtaçtır.&lt;br /&gt;Bizimkisi iyilikten bir hayat kurma denemesi...&lt;br /&gt;Olmasa da yoldayız, yolundayız…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;MEHMET GÜNDEM &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-2288764174837735996?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/2288764174837735996/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=2288764174837735996' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2288764174837735996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2288764174837735996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/04/siz-iyiligi-nasil-yaparsiniz.html' title='***SİZ İYİLİĞİ NASIL YAPARSINIZ***‏'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/Sfmrqc2eScI/AAAAAAAAAOQ/jS8p9SaVZFg/s72-c/7em5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-5785305487453008604</id><published>2009-04-20T22:09:00.002+03:00</published><updated>2009-04-20T22:41:34.826+03:00</updated><title type='text'>Sen Âyetelkursi’den nerdesin?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SezIong4sPI/AAAAAAAAANo/NHID7lTxFxA/s1600-h/ayetelkursi_1238944903.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5326853059399692530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 318px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SezIong4sPI/AAAAAAAAANo/NHID7lTxFxA/s400/ayetelkursi_1238944903.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Bismillah&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ayetelkursi Okumaları &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen Âyetelkursi’den nerdesin?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Belki bir nev'i tevhid ayetleri bunlar.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt; “Belki” değil öyle, bakın nasıl başlıyor:&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Allahu lailahe illa hu&lt;/span&gt; muhteşem ve çok vurucu! Baştan tüm ilahlar yerle bir ediliyor, temizleniyor mekan ve eşsiz bir tek Olan vurgulanıyor!&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ah nefsim dön de bak, oku içine Ayetelkursi'yi.. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Oku, sor içine: O mu tek içinde? Yok mu başka ilah? -İlah mı? &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;-Sen ne diyorsun yahu??&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Temizledin mi ağyardan yüreğini? &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;İlla sen ya Rabbi! dedin mi?&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; “Allahu lailahe illa Hu”&lt;/span&gt; Deyip de, gayrısına yüz suyu döküyorsan..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sevgini, korkunu, umudunu O'ndan gayrısına yöneltmişsen.. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ah ki ah!. Kaç Ayetelkursi temizler seni?!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen Âyetelkursi’den nerdesin?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;“&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Allahu&lt;/span&gt; lailahe illa Hu”&lt;/span&gt; Dikkat ettiniz mi ne kadar çok esma var içinde bu sûrenin? &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Elhayy'ul Qayyum&lt;/span&gt; Ya Hayy! Çokça zikrettiğim bir esma..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Hani insanın ağzından çoğu kez gayri ihtiyari bir ayet, bir esma, bir zikir çıkar ya hep? &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Benden genellikle Ya Hayy! çıkıyor işte..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ve geçen öğrendim bu ismi zikredenler maddeten ve manen genç kalırlarmış. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;El Hayyul Qayyum.. &lt;/span&gt;Hayy, hep diri olan hiç ölmeyen-ölmeyecek olan Qayyum, ipleri hep elinde tutan.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Hep diri olana yaslan ey nefsim..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Hiç ölmeyene, İpleri elinde tutana, kumanda hep elinde olana..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ve kendini beğendir O’na, razı et, razı ol ki O’ndan O da sevsin seni..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ümitsizlik yok asla çünkü O Qayyûm.. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Olmayanı, olmayacak sandığını son anda olduruverir..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Çok vurucu Qayyûm ismi, O’nun Qayyûmiyeti ve bunun farkındalığı..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Çok büyük bir güç hem..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Beni çok etkiliyor..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ya Qayyûm! Diye haykırarak, gözyaşlarıyla kucağına sığındığım anlar çoktur..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Elden geleni yapıp, sıkıştığında, O’na bırakınca işleri, O’nu Vekil tayin edince, olmayanı olduruyor..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Tek tek onarıyor kırıklarını.. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;O’na dayanan darda kalır mı hiç ahh..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Yeter ki dayan! Yeter ki bil, O Qayyum’dur, mülkünde söz sahibidir.“Ol!” derse oldurur, umutsuzlukları umuda çeviren yalnız O’dur..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen Âyetelkursi’den nerdesin?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;La te’huzuhû sinetuvvelâ nevm&lt;/span&gt; O, uyumadığı gibi uyuklamaz da!&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Nasıl bir güvenlik beyanıdır bu ya Rabbi?! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Nasıl da huzur veriyor insana..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Yeni doğmuş bir bebeğin anne kucağında tüm tehlikelerden emin, her ihtiyacı karşılanmış şekilde rahatça uyuması gibi..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Uyu sen! Rahat ol, ben varım! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ben uyumuyorum asla da uyumam..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Her an seni koruyup-kollamaktayım..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Hiç kimseden de korkma! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ben herşeyi görür-bilirim; Maddeten ve manen; açıkladıklarını da, gizlediklerini de..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sen yeter ki bana sığın, sana kimseden zarar gelmez!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Koşsana bu kucağa! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sarılsana..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Teslim ol-Kurtulsana!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen Âyetelkursi’den nerdesin?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Lehu mâfissemâvâti ve mâ filard&lt;/span&gt; Göklerde ve yerde bulunanların tek sahibi O’dur.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;İlk sahne:Hani titrersin ya yeryüzü sultanlarından..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Heyecanlanırsın huzura çıkacağın zaman, elin ayağın dolaşır hani, ne diyeceğini şaşırırsın belki..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;O, sultanlar sultanı..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Gökte ve yerde ne varsa hepsi O’nun..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Uçsuz bucaksız bir memleket, mülk saltanat..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ve sana şah damarından, yani sana senden daha yakın..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Düşün ki her an huzurundasın!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;İkinci sahne: Korkma sakın! Huzursuz olma..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Gelecek endişesi seni sıkmasın. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Herşeyin sahibi benim, istediğime veririm, istediğimden de alırım..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ve son sahne: başka açıdan: Yani? &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Yani sen de kim oluyorsun ki?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Kendini gerçek sahip sanıp yorulma! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;İdaresine asla güç yetiremezsin!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sakın böbürlenme, büyüklenme, kibirlenme de! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sana ait sandığın herşey, benim mülkümden sana lütfettiklerimdir, emanettir sende.. Emanetlerimi istediğim an geri alırım-alabilirim!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen Âyetelkursi’den nerdesin?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Men zellezi yeşfeu indehû illa biiznih&lt;/span&gt; O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Hep sarar yüreğimi sıcacık bu ayet..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;"Korkma!" der O var..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Korkma, O izin vermezse sana hiç kimse ne bir hayır ne de bir kötülük yapabilir..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Korkma! Bana dayan..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Bana dayanan asla darda kalmaz..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Madem böyle, gel sadece bana kul ol! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Yorulma sana hiç faydası olmayacak, üstelik de seni zillete düşürecekler karşısında..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Bana hakiki kul olanı sultan ederim, dünyayı ona hizmetçi kılarım..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;"Bu, dünyaya bakan yüzü ayetin..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Öte yüzde ise; mahşerin kavrulmuşluğunda imdada yetişecek O sallallahu aleyhi ve sellem’in şefaati..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ya Veduddd! Esirge beni ne olur.. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Cennetlerine sakla yüreğimi..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ya Mucîb kabul eyle dileğimi..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen Âyetelkursi’den nerdesin?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ halfehum&lt;/span&gt; O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Velâ yuhîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Dilediği kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Alemde tesadüf yok, ilimler hep hazinende.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sır, izin verdiğince ancak, âyân olur aleme!..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ya Alîm ya Fettah!Öyle ya Rabbi evet! Hakkımda tasarlananı dahî bilirsin.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ne kadar gizleseler de sen herşeyden haberdarsın!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Madem ki böyle, neden sakınayım? &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Kimden niçin korkayım?!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Başa gelse bile sendendir, hikmetlidir..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ve boynum, bilirsin kıldan incedir.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;İnsanın, herşeyin sahibi, bilen, gözeten, hiç Uyumayan’ın kucağında olması ne güzel ne güvenli..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ah ya Rabbi! Kucağında tut beni, O dipdiri sînende ebedi uyut beni..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen Âyetelkursi’den nerdesin?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Vesia kursiyyuhussemâvâti vel ard.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;O’nun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;Velâ yeûduhû hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Onların korunması, O’na güç gelmez, O pek yücedir, pek büyüktür.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ah ya Rabbi her yerdesin, bilmekte görmektesin..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Zor gelmez asla sana “kûn feyekûn” dersin.Ya Rab “Ol!” dersen olur, bildim söyledim her dem..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ben razı oldum senden..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Verdiğinden-vermediğinden.. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Ve tasdik ettim gönülden. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Şahidsin her ânıma, sen de razı oluver benden.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen Âyetelkursi’den nerdesin?&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Efendim, Ayetelkursi'nin, her namazdan sonra, gece yatmadan önce, arabaya binince vb. okunması konusunda teşvik eden pek çok hadis var malum.. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Çünkü zırh gibidir hem manen hem maddeten koruyucudur.. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Anlamını işte böylece bildikten, içimize yazdıktan sonra ancak anlıyoruz mesajı; Rabb’in bizi saran, dirilten gücünü..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Hiç bu yukarıdaki ayetleri okur da insan umutsuz olabilir mi? Korkar mı kimseden?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Başına ne gelirse gelsin yıkılır mı? Hayır tabii ki..işte bunun için ve de böyle okumalı daim; Hayatımızın içinde olsun, içimizde hayat olsun, diriltsin bizi her an diye..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Ya Rab, okuduklarımızı hayata geçirmeyi nasib eyle..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Bizleri daim seninle meşgul eyle..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Okuduğumuz sûreleri burada da orada da bize arkadaş eyle, amin.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Muhabbetle efendim..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Ayşe Reşad&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-5785305487453008604?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/5785305487453008604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=5785305487453008604' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5785305487453008604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5785305487453008604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/04/sen-ayetelkursiden-nerdesin.html' title='Sen Âyetelkursi’den nerdesin?'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SezIong4sPI/AAAAAAAAANo/NHID7lTxFxA/s72-c/ayetelkursi_1238944903.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-5267654109299191466</id><published>2009-04-03T17:03:00.001+03:00</published><updated>2009-04-03T17:09:55.748+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SdYYEnzvYmI/AAAAAAAAANQ/eHSlFX9fGN8/s1600-h/dualar.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5320466477469360738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 299px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SdYYEnzvYmI/AAAAAAAAANQ/eHSlFX9fGN8/s400/dualar.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;HAYIRLI GÜNLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Belki  çok Dertlisin..&lt;br /&gt;Belki Artık Yeter Diyorsun...&lt;br /&gt;Belki Kendinden Geçmişsin...&lt;br /&gt;Belki de Ağlıyorsun...&lt;br /&gt;Belki Bu Musibetlerin Sonunda&lt;br /&gt;                     Eline Bir şey Geçip Geçmeyeceğini Düşünmektesin...&lt;br /&gt;Duy!!!&lt;br /&gt;Rabbin Sana Söylüyor..&lt;br /&gt;"Sabredenlere,&lt;br /&gt;Felaketlere Karşı Dişlerini Sıkıp Göğüs Gerenlere&lt;br /&gt;Mükafatları Hesapsız ödenecektir.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki De Onca Insanın Arasında&lt;br /&gt;Neden Senin Seçildiğini Soruyorsun...&lt;br /&gt;Oysa Rabbinin Seçtikleri Kıymetlilerdir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"içinizden Mücahidlerle Sabredenleri Ortaya çıkarıncaya&lt;br /&gt;Kadar Elbette Sizi Deneyeceğiz"  (Muhammed, 47/31)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat Bir Imtihan Değil Mi ?&lt;br /&gt;Her Soru Ebedi Hayatında Yer Alan Bir Tuğla...&lt;br /&gt;Nefes Alıp Verdiğin Her An Yeni Bir Soruya Gebe...&lt;br /&gt;Onlar Olmasaydı Sonsuzluk Yurdunda&lt;br /&gt;Sana Ait Hiç birşey Olmayacaktı...&lt;br /&gt;Derdin Yoksa üzül asıl!&lt;br /&gt;Dertliysen Bil Ki...&lt;br /&gt;O Seni Seviyor....&lt;br /&gt;Bak !&lt;br /&gt;Sevdiğin Ne Diyor ?&lt;br /&gt;"Allah Hayrını Dilediği Kişiyi Sıkıntıya Sokar!"&lt;br /&gt;Belki Sen Ashab-uhdud Kadar Acı çekmedin...&lt;br /&gt;Hani Kralları Onları Iman Ettikleri Için&lt;br /&gt;Ateş Dolu Hendeklere Atmıştı Ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki Sen Ebu Zer (r.a) Kadar Acı çekmedin...&lt;br /&gt;Amcası Inandığı Için Onu Hasıra Sarıp Yakmıştı Ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki Sen Vahşi Kadar Acı çekmedin...&lt;br /&gt;Sevgilisi Ona "bana Görünme!" Demişti ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki Sen Yakup (a.s) Kadar Acı çekmedin...&lt;br /&gt;Yusuf'u (a.s) Elinden Alınmıştı Ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki Sen Hatice(r. Anha) Kadar Acı çekmedin...&lt;br /&gt;Muhammed (s.a.s) Yurdundan Kovulmuştu ya....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutma! Rabbin Kimseye Dayanabileceğinden Fazlasını Yüklemez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki Kalbindir Acıyan...&lt;br /&gt;Belki Bedenin...&lt;br /&gt;Bekki De Ruhundur Kıvranan....&lt;br /&gt;Belki Yokluktur Seni Saran....&lt;br /&gt;Belki de Bin Bir Türlü Muamma...&lt;br /&gt;Her Ne Durumda Olursan Ol&lt;br /&gt;Diline Yakışır Bu Dua...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin. ...&lt;br /&gt;Ya Rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden Başka Ilah Yoktur!&lt;br /&gt;Sen Bütün Noksanlıklardan Münezzehsin...&lt;br /&gt;şüphesiz Ben Nefsime Zulmedenlerden Oldum...&lt;br /&gt;Sen Bağışla beni&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;AMİİİİN&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;HATİCE MARAL YÜZÜK&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SdYYEnZsM4I/AAAAAAAAANI/lnMnXSJbCmc/s1600-h/burakhakan_azadgulu_dua6lk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5320466477360100226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 334px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SdYYEnZsM4I/AAAAAAAAANI/lnMnXSJbCmc/s400/burakhakan_azadgulu_dua6lk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-5267654109299191466?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/5267654109299191466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=5267654109299191466' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5267654109299191466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5267654109299191466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/04/hayirli-gunler-belki-cok-dertlisin.html' title=''/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SdYYEnzvYmI/AAAAAAAAANQ/eHSlFX9fGN8/s72-c/dualar.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1005301741793498490</id><published>2009-02-19T02:10:00.003+02:00</published><updated>2009-02-19T02:13:49.939+02:00</updated><title type='text'>Bu fani ömür bitti; az önce!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SZyj74wgj8I/AAAAAAAAAL4/zfAxWNRzu_U/s1600-h/BeylerbeyiCamiMezarlik.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304294710379057090" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SZyj74wgj8I/AAAAAAAAAL4/zfAxWNRzu_U/s400/BeylerbeyiCamiMezarlik.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kendimize göre ne kadar emîniz. Hayatımızda hiç kimseyi aldatmadık! Belki alenen kimseyi aldatmadık, oyalamadık. Fakat farkına varmadan oyaladığımız, aldattığımız birisi var: Kendimiz...Her zaman sığındığımız bir kelime: "Biraz sonra yaparım." Dilimizde küçük bir cümle… O anda rahatlatıcı bir ilaç gibi.&lt;br /&gt;Çocukken alışmışızdır; annemiz çağırdığında, "Biraz sonra giderim." "Ödevlerimi yarın yaparım." Derken gençlik zamanımız geldi. Ertelemekten hiçbir şey yapamadık! Kazandığımız bir tek kuytu kafes var: "AZ SONRA!"Yememizde, içmemizde kısacası fânî ömrümüzde hiç aksama yok. Hatta sipariş verdiğimiz bir yemek on dakika gecikse kıpır kıpır olur, yerimizde duramaz, "Vücûdumuzun gıdası!" deriz. Peki, ya rûhumuzun gıdası olan namazımız, ibâdetlerimiz gecikince neler oluyor? O kadar huzursuz oluyor muyuz? Niye huzursuz olalım ki, ilâcımız hazır: "AZ SONRA!"&lt;br /&gt;"Bugünün işini yarına bırakma!","Bir günün öncekinden daha mükemmel olsun!" düsturlarına rahatlıkla göz yumabiliyoruz! Derken bir gün, bir ay, bir yıl, bir ömür geçip gidiyor…&lt;br /&gt;Az bir ömür olan dünya hayatı için "Az sonra!" denilebilir. Fakat ilim veya ibâdet cihetinde bu kafes bizi hüsrâna sürüklüyor. Söz gelimi ibâdetteki sabrımızı sağa sola dağıtırsak, merkezi zayıflatırız. Yani o andaki vakti öldürür, nefis düşmanının silahını kuvvetlendiririz.Gençliğini hep ertelemekle geçiren bir insan sayısız nimetleri kaybeder. Başta Peygamberimiz (sav)'in, "Sancağımdan başka hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde Allah'a ibâdet ile büyüyen gençler benimledir." mükâfatından mahrum kalır. "İhtiyarlayınca yaparım!" der, ömür biter!İşlediği bir kusurda tövbesini erteleyen kimse kiri birikmiş çamaşır gibidir. Bedîüzzaman Hazretleri'nin dediği gibi "Günah, kalbi siyahlandıra siyahlandıra nûr-ı îmânı kalpten çıkarır." Tövbesiz bir seher vakti, bir Berat, bir Kadir, geçer giderken diğer Berata kadar belki ömrü biter. Beynimizde yine aynı efsunlu bir levha: "BİR DAHAKİ SENEYE!"Hiç düşündük mü? Sahâbe-i Kirâm, Kur'ân ve sünneti yaşamakta bizim gibi değillerdi. Doğrusu biz onlar gibi hiç olamadık! Onlar, kızgın kumlarda namaz kıldılar, oklar arasında tövbe ettiler. Hatta bazı sahâbeler îman ettiler, cihat ettiler, bir namaz vaktine dahi erişemeden şehit oldular.Rahmetli dedem anlatırdı: Bir gün dokuma tezgâhında çalışan bir işçi, patronundan namaz kılmak için izin ister. Îman ve itâatten nasipsiz zavallı patron, işçiye der ki: "Namaz kazâ olur, iş kaza olmaz!" Bu hâtıra zaman zaman aklıma gelir. Bizim namazımız, ilmimiz gibi uhrevî hayatımız hep kazalarla süslü, hep ertelemelerle dolu. Oysa dünya hayatımız dakik mi dakik. Dünyamızla ilgili neleri erteliyoruz Hak aşkına? Uhrevî işlere gelince, "Ebedî dünyada kalacak gibi" nazlanıyoruz maalesef! "Hiç kat î senedimiz var mı ki gelecek seneye belki yarına çıkacağız!"Ne bir dakika geri ne bir dakika ileri; ertelenmeyen ölüm zamanı gelince kimse demiyor, diyemiyor: "AZ SONRA!" Daha önce hiç karşılaşmadığımız ve îfâ etmediğimiz gibi aceleci bir tavırla işlemlerin tamamlanıyor. Ertelediğin amellerin, ilimlerin, tövbelerin ile baş başa kalıyorsun! O anda, yepyeni bir nidâ yükseliyor:&lt;br /&gt;"BU FANİ ÖMÜR BİTTİ; AZ ÖNCE!"&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;netten alıntı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1005301741793498490?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1005301741793498490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1005301741793498490' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1005301741793498490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1005301741793498490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/02/bu-fani-omur-bitti-az-once.html' title='Bu fani ömür bitti; az önce!'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SZyj74wgj8I/AAAAAAAAAL4/zfAxWNRzu_U/s72-c/BeylerbeyiCamiMezarlik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-4512729267903795396</id><published>2009-02-17T01:51:00.002+02:00</published><updated>2009-02-17T02:05:28.179+02:00</updated><title type='text'>Gerçek Sevgiliyi ne kadar arıyoruz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SZn9N3QNC0I/AAAAAAAAALA/FsF4eqw5HXc/s1600-h/zuhuri_Ozdemir_Allah.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 362px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5303548450817510210" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SZn9N3QNC0I/AAAAAAAAALA/FsF4eqw5HXc/s400/zuhuri_Ozdemir_Allah.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;İnsan bir tercih yapmak zorundadır: Gerçek Sevgilisini mi arıyor, yoksa fânî ve geçici sevgilisini mi? Arada uçurumlar var. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Gerçek Sevgilimiz biz farkında olsak da, olmasak da bizi seviyor ve bizi her gün nimet ve hayat hediyelerine boğuyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Gerçek Sevgilimizin bir defa bile vefâsızlığı görülmüş değil. Gerçek Sevgilimiz kötü günümüzde bizi terk eden birisi değil. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Gerçek Sevgilimiz hayatta da, ölümde de bizimle berâber. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Gerçek Sevgilimiz bizim onu sevdiğimizden çok daha fazla bizi seviyor! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Gerçek Sevgilimiz, biz O'nu unutalım, unutmayalım; bizi unutmuyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Gerçek Sevgilimiz, bir günde defalarca kalbimizi yokluyor, defalarca iç dünyamıza nazar ediyor, bizi bizden çok daha iyi biliyor ve çok daha iyi seviyor, kalbimize bizden daha yakındır ve biz, insanlık olarak hepimiz, istesek de istemesek de, hızla O'na doğru gidiyoruz!1 O bize şah damarımızdan daha yakındır.2 Yunus bu kavuşmayı Cennet'ten çok istiyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mevlânâ bu kavuşmaya şeb-i ârûs diyor.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt; Gerçek Sevgilimiz hiçbir zaman bize uzak olmadı, hiçbir zaman uzak olmayacak! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizi aldatmadı, hiçbir zaman aldatmayacak! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadı, bırakmayacak! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizi terk etmedi, terk etmeyecek! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bize vefâsızlık yapmadı, yapmayacak! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizi nazarından düşürmedi, düşürmeyecek! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizim kalbimizi reddetmedi, reddetmeyecek! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizim gönlümüzü incitmedi, incitmeyecek! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizim sevgimizi yetersiz bulmadı, yetersiz bulmayacak! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizim kusurumuzu çok görmedi, çok görmeyecek! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizim–eksiğimizle, kusurumuzla—O'nu isteyişimizi ve O'na yönelişimizi geri çevirmedi, geri çevirmeyecek! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman bizi kapısından kovmadı, kovmayacak! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Hiçbir zaman ellerimizi boş göndermedi, boş göndermeyecek! Ve her defasında vefâsızlık, sevgisizlik, kabalık, küstahlık, nezâketsizlik, hatâ üstüne hatâ, kusur üstüne kusur bizde; sonsuz vefâ, sonsuz sevgi, sonsuz yumuşaklık, sonsuz iyilik, sonsuz nezâket, sonsuz hatâsızlık ve sonsuz kusursuzluk O'nda oldu. Defalarca O bizi affediyor, bizi bağışlıyor, hatâlarımızı yok sayıyor, kusurlarımızı görmüyor, eksikliklerimizi hoş görüyor, biz O'na bir adım yaklaştığımızda O bize koşarak geliyor,&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;—Peygamber Efendimiz'in (asm) müjdesiyle—biz O'nun için bir damla göz yaşı döktüğümüzde O bize artık gam, keder ve hüzün yüzü göstermiyor3, biz O'ndan az çok korktuğumuzda O bizi bütün korktuklarımızdan emin kılıyor, biz iyi kötü O'nu istediğimizde O bütün endîşelerimizi gideriyor, biz kırık dökük O'na yöneldiğimizde O kalbimizin gelecekle ilgili bütün meraklarını sevgisiyle ümide çeviriyor, biz yarım yamalak O'nu sevdiğimizde O bütün geleceğimizi saadet çiçekleriyle donatıyor. Gerçek Sevgilimiz dünümüze hâkim, bu günümüze hâkim, yarınımıza hâkim. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Gerçek Sevgilimizden ne istersek isteyelim; veremeyeceği hiçbir şey yok! Ne dilersek dileyelim; reddettiği hiçbir istek yok! Ne arzu edersek edelim; boş çevirdiği hiçbir el yok! Lütuf O'nun, ikrâm O'nun, ihsan O'nun, merhamet O'nun, nimetler O'nun, güzellikler O'nun, bize tattırdığı lezzetler O'nun, bize yaşattığı hayat O'nun, bize bağışladığı bütün sevdiklerimiz O'nun, bizim âşık olduğumuz bütün sevgililerimiz O'nun, bizim sevgilimize götürdüğümüz bütün çiçekler O'nun! Çiçekler O'nun ikrâmı... Mutluluklar O'nun ihsanı... Sevgiler O'nun lütfu... Sevgililer O'nun hediyesi... &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Ama ne yazık ki, insan şükürsüz, insan teşekkürsüz, insan kadir kıymet bilmez, insan sağır davranıyor. Oysa Gerçek Sevgiliyi buluverse insan asla üzülmeyecek, asla keder yüzü görmeyecek, asla efkârlanmayacak ve kâinâtın aşk ve sevgi ritmine ayak uyduracak, gerçek saadeti ve sonsuz mutluluğu yakalayacaktır! Kimdir o Gerçek Sevgili? Allah'tan başka kim olabilir? Öyle ki, Üstad Bedîüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle, her bir isminde binler ihsan defineleri bulunan, bütün sevdiklerimizi sonsuz ihsanlarıyla mutlu eden, binler iyiliklerin ve güzelliklerin kaynağı olan, bin bir isminde bütün güzellik tabakaları gizli bulunan ve Celâl sahibi bir Güzel ve Kemâl sahibi bir Sevgili olarak Kendi Yüce Zâtını bize tanıtan Allah, sonsuz derece aşk ve muhabbete lâyıktır! Bütün kâinât O'nun aşk ve muhabbetiyle mest olmuş ve kendinden geçmiştir!4 Öyleyse insan, Allah'ın hakkı olan sevgi duygusunu mahlûkâta dağıtmamalıdır. Çünkü mahlûkât fânîdir. Oysa o mahlûkâtın üzerinde birer sevgi tomurcuğu halinde gülümseyen nakışlar ve işlemeler Allah'ın bin bir isminin izlerini taşımaktadırlar. Yalnızca Rahmân ismine bir bakalım ki, Cennet bir cilvesi, ebedî saadet bir pırıltısı, dünyadaki bütün lezzetler, rızıklar, nimetler, sevgiler ve sevgililer sadece bir damlasıdır!5 Senin kendini, sevgilini ve bütün sevdiklerini yok olmaktan kurtaran ve hayat üstüne hayat bahşeden, mutluluklar üstüne mutluluklara boğan Allah'ın Rahmân ve Rahîm isimleri elbette sonsuz derece sevilmeye ve aşka lâyıktırlar.6 Öyleyse Allah'ın dışındaki bütün sevgilileri muhakkak Allah için sevmeli, Allah için olmayan sevgileri derhal terk etmeliyiz. Gerçek Sevgili bize hiç de uzak değildir! O'nu ne kadar arıyoruz? Bu gün bilmem ama; yarın ne kadar arayacağız? Hep O'nu arayacağız! Yalnız O'nu!  Dualara vesile olması hasebiyle gönderilmiştir.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;SELÂM ve DUA (Hasan Sami Pala)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;em&gt;Dipnotlar: 1- Enfâl Sûresi: 24 2- Kaf Sûresi: 16 3- Câmiü's-Sağîr, 4/1336 4- Sözler, s. 571 5- Sözler, s. 582 6- Sözler, s. 584&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-4512729267903795396?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/4512729267903795396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=4512729267903795396' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4512729267903795396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4512729267903795396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/02/gercek-sevgiliyi-ne-kadar-aryoruz.html' title='Gerçek Sevgiliyi ne kadar arıyoruz?'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SZn9N3QNC0I/AAAAAAAAALA/FsF4eqw5HXc/s72-c/zuhuri_Ozdemir_Allah.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-4339802952952340587</id><published>2009-02-06T04:18:00.002+02:00</published><updated>2009-02-06T04:35:00.682+02:00</updated><title type='text'>NAMAZ AYNADIR</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SYuetRCti7I/AAAAAAAAAKw/pKj9GtJR73w/s1600-h/namaz.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 372px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299503887037598642" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SYuetRCti7I/AAAAAAAAAKw/pKj9GtJR73w/s400/namaz.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt; NAMAZ AYNADIR&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;Namaz; insanın, dünya Surecinde hangi hayat şeklini, tercih ettiğini gösterir. Çünkü namaz kılan bir insan, namazı ile âlemlerin Rabbi'ne teslim olduğunu anlatır. Namaz, tüm çerçevesi ile tamamen bunu ifade eder. Niyeti, kıblesi, kıyamı, rükûsu, secdesi, sözü, özü... Her ayrıntıda biat, tasdik ve itaat vardır. Teslimiyet biatı, iman tasdiki, hayat itaati gösterir. Namaz, tüm bunların özetidir. Her insanın namazı, o insanın hayatını yansıtır. Namazdan anladığı ne ise, o insanın hayat felsefesi de odur. O insanın hayat felsefesi ne ise, namazı da odur. Ama önemli bir nokta var. Mademki namaz Allah'ımızın emri, namaza bakış açımız da Allah'ımızın dediği gibi olmalıdır. Öyle gelişigüzel algılama yoluna giremeyiz. Bakınız Rabbimiz namazı nasıl algılamamız gerektiğini ayeti kerimeler de şöyle buyuruyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt; Mearic Suresi/31–35 " … Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir. Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir. Onlar namazlarını titizlikle koruyan kimselerdir. İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir." Demek ki namaz kılan bir insan hayatı böyle algılaması gerekiyor. Namazı dosdoğru kıl demedeki hikmette bu olmalı…  Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (as) "namaz, dinin direğidir. Kim onu ayakta tutarsa, dinini ayakta tutmuş olur. Kim onu terk ederse, dinini yıkmış olur." Diyor. Dinimizi ayakta tutmanın yolu, namaz kılmak, ama dosdoğru bir namaz kılmaktır. Mearic ve diğer Sureler üzerinde yoğunlaşarak iman ve hayat üzere bir namaz…  Bazen namaz kıldıkları halde, kaybedenler de var. Çünkü onlar namazı sadece şekil olarak varsaymışlar. Nisa Suresi/142 "Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar." Bunlar, düşünceleri imana göre olmayan &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;insanların namazıdır. Dolayısıyla bu insanların bu havası namazlarına da aksediyor. Hayatlarındaki temel prensipleri Allah'a göre düzenlemeyen insanların namazı da nifak üzere… Başka bir ayette de şöyle buyruluyor. Tevbe Suresi/54 "onların infaklarının kabul edilmesini engelleyen şey (onların) Allah'ı ve Resulünü tanımamaları, namaza ancak isteksizce (üşene üşene) gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken (istemeye istemeye) infak etmeleridir. Hayatlarını Allah'a göre yorumlayan insanlar ise, inandıkları gibi yaşadıkları üzere namazlarını kılarlar, namazları da bunun göstergesi olur. Müminin Suresi/1–5 " müminler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki namazlarında derin saygı içindedirler. Onlar ki, faydasız işlerden ve boş şeylerden yüz çevirirler. …"  &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas) " insanların hırsızlık bakımından en kötüsü namazından çalanlardır." Diyor. Çevresindekiler "bir insan namazından nasıl hırsızlık yapar." dediler. Resulullah(sas) "Namazın rükû ve secdesini tam yapmamak suretiyle." diye cevap verir. Öncelikle rükû ve secde ne manaya geliyor. Bunu düşünmemiz gerekir. Rükû ve secde özet manasıyla Allah'ımıza eğilmek, O'nun her dediğini kabul etmek ve bu emirlere göre yaşamaya söz vermektir. Bir insan Allah'a verdiği sözünde durmuyorsa saatlerce rükû ve secdeden başını hiç kaldırmasa ne olacak? Rükû ve secdesi bir anlam taşımaz. İnsanı diğer canlılardan ayıran tek fark, iradesidir. Bir insan iradesini, Rabbinin iradesine bağlamıyorsa, o insanı Allah'a bağlayan nedir? İnsan iman ile başını eğerek, secdeye vararak Allah'a iradesini bağladığını, O'na göre düşüneceğini, yaşayacağını göstermeli... Hayatı ile de sözünün arkasında olduğunu ispatlamalı. O halde namaz kılmayanlar ne sembolik olarak, ne de pratik olarak bu kararı göstermiş olmazlar. Namaz, ilahi kararlar üzerine kurulmasının yanı sıra, şekilden de kurtarılmalı. Örneğin namazda saf saf durmak önemli... Öyle ki omuzlar birbirine değmeli… Neden? Bunun altında mümin kardeşliği ve işbirliği olmasın. Yürekler hep aynı şekilde çarparken, tek tek veya ayrı ayrı namaz kılmak niye... Ya da İslam kardeşliği suiistimal edilerek namazda omuz omuza değmenin anlamı nedir? Başka bir örnek verelim. Namazlarda ön saflarda durmak daha efdal. Neden? Kim önce gelirse o, öne geçecek. Amaç Allah'ımızın davetine en hızlı bir şekilde icabeti göstermektir. Diyelim hızla namaz pozisyonuna geçiyoruz. Allah'ımızın diğer emirlerine de hızla icabet ediyorsak, demek ki namazdaki mesajı anlamışız demektir. İkinci önemli noktada namazların şekilden kurtarılması olmalıdır. Böylece bizler namazları diriltirken, namazlar da bizleri diriltecek. Artık namazlar olumlu değişimlere lokomotif olacak.  Namazlarımızın farkında olursak, namaz sırasında verdiğimiz ahitleri hatırlamış olacağız. Artık hayatın aktif öznesi olacağız. Namaz, bizi isyana sürükleyecek her türlü kötülüklerden alıkoyacak. Ve bize emanet edilen halifelik bilincine ulaşmış olacağız. Ankebut Suresi/45 " (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor." &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;Ankebut Suresi/2–3 "İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler. Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir. Namazları zinde tutabilmek için kendimizi denetlemeliyiz. Örneğin, hiç düşündünüz mü? Farz namazların yanında fazladan namaz kılmaya neden teşvik ediliyoruz. Gece veya gündüz çok çeşitli nafile namazlar var. Neden bu kadar çok rükû ve secdeye çağrılıyoruz. Bunun altında birçok hikmetlerin yanı sıra şu var sanırım. Çok secdeler, çok rükûlar ve çok kıyamlar bizi bize çağırır. Kendimize çok telkinler vererek dikkatimizi yaratılış amacımıza, ahitlerimize ve kimliğimize çekmek ister. Biliyoruz ki çok hatırlatma insanı uyanık tutar. Dikkatimizin dağılmasını engeller. O halde bizde bu fırsatları kaçırmayalım. Bilincinde olarak namazlarımızı artıralım. Ölümün bir gerçek olduğunu unutmadan, her namazımız sanki son namazımızmış gibi kılar isek de, sanırım kendimizde ruhsal hareketliliği sağlamış oluruz. İnsanların donuk namaz kılmasının en önemli sebeplerinden birisi de duruşlarını ve söylediklerinin ne manaya geldiklerini bilmemeleridir. O halde kendimize bir plan yapalım. Öncelikle Rabbimizin namaz ile ilgili buyurduğu ayetleri bir toplayalım. Bakalım Rabbimiz namaz üzerinde hangi konulara değinmiş. Bu ayetlerde ne gibi mesajlar var. İkincisi peygamberimiz nasıl namaz kılıyormuş. Onun tavsiyeleri nelerdir? Üçüncüsü namaz ile ilgili kaç kitap okuduk. O kitaplar da ne güzel çalışmalar derlenmiş. Bilincimizi uyandıracak ne güzel örneklemeler vardır, kim bilir, değil mi? Dördüncüsü lütfen Müslümanlarla bağımızı koparmayalım. Onlardan bize gelecek pozitif enerjileri kaçırmayalım. Unutmayalım, ancak inananlar, insanların günah işlemesini istemezler. Bu yüzden bize sadece iyiliği tavsiye ederler. Düşünsenize inananlardan başka kim bizim günahımızı umursuyor?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SYues_wSzRI/AAAAAAAAAKo/tnveNeE-0gM/s1600-h/duad0cf23yw4.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299503882396945682" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SYues_wSzRI/AAAAAAAAAKo/tnveNeE-0gM/s400/duad0cf23yw4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;• Günde 40 rek'at namaz kılıyoruz. Bu 40 rek'atın 17'si farz, 3'ü vâcib, 20'si sünnettir.• Bir senede 14.600 rek'at namaz kılıyoruz.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;• Ramazan'da 600 rek'at teravih namazı kılıyoruz.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;• Toplam bir yılda 15.200 rek'at namaz kılmış oluyoruz&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;.• Akşam namazından sonra kılınan evvabin namazı, kuşluk vaktinde kılınan duha namazı, gece kılınan teheccüd namazı gibi nâfile namazlar 15.200 rek'at sayısı dışındadır. Namaz kılan bir mü'min bir günlük namazında neyi ne kadar zikrediyor; hiç düşündünüz mü Gelin orta lama bir rakam çıkaralım: Namaz kılan bir mü'min bir günde en az &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 40 def'a Besmele çekiyor.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt; – 40 def'a Fatiha sûresini okuyor.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt; – 80 def'a Rabb'imizin er-Rahman ismini söylüyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 80 def'a er-Rahim ismini söylüyor.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt; – 213 def'a Allah-u Ekber diyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 120 def'a Sübhane Rabb'iye'l-Azim, diyor.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt; – 240 def'a Sübhane Rabbiye'l-Âlâ, diyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 15 def'a Sübhaneke duâsını okuyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 40 def'a Semi Allahu limen hamideh diyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 40 def'a Rabbena ve leke'l-hamd diyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 40 def'a Âmin (Ya Rabbî! Duâlarımı kabul buyur) diyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 33 def'a Zamm-ı Sûre okuyor.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt; – 21 def'a Ettahiyyatü'yü okuyarak Peygamberimize selâm gönderiyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 21 def'a Kelime-i Şehadet'i söylüyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 26 def'a omuzundaki meleklere ve yanlarındaki Müslümanlara Selâm veriyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 13 def'a Allahümme ente's-Selâmü ve Minke's-Sel âmu Tebârekte ya Zelcelâli ve'l-ikrâm, diyor.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt; – 13 def'a Rabbenâ Âtina, duâsını okuyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 13 def'a Rabbenâğfirli, duâsını okuyor.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt; – 15 def'a Allahümme Salli selâvatını okuyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 15 def'a Allahümme bârik selavatını okuyor. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;– 15 def'a Euzübillâhimineşşeytânirrâcîym diyerek şeytanın şerrinden Allah'a sığınıyor. Bu zikrettiklerimiz sâdece namazın içinde okunanlardır. Namazdan önce ve sonra okunanlar ve tesbihatlar bu rakamların dışındadır. 60 yıl yaşayıp da kulluğunun gereklerini yerine getiren bir mü'minin yaptıklarını ve söylediklerini bu kadar yıl hesabıyla hesaplayın bakalım, ne çıkacak karşınıza.&lt;br /&gt;Rabbim namazı dosdoğru kılanlardan eylesin...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;netten alıntıdır...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-4339802952952340587?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/4339802952952340587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=4339802952952340587' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4339802952952340587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4339802952952340587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/02/namaz-aynadir.html' title='NAMAZ AYNADIR'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SYuetRCti7I/AAAAAAAAAKw/pKj9GtJR73w/s72-c/namaz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-201165270367242868</id><published>2009-01-19T22:17:00.001+02:00</published><updated>2009-01-19T22:47:15.261+02:00</updated><title type='text'>RACHEL</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThihkaUrI/AAAAAAAAAJ4/hg8xDAehCcY/s1600-h/Rachel+Corrie.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293103445310067378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 341px; CURSOR: hand; HEIGHT: 378px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThihkaUrI/AAAAAAAAAJ4/hg8xDAehCcY/s400/Rachel+Corrie.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;RACHEL&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Koca koca gökdelenler, geniş caddeler, türlü türlü eğlence yerleri, parklar, bahçeler. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Geceleri adeta dans eden rengarenk ışıklar, parıltılar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Çeşit çeşit içecekler kolalar, pepsiler, çeşit çeşit yiyecekler , cipsler, burgerler. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Rüyalar ülkesi, insanların hayallerini süsleyen ülke, milyonların gitmek için can attığı, özgürlük ülkesi Amerika. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Gazete ve televizyonlar bize böyle anlatıyor, bizde böyle biliyor böyle tanıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Gencecik henüz 23 yaşında hayatının baharında olan Rachel, böyle bir ülkeyi ve tüm sevdiklerini bırakıp, kuru ekmeğin, içmek için suyun bile zor bulunduğu bir ülkeye, tankların palet sesleri, top sesleri, silah seslerinin durmadığı ülkeye Filistin'e geliyor. Niçin? Yapılması gerekeni milyonlarca Müslüman'ın yapmadığı için, çocukların anne ve babasız kalmaması için, anne ve babaların çocuklarının ölmemesi için, ailelerin evsiz barksız kalmaması için, savaşın değil barışın olması için, göz yaşlarının akmaması için. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Daha doğrusu İNSANLIK için. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bir röportajında bu çocukların evleri yıkılmış, top ve silah sesleriyle büyüyorlar, hepsinin ailesinden birkaç kişi ölmüş, acı çekiyorlar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bu çocuklar için elimden gelen her şeyi yapacağım, diyordu Rachel. Zalimin zulmü devam ediyordu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;İsrailli Yahudiler, yıllardır yaptıkları zulme yenisini katmak için, dozerlerini çalıştırmışlar Filistinlilerin evlerini yıkmaya gidiyorlardı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Rachel , bu zulmü önleyebilmek için, elinde megafon, üzerinde fark edilmemesi imkansız kırmızı bir elbise, dozerin önüne geçiyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;İsrailli Yahudi tonlarca ağırlıktaki dozeri Rachel'in üzerine sürüyor. Rachel dozer paletlerinin altında kalıyor. Bununla yetinmeyen, kalbi bu metal yığınından daha da katı olan Yahudi geri gelip genç bedenin üzerinden bir daha geçiyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Her gün kan karışan Filistin topraklarına Rachel'in kanıda karışıyor. "Filistinli çocuklar için elimden gelini yapacağım" dedi ve hayatını verdi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Ruhun şad olsun, melek yüzlü gül insan. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Dilerim Allah'tan cennetin en güzel mekanlarında yerin olsun. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Renklerin, ırkların, malın mülkün değil insanlığın önemli olduğunu birde sen anlattın bizlere.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Zalimlerin, zorbaların, savaşların ve kötü insanların bolca yer aldığı gazete ve televizyon ekranlarında çok yer bulamasan da, insan olan insanların kalbinde taht kurdun.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Dünyada iyinin ve kötünün savaşı sürüyor, şu an güç Bush, Olmert gibi emperyalist ve Siyonistlerin elinde olsa da mutlaka iyi ve adil insanların eline geçecek. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Hüseyin Bayhan&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThKXewvyI/AAAAAAAAAJw/HN77PrSCFzI/s1600-h/_44370341_cryinggirlap.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293103030285156130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 288px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThKXewvyI/AAAAAAAAAJw/HN77PrSCFzI/s400/_44370341_cryinggirlap.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThKEdUZ_I/AAAAAAAAAJo/YvFYqHlPnS0/s1600-h/Rachel+Corrie1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293103025178830834" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 334px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThKEdUZ_I/AAAAAAAAAJo/YvFYqHlPnS0/s400/Rachel+Corrie1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThJ-F43kI/AAAAAAAAAJg/L4X9IRPGmtY/s1600-h/Rachel_Corrie.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293103023469944386" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 374px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThJ-F43kI/AAAAAAAAAJg/L4X9IRPGmtY/s400/Rachel_Corrie.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filistin davası için hayatını feda eden Amerikalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OLYMPIA/ Amerikalı barış eylemcisi Rachel Corrie, bir Filistinlinin evini yıkmasını engellemeye çalıştığı İsrail buldozerinin altında ezilerek hayatını kaybetti.&lt;br /&gt;Görgü tanıklarına göre 23 yaşındaki Corrie, Gazze kentinde Filistinli bir doktorun evini yıkmaya çalışan İsrail ordusuna ait buldozeri engellemeye çalışırken düşünce, buldozer önce genç kadının üstünden geçti, sonra geri giderek onu tamamen ezdi.&lt;br /&gt;İsrail ordusu olayın bir kaza olduğunu açıklarken, ABD Dışişleri Bakanlığı tam bir soruşturma istedi.&lt;br /&gt;Uluslararası Dayanışma Hareketi adlı bir uluslararası barış eylemcisi grubun üyesi olan Corrie, daha önce ülkesine gönderdiği bir elektronik posta mesajında, 14 Şubat’ta yine Filistinlilerin evini yıkmaya çalışan bir İsrail buldozerine karşı yaptıkları eylem sırasında buldozerin kendilerini nasıl zorla geriye ittiğini ve uluslararası barış eylemcilerinin içine sığındıkları evin duvarını nasıl yıktığını anlatmıştı. (a.a)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXTl3jue3lI/AAAAAAAAAKA/575GOjH4UnQ/s1600-h/43Truth_RachelCorrie.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293108204712943186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 337px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXTl3jue3lI/AAAAAAAAAKA/575GOjH4UnQ/s400/43Truth_RachelCorrie.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-201165270367242868?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/201165270367242868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=201165270367242868' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/201165270367242868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/201165270367242868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/01/rachel.html' title='RACHEL'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXThihkaUrI/AAAAAAAAAJ4/hg8xDAehCcY/s72-c/Rachel+Corrie.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-3801495648505304798</id><published>2009-01-18T05:09:00.001+02:00</published><updated>2009-01-18T05:14:31.916+02:00</updated><title type='text'>AN'I YAŞAMAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXKdiyRatdI/AAAAAAAAAJQ/Dak3dZ5Y5Ls/s1600-h/1533464551d15877da9zf1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292465733049693650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 379px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXKdiyRatdI/AAAAAAAAAJQ/Dak3dZ5Y5Ls/s400/1533464551d15877da9zf1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir  metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.  &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Henüz bebekken 'Dünya benim!' dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçların 'her şeyi bırakıp gidiyorum işte!' dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Baskın yeteneğini fark etmeli sonra. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Azraillin her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Yaratılmışların en güzeli olduğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Evinde kedi, köpek beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.Eşine 'seni çok seviyorum!' demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark etmeli, fark etmeliyiz çok geç olmadan... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti yarın meçhuldür.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;O halde ömür dediğin bir gündür, o da bu gündür !... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;alıntı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-3801495648505304798?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/3801495648505304798/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=3801495648505304798' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3801495648505304798'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3801495648505304798'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/01/ani-yaamak.html' title='AN&apos;I YAŞAMAK'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SXKdiyRatdI/AAAAAAAAAJQ/Dak3dZ5Y5Ls/s72-c/1533464551d15877da9zf1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-2348286891703870387</id><published>2009-01-12T22:49:00.000+02:00</published><updated>2009-01-12T22:52:58.918+02:00</updated><title type='text'>İnsanlar doğasını yaşar...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SWus4McFV4I/AAAAAAAAAJI/XDJ6FV_wF60/s1600-h/akrep_dvmesi_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290512268688447362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 198px; CURSOR: hand; HEIGHT: 306px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SWus4McFV4I/AAAAAAAAAJI/XDJ6FV_wF60/s400/akrep_dvmesi_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;*Akrep*&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;em&gt;*Hintli bir adam suda bata cika ilerlemeye calisan bir akrep gorur. **Onu kurtarmaya karar verir ve parmagini uzatir ama akrep onu sokar. * *Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya calisir ama akrep onu tekrar sokar.*&lt;br /&gt;*Yakinlardaki baska birisi ona, onu surekli sokmaya calisan akrebi kurtarmaya  calismaktan vazgecmesini soyler. Ama Hintli adam soyle   der:**&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;em&gt;"Sokmak akrebin dogasinda vardir. Benim dogamda ise sevmek var.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;em&gt; * *Neden sokmak akrebin dogasinda var diye kendi dogamda olan sevmekten  vazgeceyim?" *&lt;br /&gt; *Sevmekten vazgecmeyin. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;em&gt;Iyiliginizden vazgecmeyin. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;color:#993399;"&gt;&lt;em&gt;* *Etrafinizdaki insanlar sizi soksalar da *&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-2348286891703870387?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/2348286891703870387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=2348286891703870387' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2348286891703870387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2348286891703870387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/01/insanlar-doasn-yaar.html' title='İnsanlar doğasını yaşar...'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SWus4McFV4I/AAAAAAAAAJI/XDJ6FV_wF60/s72-c/akrep_dvmesi_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-710093018995219490</id><published>2009-01-08T17:06:00.000+02:00</published><updated>2009-01-08T17:13:18.675+02:00</updated><title type='text'>Kuran-ı Kerimdeki Son On Sure</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SWYXT1FsGAI/AAAAAAAAAIU/4SKlkcAulV0/s1600-h/kuran-kursu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288940441829120002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 274px; CURSOR: hand; HEIGHT: 335px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SWYXT1FsGAI/AAAAAAAAAIU/4SKlkcAulV0/s400/kuran-kursu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Kuran-ı Kerimdeki Son On Sure&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kuranın Mushaf sırasına göre dizilişini ele alırsak, bu sureyle birlikte Kuran sona eriyor. Özellikle Kuranın sonuna yerleştirilen ve 'son on sure' olarak bilinip yaygın olarak ezberlenen bu sureler böylesi dizilişleri ile Kuranı esaslı bir mesajla sona erdirmektedir. Birçok müfessirin bu surelerin birbirinin devamı olduğunu söylemesinden de ilhamla 'Fil' suresinden 'Nas' suresine kadar 'on surede on mesaj' şöyle özetlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Allah, Kabeyi bir Allah ve insanlık anıtı ( zikra ) yapmak istemekte ve bunun için üzerine titremektedir. ( Fil Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Bu anıtın etrafında insanlığın toplanmasını istemektedir. Bu iş için birleştirecek ve toplayacak ( teqarruş ) öncü bir güç ( Kureyş ) gerekmektedir. Yani artık her çağda birleştirip toplayan kimse, Kureyş o olacaktır. ( Kureyş Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Bu öncü güç, dini ( yolu ) yalanlayanlarla mücadele etmeli, öksüzlere sahip çıkmalı, yoksulların sesi, kimsesizlerin kimsesi olmalıdır. Gösteriş dindarlığından uzak durmalı, yüreğini ortaya koymalıdır. ( Maun Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Eğer böyle yaparlarsa Allahın bol nimetleri ( Kevser ) üzerlerine yağacak, başlangıç da az da olsalar kısa sürede milyonların peşlerinden geldiğini göreceklerdir. ( Kevser Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. İşe, çağın egemen paradigmalarına ( değerler dizisi ) esastan karşı çıkarak, insanlığın vicdanını harekete geçirerek başlamalı ve egemenlerle asla uzlaşmamalıdırlar. Sizin dininiz size, bizimkisi bize demelidirler. ( Kafirun Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Egemen güçlere, para babalarına, dünyayı yöneten tefeci bezirgân takımına doğrudan karşı çıkmalıdırlar. Onların ahtapot gibi dünyanın her yanına yayılmış ellerini kesmeli, kurutmalıdırlar. ( Ebu Leheb Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Eğer böyle yaparlarsa Allah onlarla birlikte olacak, kısa sürede insanların bu yola kitleler halinde girdiklerini göreceklerdir. Allah insanlığın gönüllerini onlara açacaktır. Bu durumda bile yapmaları gereken hamd ile tesbihtir. ( Nasr Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Zira nihai amaç Allahın birliğini ( Tevhid ) ve bütünlüğünü ( Samed ), insanlığın barış içinde birlikte yaşaması ( adalet ), insanoğlunun kula kulluktan kurtarılması ( özgürlük ) davasıdır. ( Tevhid / İhlâs Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Bu amaç dünyanın bir köşesinde nispeten gerçekleşmiş olsa bile iş bitmemektedir. Kötü niyetli kişilere, hile, desise, entrika ve planlara karşı dikkatli olunmalı; para, makam, mevki, şan, şöhret, altın, kadın vs. nefisleri kışkırtan her tür cazibenin vereceği zarardan, kıskançlık ateşiyle yanıp tutuşanların kem gözlerinden Allaha sığınılmalı, onun yolunda bıkmadan, usanmadan yürünmelidir. ( Felak Suresi )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. İnsanlar üzerinde Rablik, İlahlık ve Meliklik taslayanların Allahın özgür ve eşit insanlarını kullaştırmaya / köleleştirmeye kalkmalarına izin verilmemelidir. Hiçbir kişiye, sınıfa, guruba, aileye, hanedana, zümreye, ırka, etnik kökene ayrıcalık tanımadan Allahın en-nas'da ( millet, ümmet, halk ) tecelli edecek olan egemenliği tesis edilmelidir. Kimse kimseye tanrılık kalkışmamalıdır. Bin bir emekle kurulan tevhidin, adaletin ve özgürlüğün toplumun her türünden fitne, fesat, dedikodu, fiskos ve fısıltıyla sarsılmasına ve istikrarın bozulmasına izin verilmemelidir. Bunlardan bizzat ve bilfiil uzak durulmalıdır. Görünür, görünmez tüm şer odaklarına karşı uyanık olunmalıdır… Ondan geldik, onun ile yaşıyoruz ve ona gideceğiz. ( Nas Suresi )&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşayan Kuran Türkçe Meal ve Tefsir / Recep İhsan Eliaçık &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-710093018995219490?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/710093018995219490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=710093018995219490' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/710093018995219490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/710093018995219490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/01/kuran-kerimdeki-son-on-sure.html' title='Kuran-ı Kerimdeki Son On Sure'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SWYXT1FsGAI/AAAAAAAAAIU/4SKlkcAulV0/s72-c/kuran-kursu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-5159952025692560077</id><published>2009-01-01T22:08:00.000+02:00</published><updated>2009-01-01T22:12:30.607+02:00</updated><title type='text'>müzik</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;style type="text/css"&gt;&lt;br /&gt;	&lt;!-- 	#bb_navbar { 		display:block !important; 		position:absolute; 		width: 100%; 		top: 0; 		left: 0; 		z-index:999999; 	} 	 	#bb_navbar #iframe { 		display: block; 	} 	--&gt;&lt;br /&gt;	&lt;/style&gt;&lt;br /&gt;&lt;script src="http://www.blogcu.com/kaynak/js/statik/virgulBar.js" type="text/javascript"&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;o&lt;object width="300" height="340"&gt;&lt;param value="http://media.imeem.com/pl/mNwzs34TU7/" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param value="transparent" name="wmode"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/pl/mNwzs34TU7/" width="300" height="340" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a href="http://www.imeem.com/people/jY_oV_0/playlist/RAkfCvx6/arklar_music_playlist/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/object&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-5159952025692560077?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/5159952025692560077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=5159952025692560077' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5159952025692560077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5159952025692560077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2009/01/mzik.html' title='müzik'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-3508330057073098596</id><published>2008-12-16T22:01:00.000+02:00</published><updated>2008-12-16T22:11:54.817+02:00</updated><title type='text'>***Ya Berr!***‏</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SUgJYf4M2wI/AAAAAAAAAIM/ECc081oojo4/s1600-h/allah7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280480879570639618" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SUgJYf4M2wI/AAAAAAAAAIM/ECc081oojo4/s400/allah7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ya Berr!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Yoktum yokluğumun farkında değildim. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin var eyledin beni. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Anılmıyordum anılmaya değer değildim. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin insan eyledin beni. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Bilmiyordum bilmediğimi bilmiyordum. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin kendini bilir eyledin beni. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İnanmıyordum senin farkında değildim. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin inanlardan eyledin beni.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Kimsesizdim kendime dost arıyordum. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin dostun eyledin beni.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Yetimdim sahibimi arıyordum.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin rahmetine çağırdın beni.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Hatalıyım pişmanlık duyuyorum.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin kapına çağırdın beni.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Yüzüm yok kimseye yaranamıyorum.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin dergahına aldın beni. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Günahım çok senden utanıyorum.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İyilik ettin gufranına boğdun beni. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Senden iyilik istemeye ne hacet. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;İstememi isteyişin zaten iyiliğin değil mi, &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Senden istemeye ne hacet. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Vermek istemeseydin istemeyi vermezdin ki.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Ben sustum Ya Rab sen söyle iyiliğimi.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Senai Demirci&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SUgJYI_8jcI/AAAAAAAAAIE/J4WlO4Dh03g/s1600-h/Allah_lafzi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5280480873429110210" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 383px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SUgJYI_8jcI/AAAAAAAAAIE/J4WlO4Dh03g/s400/Allah_lafzi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-3508330057073098596?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/3508330057073098596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=3508330057073098596' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3508330057073098596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3508330057073098596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/12/ya-berr.html' title='***Ya Berr!***‏'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SUgJYf4M2wI/AAAAAAAAAIM/ECc081oojo4/s72-c/allah7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1956358226200309006</id><published>2008-11-22T23:12:00.000+02:00</published><updated>2008-11-22T23:16:54.381+02:00</updated><title type='text'>İnsan VAV Şeklinde Doğar</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SSh10uzj4CI/AAAAAAAAAH8/3YdE4YsAQKM/s1600-h/vavkk3.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271592912615104546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 262px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SSh10uzj4CI/AAAAAAAAAH8/3YdE4YsAQKM/s400/vavkk3.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;İnsan VAV şeklinde doğar, Bir ara doğrulunca kendini ELİF&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;İnsan VAV şeklinde doğar, Bir ara doğrulunca kendini ELİF sanır&lt;br /&gt;İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.&lt;br /&gt;Kulluğun manası VAV'dadır, ELİF uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.&lt;br /&gt;O yüzden Lafz-ı ilahi ELİF'le başlar. ELİF kainatın anahtarıdır, VAV kainattır.&lt;br /&gt;Rabbi VAV gibi mütevazi olsun ister kulları.&lt;br /&gt;Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü ELİF'te kalmıştır.&lt;br /&gt;İbrahim ateşte VAV'dır, Nemrut bizzat ateşe odun.&lt;br /&gt;Yunus, VAV olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.&lt;br /&gt;İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.&lt;br /&gt;Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?&lt;br /&gt;VAV'ın ELİF'le münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengesi de o kadar düzgündür.&lt;br /&gt;Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.&lt;br /&gt;Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.Evvelde ELİF'tir, bir ilahi nefesle ahirde VAV olur kainat.&lt;br /&gt;Manayı bilmeyenler VAV diyemez VAV derler..Buna anlamca vaveyla denir.Yani VAV olamadıkları için feryad edenlerin halidir.&lt;br /&gt;ELİF bir ağaç ve insan onun dalıdır.Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.&lt;br /&gt;Her biri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. VAV olur o ağacın gölgesine sığınır.Ve ALLAH insana seslenir, Peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem VAV ol der insana.&lt;br /&gt;"Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. ALLAH'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara ALLAH rahmet edecektir. ALLAH şüphesiz güçlüdür, hakimdir."&lt;br /&gt;Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;&lt;br /&gt;"Sabır ve namazla ALLAH'tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar ve ALLAH'a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir"&lt;br /&gt;Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.&lt;br /&gt;İşte o ayet: "Secde et, yaklaş!"&lt;br /&gt;Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.&lt;br /&gt;Secde et, VAV ol, vay dememek için la şey olan insan her şey demek olan Rabbinin önünde…!&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;(Hakan Türkyılmaz'dan alıntıdır)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1956358226200309006?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1956358226200309006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1956358226200309006' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1956358226200309006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1956358226200309006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/11/insan-vav-eklinde-doar-bir-ara.html' title='İnsan VAV Şeklinde Doğar'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SSh10uzj4CI/AAAAAAAAAH8/3YdE4YsAQKM/s72-c/vavkk3.png' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1058690506771153027</id><published>2008-11-19T04:03:00.000+02:00</published><updated>2008-11-19T04:15:24.403+02:00</updated><title type='text'>sıkıntınız mı var? 5 dk.nızı ayırın...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SSN2QeL6-0I/AAAAAAAAAH0/X5u7FKbgHiY/s1600-h/t09rw6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270186014306663234" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 303px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SSN2QeL6-0I/AAAAAAAAAH0/X5u7FKbgHiY/s400/t09rw6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Yıkık, perişansınız.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Çoğunluk size küsmüş gibi. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Yalnızsınız. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Herkes benden uzak, herkes bana kırgın düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor: &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;'Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı'(Duha-3) &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Kim kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Rabbim terk etmiyor, kırılmıyor ya, ne gam! ...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Bu ne büyük ferahlık değil mi?...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Başınızda ağır bir dert var. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Sanki bu sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;İşte o an ayet yetişiyor imdada:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;'Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var! '(İnşirah-5/6)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Garantiyi veren Allah !... &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği 'mutlaka' ifadesi ile pekiştirilip ikna olalım diye iki kere tekrarlanıyor. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu, çözümün sorunda gizli olduğunu da fısıldıyor. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş: &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;'Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş' Maddi sıkıntınız hat safhada. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;İflas ettiniz...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Sıfırı tükettiniz yani. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde boğulurken ayet size yeni bir ümit veriyor: '&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allahdilerse lütfuyla sizi zengin kılar. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.' (Tevbe-28 ) &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Bir yakınınız ölümcül hastalıkla yatağa düştü. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Doktorlar fazlaca ümit vermiyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Gerçek ortada iken moral vermeye çalışmak sanki sahte davranmak gibi geliyor size. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Ciddi bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak moral verebilesiniz. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Eyyub Nebi var Kuran'da... &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate kavuşmuş.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Onun hali size dayanak oluyor: &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida etmişti:'&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki, temiz akıllılar için bir ibret olsun.' (Sad-41/43)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Bir tutamak arıyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Ayet el veriyor size:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;'Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda hayırlıdır. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Allah bilir, siz bilmezsiniz.' (Bakara-216)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Rabbimiz , Rasülümüz Muhammed(s.a.v) , Kitabımız Kuran , Yolumuz Sırat-ı Müstakim!... Bizden bahtiyarı yok dünyada! ...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Her ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın zafer ve başarı bizim. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#003300;"&gt;Bunu da kafadan söylemiyoruz, Kuran konuşuyor:Vel Akıbetü lil Muttakin (Kasas-83):&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#003300;"&gt;Akıbet(hayırlı son, güzel sonuç) Müttakiler (takvayı kuşananlar, korunanlar, inanca sarılanlar) içindir!...--&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SSN2QG5TR-I/AAAAAAAAAHs/MDbsQLAWvko/s1600-h/IMG_0177.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270186008054548450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SSN2QG5TR-I/AAAAAAAAAHs/MDbsQLAWvko/s400/IMG_0177.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1058690506771153027?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1058690506771153027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1058690506771153027' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1058690506771153027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1058690506771153027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/11/skntnz-m-var-5-dknz-ayrn.html' title='sıkıntınız mı var? 5 dk.nızı ayırın...'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SSN2QeL6-0I/AAAAAAAAAH0/X5u7FKbgHiY/s72-c/t09rw6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-2285328192782136783</id><published>2008-11-12T21:40:00.000+02:00</published><updated>2008-11-12T22:04:39.043+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRs1qQGgarI/AAAAAAAAAHU/F0Z4sxK3i2M/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267863189132962482" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 202px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRs1qQGgarI/AAAAAAAAAHU/F0Z4sxK3i2M/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Modernleşen Hayat Ve Çocuklar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;em&gt;Bizim çocukluğumuz köyde geçmişti, onlar çok güzel günlerdi, çocukluk aslında her zaman güzeldir. Çok eskiden demeyeceğim, bizim çocukluğumuzda, daha köylere siyah-beyaz televizyonlar gelmemişken köy evlerinde toplanırdık. Komşular akrabalar gelir onlar sohbetler eder bizde o tatlı sohbetleri dinlerdik bazen de çeşitli oyunlar oynardık. Kimi zaman da annelerimiz, ninelerimiz, dedelerimiz bize gece yarılarına dek süren destanlar, efsaneler ve hikâyeler anlatırlardı. Biz onları zevkle dinlerdik. Namaz kılmayı ve dualar öğretmeyi de ihmal etmezlerdi.&lt;br /&gt;Ama her şeye rağmen çocukluk çok güzeldi yoksulluğa, fakirliğe rağmen yavan ekmek yemek bile insana lezzet verirdi. Eski çocuklar, belki bizden öncekiler daha da kanaatkârlardı ama bizde birçok konuda küçük şeylerle mutlu olan, bir lastik ayakkabı alındığında sevinen, bir kazağımız olduğunda onunla yatan bir nesildik. Hele birde oyuncak arabamız olduğunda bizden mutlu olan biri yoktu. Bu günler belki yokluktu gariplikti ama her şeyiyle güzeldi o günleri özlemiyorum desem yalan olur.&lt;br /&gt;Yazın köyde işler çok fazla olduğundan çocuklar ya tarlada çalışmak ya da birkaç hayvanın ardında çobanlık yapmak zorundadır. Yazın tarlalarda, kırlarda ve bayırlarda geçerdi günlerimiz. Kuş yuvaların yerlerini öğrenmek bizim için çok gurur verici bir şeydi, yuvaya zarar gelmemesine çok özen gösterirdik. Hatta arkadaşlarımıza yuvayı anlatırken yuvada yumurta varsa taşlar var eğer yavru varsa pamuk var derdik, bu aramızda bir şifre idi nedeni de karıncalar böcekler duyup yuvaya zarar vermesinden korkardık. Yuvanın yıkılmaması çocuklar için o kadar önemliydi. Geçenlerde gazetelerde okuduğum bir haber beni derinden etkiledi. Haberde ülkemizde boşanmaların inanılmaz derecede yükseldiğinden bu boşanmaların yüzde yüzlere çıktığından bahsediyordu. Aklıma yuvası yıkılan çocuklar geldi. Bir kuşun yuvasının yıkılamaması için onca özen gösteren çocuk psikolojisi kendi yuvasının dağılmasını nasıl kaldırabilir, açılan derin yaraların tamiri mümkün mü? Acaba nedir bizi bu duruma sürükleyen?&lt;br /&gt;Gel zaman, git zaman. İnsanlar yavaş yavaş modern yaşama geçtiler. Önceleri radyo girmeye başladı köylere ve güzelim masalların anlatıldığı evlere. Radyo yine belirli saatlerde kapanmayı bildi ve evimizin en güzide köşesindeki yerinde durdu hep. Ama radyo gerektiğinde susmasını bilen ağırbaşlı bir insan edasıyla yaşamını sürdürdü bizimle. O da gece yarılarına kadar süren sohbetlere, eğlencelere ve masal toplantılarımıza bizim gibi sessizce katıldı. Onu hep sevip saydık.&lt;br /&gt;Radyonun bu saltanatı kuşaklar boyu sürmedi. Köylere çok yavaş da olsa televizyon girmeye başladı. Televizyonlar bildiğiniz gibi renkli yayın yapmıyordu. Ekran koruyucu camının durumuna göre renk veriyordu ama koruyucu camı kaldırdığımızda da gözleri kamaştıran siyah ve beyaz renklerinden başka bir şey kalmazdı. Ama bu da bizim o güzelim sohbet, oyun masalarımızı çalmaya yetti de arttı bile. Evlerde masal sohbetleri için yapılan toplantılar yerini ekran karşısındaki sessiz bekleyişe bıraktı. Modernleşme daha da hızlanarak renkli yayın verilmeye başlandı ve bir zamanların satın alınamayan siyah-beyaz ekranları da nostalji olup hızla kayboldular piyasadan. Ama gelin görün ki televizyon, radyo gibi uslu durmadı köşesinde. Mıknatıs gibi insanları kendine çekti. İşten güçten, çiftten-çubuktan etti. Sözü, sohbeti ve masallarımızı bitirdi. Hatta yuvamızı, benliğimizi ve insanlığımızı da bitirdi.&lt;br /&gt;Bu zamanda çocuklar, televizyonun karşısından kalkıp oyun bile oynayamıyorlar, oyunlar sanal, sevgiler sanal, lezzetler sanal, maalesef çocukların sosyal hayatı ve arkadaşlık ortamı bile sanal, inşallah gençlerimiz geçmişini unutmadan özünü kaybetmeden teknoloji ile barışık bilimin ve teknolojinin zirvelerine ulaşırlar.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;Hüseyin BAYHAN22 Eylül 2007&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRs1pfOYt5I/AAAAAAAAAHE/jCp6E5Utarw/s1600-h/d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceli.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267863176012674962" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 232px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRs1pfOYt5I/AAAAAAAAAHE/jCp6E5Utarw/s400/d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceli.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRs1qrbXVuI/AAAAAAAAAHc/1PkJ0fiyEKY/s1600-h/kardesler.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267863196468205282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 273px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRs1qrbXVuI/AAAAAAAAAHc/1PkJ0fiyEKY/s400/kardesler.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-2285328192782136783?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/2285328192782136783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=2285328192782136783' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2285328192782136783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2285328192782136783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/11/modernleen-hayat-ve-ocuklar-bizim.html' title=''/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRs1qQGgarI/AAAAAAAAAHU/F0Z4sxK3i2M/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-7090948886659357674</id><published>2008-11-06T03:35:00.000+02:00</published><updated>2008-11-06T03:46:02.182+02:00</updated><title type='text'>Su gibi..</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRJKg046YdI/AAAAAAAAAG8/f4uEUhFOXbA/s1600-h/su2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5265352842163151314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRJKg046YdI/AAAAAAAAAG8/f4uEUhFOXbA/s400/su2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt; Su gibi..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Şimdi sen su olduğunu düşün.. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Şimdi sen su olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Tükenmez... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak, dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani; seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Unutma! Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Gürültünün parçası olursun sadece. Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünküÿ; su nasılsa burada, lüzum yok ki suyu kana kana içmeye diye düsünürler... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi! Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, hep sabahın en sakin anını bekledi suyun durgun yerlerini bulabilmek için, gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler. Onlar için en uygun olan ve kendi istedikleri zamanda... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sen, hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Ama su gibi yaşatıcı ol, su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!.. Sen bir su ol... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ama rahmet ol, afet değil! Su isen tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma, ocaklarını söndürme, sana felaket denmesin! Su isen bir bardağa sığabil ki; damarlara giresin!.. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Su yüce Allahın insanlar için yarattığı en büyük nimetlerden biri... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Suya benzediğini unutma! Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu da unutma. Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de kiyametler koparıcı olabileceğini unutma... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Unutma; senin işin rahmet olmak, afet değil ! Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene. Ve yaşayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve kaçılan olursun; seller, afetler gibi... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Tercih elindeydi hep ve hep de senin ellerinde olacak... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ya tutmayı öğreneceksin dilini veya hiç durmadan konuştuğun için, sadece bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara! Ama yapman gereken şu, değil mi? Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini. Düşüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını. Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu düşüneceksin... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ve konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az ama en uygun kelimeleri seçmeye çalışacaksın... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ahmak olmayan yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, vakit yaklaştığında, vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi, sen de fikrini bildireceğin kişinin kıyıya yanaşmasını bekleyeceksin!.. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Demeyeceksinki, ben canım isteyince giderim iskeleye, vapur da o saniyede gelmek zorunda!.. Demeyeceksin ki, aklıma geleni aklıma geldiği biçimde söylerim. Karşımdaki de değil duymak, değil dinlemek, anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda!.. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın, ama maalesef değil... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ağzını açıp şelaleden dökülen suyu içmeye çalışan bir tavşan gördün mü hiç ?.. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Veya önüne çıikan ağaçları dahi sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye uğraşan bir ceylan gördün mü ? Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler, beyni olan her yaratık gibi! Hadi... Sen şimdi su olduğunu düşün, ve kendini su gibi hisset... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu hatırla... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ama yine su gibi bir küçük bardağın içine sığdır ki kendini; girebilmeyi öğren insanların damarlarına. Hayat ver... &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Vazgeçilmez ol !!..&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;alıntıdır..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRJKgMk5fDI/AAAAAAAAAGs/VJgEz7E10Qg/s1600-h/su.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5265352831341788210" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 279px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRJKgMk5fDI/AAAAAAAAAGs/VJgEz7E10Qg/s400/su.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-7090948886659357674?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/7090948886659357674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=7090948886659357674' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7090948886659357674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7090948886659357674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/11/su-gibi.html' title='Su gibi..'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SRJKg046YdI/AAAAAAAAAG8/f4uEUhFOXbA/s72-c/su2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-936303627643981493</id><published>2008-10-18T00:19:00.000+03:00</published><updated>2008-10-18T00:38:10.148+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SPkB6_jqTdI/AAAAAAAAAGc/VJ7qQX2tqoU/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5258236152936811986" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SPkB6_jqTdI/AAAAAAAAAGc/VJ7qQX2tqoU/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;Cenab-ı Hakk'ın hangi ismine aynasınız?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Cenab-ı &lt;span style="color:#006600;"&gt;Hak&lt;/span&gt;, insanı güzel isimlerine ayna yapmıştır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Bize düşen görev o aynayı &lt;span style="color:#006600;"&gt;H&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;akk'ın &lt;/span&gt;yolunda silmek, pak etmektir.  Çünkü ayna kirli ise karşısındaki en güzel sureti bile puslu gösterir. &lt;br /&gt;Acaba hiç düşündük mü evlilik hayatımızda O'nun (cc) hangi ismine ayna oluyoruz? &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Evet, eşinizi sevin, hem de çok sevin ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Vedud"&lt;/span&gt; ismi, tecelli etsin üzerinizde. Onun acılarını yüreğinizde hissedin, dertlerini dert bilin. Ne kadar şefkatli ve merhametli olursanız Cenab-ı &lt;span style="color:#009900;"&gt;Hakk'ın &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;"Rahman"&lt;/span&gt; ve &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Rahim"&lt;/span&gt; isimlerine o kadar çok ayna olursunuz. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Eşiniz, hoşunuza gitmeyen bir davranışta bulunduğunda günlerce ona karşı kin tutmayıp, her fırsatta yüzüne vurmayarak affedin ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Gaffar"&lt;/span&gt; ve &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Gafur"&lt;/span&gt; ismi, İşlediği kusur ve hatalarını başkalarına şikâyet ederek anlatmak yerine örtün ki, &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;"Settar"&lt;/span&gt; ismi, &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Gücünüz nispetinde cömert davranıp, paraları bankada tutup eşinizi tek kuruşa hasret bırakmayın ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Cevvad"&lt;/span&gt; ismi, &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Eşinizin hak ve hukukunu koruyup, gözetin ki, "&lt;span style="color:#990000;"&gt;Müheymin"&lt;/span&gt; ismi ayna olsun. Fedakâr olun. Bununsa karşılığını eşinizden ziyade Allah'tan bekleyin. Ona lütuflarda bulunun ki, &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;"Latif"&lt;/span&gt; ve &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Vehhab"&lt;/span&gt; ismi, &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Onun mutlu olmasına engel olmak yerine mutluluk yollarını açın ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Fettah"&lt;/span&gt; ismi ayna olsun. Kulağınızı şikâyetlerine tıkamayın. "Bana ne o senin problemin" diyerek sıkıntılarından kaçmayın. Sözlerini işitin, şikâyetlerini duyun, isteklerini yerine getirin ki,&lt;span style="color:#990000;"&gt; "Semi"&lt;/span&gt; ismi, Çaresizliğini görmemezlikten gelmeyin. Sevinçlerini, kederlerini ve ihtiyaçlarını görün ki,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt; &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Basir"&lt;/span&gt; ismi, &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;"Benim sıkıntım benim başımdan aşıyor. Bir de senin sıkıntılarınla mı uğraşayım?" demeyip, onun sıkıntılarından haberdar olun ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Habir"&lt;/span&gt; ismi, Olumsuz bir davranışı karşısında hemen "Sen zaten hep böyle yanlış yaparsın." diyerek yargılamakta acele etmeyin yumuşak davnanın ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Halim"&lt;/span&gt; ismi, İstemeden hep verici olun ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Kerim"&lt;/span&gt; ismi, &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Sorularını cevaplayın, ihtiyaçlarını yerine getirin ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Mucib"&lt;/span&gt; ismi, Yapamadığı ve size başvurduğu işlerini yapın ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Vekil"&lt;/span&gt; ismi ayna olsun. İşten gelir gelmez TV'nin karşısına geçip oturmayın. Kafanızı gazeteye gömmeyin. Eşinizle candan dost ve arkadaş olun ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Veliyy"&lt;/span&gt; ve &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Enis"&lt;/span&gt; ismi, Eşinizin bir gömleğinizi ütülemesinden, sevdiğiniz bir yemeği yapmasına kadar "Aman canım bu senin görevin. Zaten yapmak zorundasın." demek yerine yaptığı iyilikleri takdir edip teşekkür edin ki, &lt;span style="color:#990000;"&gt;"Hamid"&lt;/span&gt; ismi ayna olsun.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;GÜLAY ATASOY 26 Eylül 2008, Cuma&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SPkB68b1sCI/AAAAAAAAAGk/B5XBMh6PRSA/s1600-h/Allah.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5258236152098697250" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SPkB68b1sCI/AAAAAAAAAGk/B5XBMh6PRSA/s400/Allah.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-936303627643981493?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/936303627643981493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=936303627643981493' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/936303627643981493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/936303627643981493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/10/cenab-hakkn-hangi-ismine-aynasnz-cenab.html' title=''/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SPkB6_jqTdI/AAAAAAAAAGc/VJ7qQX2tqoU/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-6030696778979074086</id><published>2008-09-14T05:11:00.000+03:00</published><updated>2008-09-14T05:13:54.335+03:00</updated><title type='text'>vazgeçilmezlere.....</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMxy6HuAP8I/AAAAAAAAAGU/SCiSRLcqTZo/s1600-h/osm_mezar_taslari2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245694008809766850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMxy6HuAP8I/AAAAAAAAAGU/SCiSRLcqTZo/s400/osm_mezar_taslari2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;vazgeçilmezlere.....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Bir gün bir doktora, "gerginlik ve tedirginlikten" şikâyetçi olan bir hasta gelmiş Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş Doktor,&lt;br /&gt;— Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? diye sormuş Adam,&lt;br /&gt;— Onları yalnız ben yapabilirim; bütün işler bana bakıyor! diye cevap vermiş Doktor,&lt;br /&gt;— Sana bir reçete vereceğim Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor! diyerek, yazıp eline vermiş&lt;br /&gt;Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış Reçetede, "Her gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin" yazıyormuş Hasta adam;&lt;br /&gt;— Yürüyüşü anladık ama; neden mezarlık? diye sormuş Doktor,&lt;br /&gt;— Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkân olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş&lt;br /&gt;Evet, bulundukları noktada kendilerini "vazgeçilmez" gören; halbuki orada, problem çözmek yerine problemin bir parçası olduğunun farkına varmayan insanlar için de, doktorun reçetesi geçerli değil mi?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-6030696778979074086?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/6030696778979074086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=6030696778979074086' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/6030696778979074086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/6030696778979074086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/09/vazgeilmezlere.html' title='vazgeçilmezlere.....'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMxy6HuAP8I/AAAAAAAAAGU/SCiSRLcqTZo/s72-c/osm_mezar_taslari2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1679167806827306803</id><published>2008-09-14T04:43:00.000+03:00</published><updated>2008-09-14T04:50:22.789+03:00</updated><title type='text'>İnsanlar Hakkında Hüküm Verirken</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMxtcgEcFCI/AAAAAAAAAGE/6YYszeFSDsY/s1600-h/274214-Mango-tree-0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245688002392101922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMxtcgEcFCI/AAAAAAAAAGE/6YYszeFSDsY/s400/274214-Mango-tree-0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;İnsanlar Hakkında Hüküm Verirken&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;Bilgeliğine şüphe duyulmayan bir adam çocukların hayat boyu sürecek bir ders vermek istiyordu. Oğullarının öncelikle insanlar ve hayatta hemen her konuda çabuk hüküm ve karar vermenin yanlışlığını öğretmek istiyordu.Bir gün dört oğlunu yanına çağırdı. En büyük oğluna, ülke dışını kış mevsiminde çıkıp bir mango ağacını görüp incelemesini istedi. Daha küçük oğluna bahar mevsiminde yolculuğa çıkıp bir mango ağacını görüp incelemesini istedi. Üçüncü sırdaki büyük oğluna da yaz mevsiminde yola çıkıp göreceği mango ağacını iyice incelemesini istedi. Oğullarının en küçüğüne ise sonbaharda yolculuğa çıkıp göreceği mango ağacını incelemesini söyledi. Mevsimler geldi geçti ve bütün oğulları yolculuklarını tamamladılar. Bilge baba bütün çocuklarını yanına çağırdı ve:&lt;br /&gt;- Haydi, şimdi de görüp incelediğiniz mango ağacının özelliklerini bana anlatın, dedi.&lt;br /&gt;Kışın yolculuğa çıkan en büyük oğlu:- Baba, ağaç sanki yanmış, kuru bir kütük gibiydi.&lt;br /&gt;Ondan daha küçük olan, bahar mevsiminde yolculuğa çıkan oğul söze başladı ve:-Ağabeyim dediği yanlış, ağacın yemyeşil yaprakları her tarafını sarmıştı, dedi.&lt;br /&gt;Üçüncü sıradaki oğul ise ağabeylerine itiraz ederek,- Sizin söylediğiniz gibi değildi, dedi, ağaç gül gibi güzel çiçeklerle donanmıştı.&lt;br /&gt;Sıra en küçüğüne gelişti, o bütün ağabeylerine itiraz etti ve:- Siz hepiniz ne gördünüz bilmiyorsunuz, ağacın meyveleri vardı, ben tattım, tadı armudun tadına benziyordu, ağaçta armut ağacına benziyordu, dedi.&lt;br /&gt;Şimdi konuşma sırası bilge babaya gelmişti. Bilge baba konuşmaya başladı ve şöyle dedi:&lt;br /&gt;-Oğullarım, aslında hepiniz doğru söylüyorsunuz. Çünkü ağacı ayrı mevsimlerde gördünüz. İşte size hayat boyu aklınızda bulunması için öğüdümü vermek istiyorum: İnsanların hal ve tutum ve davranışları hakkında hüküm verirken, o insanların her mevsimini, her yönünü bilip bilmediğinizden iyice emin olduktan sonra karar verin!..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMxtcuCS2bI/AAAAAAAAAGM/bl3DJadNRok/s1600-h/MeyvelerinFaydalari_mangos.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5245688006141204914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMxtcuCS2bI/AAAAAAAAAGM/bl3DJadNRok/s400/MeyvelerinFaydalari_mangos.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1679167806827306803?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1679167806827306803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1679167806827306803' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1679167806827306803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1679167806827306803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/09/insanlar-hakknda-hkm-verirken.html' title='İnsanlar Hakkında Hüküm Verirken'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMxtcgEcFCI/AAAAAAAAAGE/6YYszeFSDsY/s72-c/274214-Mango-tree-0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-8488098890001318764</id><published>2008-09-10T19:10:00.000+03:00</published><updated>2008-09-10T19:17:23.404+03:00</updated><title type='text'>Mutluluk recetesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMfyqSNFWNI/AAAAAAAAAF0/2T-xiaK7ZLI/s1600-h/_-_ebru_ve_hat.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5244427099351374034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMfyqSNFWNI/AAAAAAAAAF0/2T-xiaK7ZLI/s400/_-_ebru_ve_hat.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Amr Halid anlatıyor:&lt;br /&gt;“Bir gün bir arkadaşım dedi ki bana;-Eşimi görmeye bile dayanamıyorum artık! Çok itici geliyor, yüzüne bile bakmak istemiyorum..O’na dedim ki; -Bak sana sihirli bir reçete söyleyeceğim, uygula bunu, sonuç alacaksın inşaAllah..-Yok dedi, artık hiçbirşey fayda etmez, bitti bu iş!Israr ettim, razı oldu.. 1 ay sonra geldiğinde gözleri parlıyordu;“Haklıymışsın” dedi..”Kalplerimizi toplayan Rabbime şükürler olsun” :)&lt;br /&gt;Evet bu SİHİRLİ REÇETE yi uygulayalım inşaAllah..Hiç değilse şu ramazan boyunca..Sadece eşler arasında değil, tüm aile bireylerini kapsıyor, herkes için, bu formül..Anne-baba ve diğer aile üyeleriyle muamelede, gençler için de geçerli mesela..&lt;br /&gt;Ne yazık ki; Şu asırda adeta elimizden kayıyor tüm değerlerimiz.. Batının albenili tuzakları bir bir çeliyor can tanelerimizi.. Bir bir avlanıyor taptaze yürekler pusudaki avcılarca:(&lt;br /&gt;“Elimizde bir tek aile kaldı” derken, o da gitti gidiyor malum :( Bir şeyler yapmalıyız acilen..Bu son kale de elden gitmeden bir şeyler yapmalıyız geç kalmadan..İşte efendim, bu reçete bunun için hazırlanmış; Hedef Aile&lt;br /&gt;İlk iş nedir? Aile içi alakaları pekiştirmek. Nasıl olacak bu? Aile içi alakalarımızı mutlaka düzeltecek, ailemizi muhafaza edeceğiz..İşte bunu başarırsak, tek tek aileler dirilirse-kurtarılırsa, ancak gelecekten umutlu olabiliriz!Efendimiz aleyhisselam bir hadislerinde şöyle buyurmustur; "Dünyada manevi cennete girmeyen, ahiret cennetine giremez." Bu hadisten öğreniyoruz ki insan hangi durum veya şartlarda olursa olsun, düşünebiliyorsa hala, mutlaka mutlu olacağı bir şeyler vardır demektir.&lt;br /&gt;Gelin evlerimizi CENNETLERİMİZ yapalım!..&lt;br /&gt;“Ailemle birlikte Allah’a ibadet edeceğim! “Evet hep birlikte, topluca!Ailemizle; Birlikte namaz kılacağız..Birlikte dua edeceğiz.. Birlikte Kur’an okuyacağız.. Rabbimize birlikte şükür edeceğiz Ve her “elhamdülillah” ta, Rabbimizin bize nimetlerini, O’nun tarafından nimetlendirildiğimizi düşüneceğiz.&lt;br /&gt;Evet SİHİRLİ REÇETE :&lt;br /&gt;Ailemle:1-Birlikte Kur’an okuyacağız; çeyrek hizb bile olsa2-Birlikte namaz kılacağız; 2 rekat bile olsa3-Birlikte Rabbimizi zikredeceğiz, 2 dakika bile olsa4-Birlikte dua edeceğiz; Kendi kelimelerimizle-dilimiz döndüğünce 2 kelime bile olsa5-Birlikte bir aileyi iftar ettireceğiz; Ama yemeklerin hazırlanmasına tüm aile katkıda bulunacak ve yemekten sonra sohbet, cay molası namazlar ve tekrar sohbet ve benzeri etkinliklerle zenginleştirebilinir.&lt;br /&gt;Bakın ondan sonra nasıl Rabbimizin rahmeti iniyor tek tek evlerimize..Nasıl olmazları Olduruyor Rabbim..Nasıl CENNET ten bir köşe oluyor evlerimiz..Kalpler nasıl ısınıyor, nasıl diriliyor çöle dönmüş yürekler..&lt;br /&gt;Deneyin!Hiç değilse şu ramazan boyunca..Sonuca siz de inanamayacaksınız!..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMfyqe8H9XI/AAAAAAAAAF8/bFsA6XV60-A/s1600-h/w_Resimleri_-_ebru_ve_hat.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5244427102769902962" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMfyqe8H9XI/AAAAAAAAAF8/bFsA6XV60-A/s400/w_Resimleri_-_ebru_ve_hat.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-8488098890001318764?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/8488098890001318764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=8488098890001318764' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/8488098890001318764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/8488098890001318764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/09/mutluluk-recetesi.html' title='Mutluluk recetesi'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SMfyqSNFWNI/AAAAAAAAAF0/2T-xiaK7ZLI/s72-c/_-_ebru_ve_hat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1429910750743262730</id><published>2008-08-30T16:24:00.000+03:00</published><updated>2008-08-30T16:29:39.719+03:00</updated><title type='text'>Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SLlK76VTnGI/AAAAAAAAAFM/f4KyGha7FyQ/s1600-h/grnt013ua8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5240302034553642082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SLlK76VTnGI/AAAAAAAAAFM/f4KyGha7FyQ/s400/grnt013ua8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bir gün bir taksiye atladım ve havaalanından hareket ettik. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önümüze çıktı. Taksi şoförü sert bir şekilde frene bastı, kaydı ve diğer arabaya çarpmaktan milim farkıyla kurtuldu.Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya ve küfretmeye başladı.Taksi şoförü ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı. Ve gerçekten çok arkadaşçaydı.Sordum: 'Neden bunu yaptığınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastaneye gönderecekti.' Taksi şoförü bana, şimdi 'Çöp Kamyonu Kanunu' dediğim şeyi öğretti.Şoför pek çok insanın çöp kamyonu gibi olduğunu açıkladı. Her tarafta çöp dolu olarak dolanıyorlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı dolular. Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin üzerinize bırakabilirler.Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın.İşin ana fikri şu ki, başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler. Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla 'size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.'Hayat %10 onuyla ne yaptığınız, %90 onu nasıl alıp karşıladığınızdır.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sevgiyle kalın,alıntı...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SLlK8CyJiVI/AAAAAAAAAFU/M6urYm-B53E/s1600-h/2_kalp_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5240302036822100306" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SLlK8CyJiVI/AAAAAAAAAFU/M6urYm-B53E/s400/2_kalp_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1429910750743262730?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1429910750743262730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1429910750743262730' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1429910750743262730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1429910750743262730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/08/yzn-gnee-dnen-insan-glge-grmez.html' title='Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez...'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SLlK76VTnGI/AAAAAAAAAFM/f4KyGha7FyQ/s72-c/grnt013ua8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-3619024643520544267</id><published>2008-08-22T17:00:00.000+03:00</published><updated>2008-08-22T17:16:23.580+03:00</updated><title type='text'>EDEB</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SK7JIX7A3HI/AAAAAAAAAE0/JDpakXrXF-o/s1600-h/FaRooQ-20071027192006.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237344562376137842" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SK7JIX7A3HI/AAAAAAAAAE0/JDpakXrXF-o/s400/FaRooQ-20071027192006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;Allah'ı sevmek, Allah'a gitmek istiyorsan, maddi ve mânevi her işinde edeb ile gir, irfan ile çıkmaya çalış.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Beni Rabbim edeblendirdi. Ve ne güzel edebledi. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Âdemoğlunun edebden nasibi yoksa, insanlıktan çıkar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeble süslenmeyen akıl, silâhsız kahramandır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb: Aklın dıştan görünüşüdür.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb: Eline, diline ve beline sahip olmaktır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeblerin anası, az konuşmaktır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb olmadıkça asalet düzelmez. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb, şeytanı öldüren bir silahtır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb, en hayırlı sanattır. Hakk'a giden yolun azığıdır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb, olgunlaşmanın ilk şartıdır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edebi terk eden, ârif değildir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edebden mahrum olanları halk dışlar. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edebi olmayanın güvenilir ilmi yoktur. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Hakikatten maksat, ancak edebdir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Hakiki edeb, nefsi terk etmektir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Ayıplarınızı edeble örtünüz. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Hakiki güzellik, ilim ve edeb güzelliğidir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- insanın ziyneti, edebin tamamıdır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Evlâdına edeb öğretmeyen, düşmanlarını sevindirir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Ruhen yükselmek, ancak edeble mümkündür. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Akıllı, edebi edebsizden öğrenir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- ilim şerefi ve edeble Âdem, melekten üstün oldu. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- şeytan, Allah'ın huzurundan edebi terk ettiği için kovulmuştur. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SK7JIu1K0jI/AAAAAAAAAFE/Gov7ffwoZ6k/s1600-h/cemofset_25_04.jpg"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237344568525640242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" height="401" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SK7JIu1K0jI/AAAAAAAAAFE/Gov7ffwoZ6k/s400/cemofset_25_04.jpg" width="328" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb dışı hareketler, feyzi keser. Ve sahibini sultanın gönlünden uzaklaştırır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Sohbet bir cesettir. Edeb ise, o cesedin ruhu ve güzelliğidir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- imanın hakikatine ermek için, yakîn bilgi; yakîn için, ihlâslı amel; ihlâslı amel için, farzları edâ; farzları eda için, sünneti tatbik; sünneti tatbik etmek için de, edebi korumak lâzımdır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb; insanı her türlü hatadan koruyan bilgi ve prensiplere sahip olmaktır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Her şey çoğaldıkça ucuzlar. Fakat edeb çoğaldıkça, değeri artar. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb, kendisinden yükseğini çok görmemek, kendisinden aşağısını da hor görmemektir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Alimlerin edebi ile edeblenmeyen, sünnet ve hadisle edeblenemez. Sünnet ve hadisle edeblenemeyen de âyet ve Kuran'la edeblenemez.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb güzelliği, kişiyi nesebe muhtaç etmez. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb, insanı utanılacak şeylerden koruyan melektir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb, Rasûlullahın sünnetine uygun hareket etmektir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edebden daha üstün şeref yoktur. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb kaidelerinin en alt derecesi, bir kimsenin, cehaletini sezdiği yerde durup, onu gidermesidir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- ilim elde etmek isteyen, edebli olsun. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- iyi amel sahibi olmak isteyen, edebli bir şekilde ilim sahibi olmaya baksın. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Muhabbet ehli, sevgi işinde iyi niyete sahip oldukça, edebleri artmaya başlar. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edeb, nefsi gerektiği şekilde terbiye etmek ve güzel ahlâk ile süslemektir. - Edeb, insanın mutlak bir fazilet kaynağıdır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Cennetteki makamlara, amel ve edeble ulaşılır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;- Edebin dostları: Hayâ, Samimiyet, Teslimiyet, Muhabbet, Niyet, itaat, Gayret, Sohbet ve Hizmettir&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SK7JIrD7MgI/AAAAAAAAAE8/dfY-0dyiePk/s1600-h/Hattat_Hseyin_ksz_-_Celi_Sls_Levha_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237344567513788930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SK7JIrD7MgI/AAAAAAAAAE8/dfY-0dyiePk/s400/Hattat_Hseyin_ksz_-_Celi_Sls_Levha_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-3619024643520544267?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/3619024643520544267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=3619024643520544267' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3619024643520544267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3619024643520544267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/08/edeb.html' title='EDEB'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SK7JIX7A3HI/AAAAAAAAAE0/JDpakXrXF-o/s72-c/FaRooQ-20071027192006.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1275107131350945426</id><published>2008-08-06T16:17:00.000+03:00</published><updated>2008-08-06T16:21:31.755+03:00</updated><title type='text'>ÜSTAD NECİP FAZIL'IN GENÇLİGE HİTABESİ</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmk4LNu67I/AAAAAAAAAEM/qqAO5fb8NcU/s1600-h/surdagedik2yg6qp6%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231393727157562290" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmk4LNu67I/AAAAAAAAAEM/qqAO5fb8NcU/s400/surdagedik2yg6qp6%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; GENÇLİĞE HİTABE&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik..."Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!"&lt;br /&gt;şuurunda bir gençlik...Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre... Birincisi iki buçuk asır...&lt;br /&gt; Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet...İkincisi üç asır...&lt;br /&gt; Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet.. Üçüncüsü bir asır... Allahın, Kur'an'ında&lt;br /&gt;"belhümadal - hayvandan aşağı"&lt;br /&gt;dediği cücetaklitçilere ve batı dünyasına esaret... Ya dördüncüsü ?... Son yarım asır!..&lt;br /&gt;İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle,&lt;br /&gt; madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında&lt;br /&gt;ebedi helake mahkumiyet...&lt;br /&gt; İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören...&lt;br /&gt;Bunları,yükseltici aşk, süründürücü satıhçılık,&lt;br /&gt;çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür&lt;br /&gt;diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi...&lt;br /&gt; Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni&lt;br /&gt; bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik...Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle&lt;br /&gt;bütün "dikey"leri "ya tay" hale getirecek bir çığlık kopararak&lt;br /&gt;"mukaddes emaneti ne yaptınız?"&lt;br /&gt;diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının,evinin,&lt;br /&gt;kininin, kalbinin dâvacısı bir gençlik... Halka değil, Hakka inanan,&lt;br /&gt; meclisinin duvarında "Hakimiyet Hakkındır"&lt;br /&gt; düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan&lt;br /&gt;ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik...Emekçiye "Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar&lt;br /&gt; sen kendine acıyamaz, kendini koruyamazsın.!&lt;br /&gt;Ama sen de, zulüm gördüğün iddiasıyla,&lt;br /&gt;kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan&lt;br /&gt; daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta&lt;br /&gt;başı boş bırakılamazsın!" diyecek... Kapitaliste ise "Allah buyruğunu ve Resul emrini&lt;br /&gt;kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça&lt;br /&gt;serbest nefes bile alamazsın!" ihtarını edecek...Kökü ezelde ve dalıi ebedde bir sistemin, aşkına,vecdine,&lt;br /&gt;diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrâkine sahip bir gençlik...Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan&lt;br /&gt;ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa&lt;br /&gt;çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı,&lt;br /&gt;Türk'ün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı&lt;br /&gt;adamında bulduğunu sandığı şeyi,&lt;br /&gt;o mübarek oluş sırrını,her sistem ve mez hebe ortada&lt;br /&gt; ne kadar illet varsa devasının&lt;br /&gt; ve ne kadar cennet hayâli varsa hakikatinin,&lt;br /&gt;İslâmda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna,&lt;br /&gt; İslâm âlemine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik... "Kim var?" diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan&lt;br /&gt;fert fert "ben varım!" cevabını verici,&lt;br /&gt; her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur!"&lt;br /&gt;fikrini besleyici bir dâva ahlakına kaynak bir gençlik... Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi&lt;br /&gt;cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nispette usule,&lt;br /&gt;stratejiye uygun bir gençlik...Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta,&lt;br /&gt;ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin;&lt;br /&gt;ve gerçek kahramanlık madeniyle sahtesini ayırdetmekte&lt;br /&gt;kuyumcu ustası bir gençlik... Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü,&lt;br /&gt;yalancı ders kitabı,dema gog politikacısı,çıkartma kâğıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı,takma diş fabrikası,&lt;br /&gt; fuhuş albümü gazetesi,mümin zindanı mâbedi,&lt;br /&gt;temeli yıkık ailesi, hasılı kendisini yetiştirecek&lt;br /&gt;bütün cemiyet müesseselerinden&lt;br /&gt;aldığı zehirli tesiri üzerinden atabilecek,&lt;br /&gt;kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar&lt;br /&gt;nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı&lt;br /&gt;içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik... Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa,&lt;br /&gt;gelmiş ve geçmiş bütün eski mümin nesillerden hiçbirini&lt;br /&gt; beğenmeyecek, onlara "siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş&lt;br /&gt;marka müslümanlarısınız !&lt;br /&gt;Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden&lt;br /&gt;hiçbiri başımıza gelmezdi!" diyecek ve gerçek&lt;br /&gt; müslümanlığın "na sıl" ını ve "ne idüğü" nü&lt;br /&gt;her haliyle gösterecek bir gençlik... Tek cümleyle, Allahın, kâinatı yüzü suyu ,&lt;br /&gt;hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezâyı bütün yıldızlariyle&lt;br /&gt; manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak,&lt;br /&gt;ve O'ndan başka hiçbir tutamak,dayanak, sığınak&lt;br /&gt; tanımayacak ve O'nun düşmanlarını ancak kubur&lt;br /&gt;farelerine lâyık bir muameleye tâbi tutacak bir genç lik...İşte bu gençliği, bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum.&lt;br /&gt;Şekillenmesi,billurlaşması için 30 küsur yıldır, devrimbazlık kodamanların viski çektiği kamış borularla kalemime&lt;br /&gt;ciğerîmden kan çekerek yırtındığım, paralandığım ve&lt;br /&gt;zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında,&lt;br /&gt;uykusuz,su suz, ekmeksiz,başımı secdeye mıhlayıp bir ömür&lt;br /&gt; Allaha hamd etme makamındayım. Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken,&lt;br /&gt; Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da&lt;br /&gt;gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!&lt;br /&gt;Allahın selâmı üzerine oIsun... Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;Necip Fazıl KISAKÜREK&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmk4FhtP0I/AAAAAAAAAEU/ky5m_W0GMmU/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231393725630725954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmk4FhtP0I/AAAAAAAAAEU/ky5m_W0GMmU/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1275107131350945426?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1275107131350945426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1275107131350945426' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1275107131350945426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1275107131350945426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/08/stad-necip-fazilin-genlige-hitabesi.html' title='ÜSTAD NECİP FAZIL&apos;IN GENÇLİGE HİTABESİ'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmk4LNu67I/AAAAAAAAAEM/qqAO5fb8NcU/s72-c/surdagedik2yg6qp6%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-5419942815594606421</id><published>2008-08-06T15:56:00.000+03:00</published><updated>2008-08-06T16:12:09.287+03:00</updated><title type='text'>Dedim ki; Çok Yalnızım…</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmhfBJlh2I/AAAAAAAAAD8/ttmw1s13bTc/s1600-h/kuran-i-kerim-sureleri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231389996424202082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmhfBJlh2I/AAAAAAAAAD8/ttmw1s13bTc/s400/kuran-i-kerim-sureleri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedim: Çok yalnızım.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedin: ... فَإِنِّي قَرِيبٌ Ben ki sana çok yakınım. Bakara–186&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedim: Evet biliyorum sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedin: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Araf–205 &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedim: Buda senin yardımını ister&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedin: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ ALLAH'IN sizi bağışlamasını istemez misiniz? Nur–22&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedin: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ (Öyleyse)Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir. Hud–90&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt; Dedim: Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım? Dedin:أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ ALLAH'IN, kullarının tövbesini kabul edeceğini… Ve ALLAH'IN tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi? Tevbe–104 Dedim: Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedin: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ (2) غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِِ ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir. Ğafir-2/3 &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedim: Bunca günahım var,hangisinin tövbesini yapayım?!Dedin: إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًاALLAH bütün günahları bağışlayandır. Zümer–53&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedim: Yani yine gelsem yine beni bağışlar mısın? &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedin: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ ALLAH' tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur. Ali İmran–135&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedim: Ne kadar güzelsin ALLAH'IM! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedin: إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Birden 'İlahım ve Rabbim benim senden başka kimim var' dedim. Sen de أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ 'ALLAH kuluna yetmez mi?' (Zümer–36) &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;dedin. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedim: Sen ki beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim? &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Dedin: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا (41) وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (42) هُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا Ey inananlar! ALLAH'I çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen O'dur. Melekleri de size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir. Ahzap–41/43. Kendi kendime dedim: ALLAH'IM seni çok seviyorum.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231389997060948658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmhfDhZgrI/AAAAAAAAAEE/oEMBSu8LkEA/s400/79726273lj6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-5419942815594606421?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/5419942815594606421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=5419942815594606421' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5419942815594606421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5419942815594606421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/08/dedim-ki-ok-yalnzm.html' title='Dedim ki; Çok Yalnızım…'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJmhfBJlh2I/AAAAAAAAAD8/ttmw1s13bTc/s72-c/kuran-i-kerim-sureleri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-133766286745761872</id><published>2008-08-05T15:02:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:30.211+02:00</updated><title type='text'>Bu bedeli kullar ödeyemez</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJhBaXU4kFI/AAAAAAAAAD0/wTFsaNSZblg/s1600-h/berber.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231002888384843858" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJhBaXU4kFI/AAAAAAAAAD0/wTFsaNSZblg/s400/berber.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Bu bedeli kullar ödeyemez&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Evliyalardan birisine bir gün, "Efendim, İhlas hususunda en çok etkilendiğiniz bir olay yaşadınız mı?" diye sorarlar.&lt;br /&gt;"Evet yaşadım" buyurur ve devam eder, Mekke-i Mükerreme'de altın kesemi kaybetmiş, parasız kalmıştım. Basra'dan para bekliyordum ama gelmemişti. Saçım sakalım çok uzamıştı. Bir berbere girdim, (Param yok, Allah rızası için saçlarımı düzeltebilir misin?) diye sordum.&lt;br /&gt;Berber o anda birini tıraş ediyordu. Hemen adamın yanındaki boş koltuğu gösterip, otur buraya dedi ve onu bırakıp beni tıraş etmeye başladı. Adam itiraz etti. Berber, kusura bakmayınız efendim dedi, sizi ücreti mukabilinde tıraş ediyorum. Ama bu genç Allah rızası için istedi, Allah için olan işler önceliklidir ve bir bedeli yoktur yani Allah için olan işin bedelini kullar ödeyemez ve bilemez dedi.&lt;br /&gt;Berber tıraştan sonra, cebime zorla birkaç altın sokuşturdu, acil ihtiyaçlarını karşılarsın, imkanım bu kadar kusura bakma dedi. Aradan birkaç gün geçti, beklediğim para geldi. Ona bir kese altın götürdüm. Asla alamam dedi ve ekledi, Allah için olan işin bedelini kullar ödeyemez demedim mi ben, var git işine, Allah selamet versin.&lt;br /&gt;Helalleşip ondan ayrıldım ama tam kırk senedir ona dua ediyorum, ona dua etmeye doyamıyorum, gece kalkıp dua ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bugün ALLAH rızasını kazanmak için Ne yaptınız? Düşünsenize...! Asra yemin olsun ki insanlar hüsrandadır. Ancak birbirine sabrı ve hak'kı tavsiye edenler müstesna(Asr Suresi) &lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-133766286745761872?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/133766286745761872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=133766286745761872' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/133766286745761872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/133766286745761872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/08/bu-bedeli-kullar-deyemez.html' title='Bu bedeli kullar ödeyemez'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJhBaXU4kFI/AAAAAAAAAD0/wTFsaNSZblg/s72-c/berber.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-5078010162940934605</id><published>2008-08-04T00:58:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:30.760+02:00</updated><title type='text'>Açık ve Kapalı Kapılar</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJYrMR9fYiI/AAAAAAAAADc/I-VtCusLiv0/s1600-h/sonkapi_normal_wp25l4dk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5230415507217146402" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJYrMR9fYiI/AAAAAAAAADc/I-VtCusLiv0/s400/sonkapi_normal_wp25l4dk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt; Sıra sıra kapılar...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Kimi kırık, kimi açık, kimi kapalı..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Kiminden girmeyi bile aklımızdan geçirmediğimiz..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Kimine davet edilmeden girdiğimiz.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Hep kapılardan gireriz, hep kapıları kapatırız başka bir yere gittiğimiz zaman..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Kimi zaman açık bırakırız kapıları, kimi zaman gittiğimiz yerdeki kapıları açık bulmak isteriz..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Kapalı kapılar, merak celbeder..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Bazen ülfete meylettirir..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Bazen de yorulmak, emek vermek istemeyiz, sadece açık kapıları tercih ederiz..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Ama hayatta hem açık kapıların hem hiç açılmamış olanların bir anlamı bir değeri vardır..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Bazen bizden önce yoldan geçen, açık bırakmış, bazen anahtarı elimize bırakıp gitmiştir..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Sühuletle takip ederiz izleri, kolayca buluruz yolumuzu ve girdiğimiz kapıda huzura kavuşuruz..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Bazen, birileri açık kalması gereken kapılara bizden evvel ulaşıp, kapatmış, üstüne kilit vurmuş, anahtarını da bir yerlere gizlemiştir..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;O zaman da emek gösteririz, mücadele ederiz, bazen yardım isteriz, ve nihayetinde zorluklarla açılmış kapılardan içeri gireriz..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Yolumuza devam ederiz...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Bu kapıda da ayrı bir huzur, ayrı bir hikmet, ayrı bir yol buluruz..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;İşte böyle, giderken dünyanın başka başka yerlerinde, gezinirken başka başka halet-i ruhiyelerde, bir açarız, bir kapatırız kapıları..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Hayra götürecek kapıları ardına dek açmak,Bir hayır çıkmayacağını düşündüğümüz kapılardan kaçınmak, kapılarını sıkı sıkıya kapatmak gerek yolumuzda ilerlerken..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Kapılara şöyle bir bakmak, aralamak, temkinli olmak gerek..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;Bakarsınız, kapı kapıyı aralar...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;alıntı&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJYrMku2CmI/AAAAAAAAADk/ZJNaZEFB1fg/s1600-h/10061024beh080-full.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5230415512255990370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJYrMku2CmI/AAAAAAAAADk/ZJNaZEFB1fg/s400/10061024beh080-full.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt; &lt;strong&gt;***Kapılarınız mumlu kilitlerle açılmamak üzere kapalı&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;olmasın!**&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;em&gt;Kapalı kapılar var hayatımızda..Nicedir açmadığımız, bilerek kapattığımız, üstüne kör;mumlu bir kilit vurduğumuz kapılar..Bazen açmaya korktuğumuz, bazen ardındakilerle yüzleşmekten çekindiğimiz kapılar..Eski bir dostluk bazen, eskiden yapıp ettiklerimiz bazen..Eski "biz", eskimeyen izlerimiz..Kapıların ardında kalan..Hayatımızdan uzak durmasını istediklerimiz.Cesaretimizdir bu bazen, bazen yenilgimiz..Bazen hayretimiz, bazen isteklerimiz.Ne çok kapıyı kapattık dostlar, ne çok kapı kapandı yüzümüze.Nasıl kapılar açıldı, kapattıklarımızın yerine?...Masumiyeti, insafı kapatan insanlar gördüm, üzerlerine kör bir kilit taktıklarını..Anahtarlarını da dipsiz kuyuya attıklarını..Nice erdemin üzerine kapatılan kapıların yerine, ardına kadar zevk-ü sefanın ışıltılı kapılarının açıldığına şahit oldu bu yeryüzü..Kendisini sevenlerin üzerine kapılar çarptı yeryüzünde kimileri..Kimileri kendini gelip geçici "dünya"ya kapattı..Dünya, sadece kendisi için yaşayanlara en büyük kapalı kapı oldu...Kapattık bazı kapıları dostlar…kör bir kilit vurduk üzerlerine..Şimdi açılırlar mı yeniden, en tılsımlı sözleri söylesek?..Yahut yeni kapılar açsak, kaybettiklerimizin peşine düşsek..Kör kilitli kapıları açmak gerek dostlar..Biraz cesaret gerek belki..Gerçeklerle yüzleşmeye cesaret, gerçekleri kabullenmeye cesaret..Ve gayret, ve gayret…&lt;br /&gt;Sevgiyle çaldığınız tüm kapıların ardına dek açılması dileğiyle…&lt;br /&gt;                                                                                     Fettah isminin ışığına varıp kalp gözümüzü körleyen perdeleri açalım...                                                                                                                            Eşikte bekletmeyelim kimseyi ve kapıları açalım ...                                                                                                                            Küsmeyelim kimseye ve kapıları hep aralık bırakalım ...                                                                                                                            Her sözümüzü Fettah isminin sırrıyla açalım...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJYrMqXidII/AAAAAAAAADs/DzquieLLI-A/s1600-h/bf4eaeb2b3hz9dt8sl5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5230415513768850562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJYrMqXidII/AAAAAAAAADs/DzquieLLI-A/s400/bf4eaeb2b3hz9dt8sl5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-5078010162940934605?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/5078010162940934605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=5078010162940934605' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5078010162940934605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5078010162940934605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/08/ak-ve-kapal-kaplar.html' title='Açık ve Kapalı Kapılar'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJYrMR9fYiI/AAAAAAAAADc/I-VtCusLiv0/s72-c/sonkapi_normal_wp25l4dk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-3509960261051584838</id><published>2008-08-02T17:05:00.001+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:31.076+02:00</updated><title type='text'>AHDE VEFA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJRp88YfpaI/AAAAAAAAADU/IohP3jz2nY8/s1600-h/27d8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229921563005920674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJRp88YfpaI/AAAAAAAAADU/IohP3jz2nY8/s400/27d8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#339999;"&gt;&lt;em&gt;AHDE VEFA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki :-          Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek :&lt;br /&gt;-          Söyledikleri doğru mu diye sorar. &lt;br /&gt;Suçlanan genç der ki :&lt;br /&gt;-          Evet doğru.  &lt;br /&gt;Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalım nasıl oldu diye sorar. Genç anlatmaya başlar:&lt;br /&gt;-        -  Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım. Ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Affedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor. Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım. Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı, atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, babası öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret, dedi. Hz Ömer:&lt;br /&gt;-          Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam. Madem suçunu da kabul ettin, dedi. Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:&lt;br /&gt;-          Efendim bir özrüm var, diyerek konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;-         Ben memleketinde zengin bir insanım, babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum, der. &lt;br /&gt;Hz. Ömer der ki:&lt;br /&gt;-          Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki?&lt;br /&gt;Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar, der ki:&lt;br /&gt;-          Bu zat benim yerime kalır. O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As' dan başkası değildir. Hz. Ömer Amr'a dönerek:&lt;br /&gt;-          Ey Amr, delikanlıyı duydun, der. O yüce sahabe:&lt;br /&gt;-          Evet, ben kefilim, der ve genç adam serbest bırakılır. Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz. Ömer'e çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As'a verilecek idam yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir der ki:&lt;br /&gt;-          Bu kefil babam olsa fark etmez cezayı infaz ederim. Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki:&lt;br /&gt;-          Biz de sözümün arkasındayız. Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki:&lt;br /&gt;-          Evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin vardı neden geldin?&lt;br /&gt;Genç vakurla başını kaldırır ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan):&lt;br /&gt;-          'AHDE VEFASIZLIK ETTI' demeyesiniz diye geldim der. Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As'a der ki:&lt;br /&gt;-         Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun, nasıl oldu onun yerine kefil oldun?. Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen razı olsun, vakurla kanımızı donduracak bir cevap verir:&lt;br /&gt;-          Bu kadar insanın içerisinden beni seçti.'İNSANLIK ÖLDÜ 'dedirtmemek için kabul ettim, der. Sıra gençlere gelir, derler ki:&lt;br /&gt;-          Biz bu davadan vazgeçiyoruz.&lt;br /&gt;Bu sözün üzerine Hz Ömer:&lt;br /&gt;-          Biraz evvel babamızın kani yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz, der. Gençlerin cevabı da dehşetlidir:&lt;br /&gt;-          MERHAMETLİ İNSAN KALMADI' DEMEYESINIZ DİYE…&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-3509960261051584838?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/3509960261051584838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=3509960261051584838' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3509960261051584838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/3509960261051584838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/08/ahde-vefa.html' title='AHDE VEFA'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJRp88YfpaI/AAAAAAAAADU/IohP3jz2nY8/s72-c/27d8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-5706581571583693219</id><published>2008-08-01T16:42:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:32.004+02:00</updated><title type='text'>İmtihanlar Diyarında SABIR ve DUA ile Yürümek</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJMVMESLTuI/AAAAAAAAAC8/Swj5f6rDGiY/s1600-h/elizanys0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229546889359871714" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJMVMESLTuI/AAAAAAAAAC8/Swj5f6rDGiY/s320/elizanys0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;Dünya…&lt;br /&gt;Türlü çilelerle insan neslinin sınandığı en zorlu mekan…&lt;br /&gt;Belki de ona imtihanlar diyarı demeliyiz. Çünkü burada yaşanan musibet ve belalar, muson yağmurları kadar etkili olur. Bazen öyle yağar ki etraf sele döner; hem de her önüne geleni götürecek kadar azgın bir sele…&lt;br /&gt;Dedik ya; burası imtihanlar diyarı. Herkes farklı şekillerde imtihan oluyor. Her ademin farklı çilesi var bu diyarda. Kimi açlık, kimi korku, kimi malı veya canıyla sınanıyor. Rabbimiz bu gerçeği;&lt;br /&gt;"Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz"[1]&lt;br /&gt;diye teyit etmektedir. Hele hele Mü'min iseniz, yani inandığınızı iddia ediyorsanız bu musibetler size öz anneden kardeş gibidirler. Yanınızdan asla ayrılmaz, sizinle uyur sizinle uyanırlar. Çünkü Mü'min olmak, diğer bir ifadeyle cennete talip olmak türlü sıkıntı ve çileyi peşinen kabullenmek anlamına gelir. Çünkü;&lt;br /&gt;Allah müminlerin,canlarını ve mallarını, cennet karşılığında satın almış [2] ve buyurmuştur ki;"İnsanlar imtihandan geçirilmeden, sadece 'iman ettik' demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar"[3]&lt;br /&gt;O nedenle Müslüman çile adamıdır. An gelir ezilir an gelir üzülür, fakat asla ümitsizliğe kapılmaz, asla yılgınlık göstermez, mücadelecilik ruhundan asla ödün vermez.Peki musibet ve bela yağmurlarının oluşturduğu o büyük sel baskınından korunmak mümkün değil mi?&lt;br /&gt;Mümkün elbette…&lt;br /&gt;Yanınızda her ihtimale karşı bir adet sabır simidiyle bir parça dua kemendi bulunduruyorsanız telaşlanıp korkmayın, zira yırttınız demektir. Sevgili Peygamberimiz öyle buyuruyor:&lt;br /&gt;Sabır ile dua müminin ne güzel silahıdır.[4]&lt;br /&gt;"Ya Allah!" deyip tutunun sabrın kollarına, ardından fırlatın dua kemendini selamet ikliminin kıyısına, sonra yönelin Cenab-ı Zülcelal'e bütün içtenliğinizle. Bakın nasıl da yeniden doğmuş gibi ferahlayacaksınız. İç dünyanızda nasıl da bayram şarkıları yankılanacak.&lt;br /&gt;Bırakın musibetler başınızdan aşağı doğru yağmaya devam etsin. Bırakın alem, ateş topu olup peşinize takılsın. Hiçbiri sizi eskisi gibi etkileyemez! Ateşin zarar veremediği İbrahim Peygamber kadar güvendesiniz artık. Çünkü Siz Sabûr olan Hak Teâla'ya güvenip sabrettiniz, O'na yönelip yalvardınız.&lt;br /&gt;Doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir. [5] O sabredenleri sever. [6]&lt;br /&gt;Eğer yanınızda sabır simidiyle dua kemendi taşıma gibi bir alışkanlığınız yoksa ve Hakk'a olan güveniniz pamuk ipliğine bağlıysa, o zaman akıntının savurduğu yöne doğru sürüklenmeye hazır olun.&lt;br /&gt;Siz sürüklenirken iç dünyanızda anaforlar oluşur; tıpkı okyanuslardaki gibi, büyük ve ölümcül… Boğuluyorum zannedersiniz kendinizi. Ruhunuz daralır, benziniz solar, bakışlarınız sabitleşir. Artık maneviyat ikliminize, şimdilerin bunalım dediği ruh hali çöreklenmiştir. Bitkin dudaklarınızdan son bir gayretle imdat çığlıkları yükselir:&lt;br /&gt;"Kurtarın n'olur!.."&lt;br /&gt;Allâh-u Teâla'dan başka kurtarıcınız var mıdır ki sizi kurtarsın?&lt;br /&gt;Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı Müslüman olarak al. [7]&lt;br /&gt;Amin.&lt;br /&gt;[1] Bakara 2/155[2] Tevbe 9/111[3] Ankebût 20/2[4] Künuzü'l-Hakayık, Deylemi[5] Enfal 8/46[6] Al-i İmra 3/146[7] A'raf 7/126&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;01 Ağustos 2008 Cuma 08:54 tarihinde saadet kıyak &lt;saadetkiyak@gmail.com&gt;yazdı:&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJMVMVqEu4I/AAAAAAAAADE/QDW6sg9NIIE/s1600-h/img03893on4si.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229546894023506818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJMVMVqEu4I/AAAAAAAAADE/QDW6sg9NIIE/s320/img03893on4si.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJMVMRli7FI/AAAAAAAAADM/6h-S-lTVaik/s1600-h/weloveyoumohammed5cx6pj.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229546892930772050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJMVMRli7FI/AAAAAAAAADM/6h-S-lTVaik/s320/weloveyoumohammed5cx6pj.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-5706581571583693219?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/5706581571583693219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=5706581571583693219' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5706581571583693219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5706581571583693219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/08/imtihanlar-diyarnda-sabir-ve-dua-ile.html' title='İmtihanlar Diyarında SABIR ve DUA ile Yürümek'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJMVMESLTuI/AAAAAAAAAC8/Swj5f6rDGiY/s72-c/elizanys0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-2078954159557826808</id><published>2008-08-01T03:18:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:32.577+02:00</updated><title type='text'>***Hayırlı Cumalar...***</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJJXMYZjM5I/AAAAAAAAACk/gkHWMxy0560/s1600-h/24sf.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229337987550229394" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJJXMYZjM5I/AAAAAAAAACk/gkHWMxy0560/s320/24sf.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Renklerin toprağından fışkıran derin coşku, yağmurlarla buluştuğunda yüreğin tufandan kurtulduğu gün;&lt;br /&gt;seher soluklu Cuma…&lt;br /&gt;Canın coştuğu, ruhun kanatlandığı, gönlün güllerle güldüğü günde; zaman ötesinden kokular getirir zaman…&lt;br /&gt;Sürgün saatleri serinletir melekût meltemler…&lt;br /&gt;Mana maddenin önünde gizem kapılarını açar;&lt;br /&gt;her şey anlam değerini dillendirir… Dilekler, dualar yükselir durmadan, saat-i icabeyi yakalamak için…&lt;br /&gt;Cumanın kalbini yakalayanın kalbi duaları kabul olunur…&lt;br /&gt;Ne isterseniz cevap verilir; düğümler çözülür, dertler dağılır, hayata renk gelir, renklere hayat…&lt;br /&gt;Ubudiyet dua renkleriyle süzülür gönlün gökkuşağına…&lt;br /&gt;Kulluk toprağından yükselen tefekkür çiçekleri güneşin renklerini görür ve gösterir…&lt;br /&gt;Bereket yağmurlar yağar Rahmet bulutlarından… Toprağın kokusuyla, gökkuşağı renkleri coşku kuşlarını uçurtur sekine kanatlarıyla;&lt;br /&gt;Dağların, denizlerin ötesinde, yıldızların yetişemediği, galaksilerin göremediği yöne doğru…&lt;br /&gt;Kalp, cumanın kalbiyle bütünleşmiş, yönsüz ve zamansız iklimlerde renkleri ve kokuları geride bırakmış yitik yurdunu arıyordur; sonsuz saadet…&lt;br /&gt;Latif ve Alim olan Rabbimiz dünya saadetiniz için Cuma'yı vesile kılsın, ahirette size ve tüm sevdiklerinize "Cuma Yamaçları" nasip etsin...&lt;br /&gt;Hayırlı Cumalar...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüseyin BAYHAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJJXMlMOdgI/AAAAAAAAACs/QSgY1zUmvTI/s1600-h/3000000000370012.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229337990984005122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJJXMlMOdgI/AAAAAAAAACs/QSgY1zUmvTI/s320/3000000000370012.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJJXM9cEyII/AAAAAAAAAC0/8Oof0R-v3AY/s1600-h/9j4l21bmd2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229337997492930690" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJJXM9cEyII/AAAAAAAAAC0/8Oof0R-v3AY/s320/9j4l21bmd2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-2078954159557826808?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/2078954159557826808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=2078954159557826808' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2078954159557826808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/2078954159557826808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/07/hayrl-cumalar.html' title='***Hayırlı Cumalar...***'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJJXMYZjM5I/AAAAAAAAACk/gkHWMxy0560/s72-c/24sf.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-4620088038769876468</id><published>2008-07-31T15:58:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:32.978+02:00</updated><title type='text'>İlahi buyruk böyleydi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJG3R4VcyzI/AAAAAAAAACc/jZRTdnK7kPk/s1600-h/normalnur36yy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229162160161868594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJG3R4VcyzI/AAAAAAAAACc/jZRTdnK7kPk/s320/normalnur36yy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;İlahi buyruk böyleydi; İnin oradan Adem ve Havva ile geldik asil diyardan Şeytan dedik, sınav dedik,gurbet dedik,İblis bile anladı da bir insan anlamadı bizi Bin yıl anlattık belki anlar diye,yeniden kurduk dünyayı , bindik gemiye Sel dedik, tufan dedik, Nuh dedik,sular bile anladı da bir insan anlamadı bizi Dolaştık durduk Ortadoğunun çöllerinde, put kırdık bayramın orta yerinde Hacer dedik, İsmail dedik, İbrahim dedik,ateş bile anladı da bir insan anlamadı bizi Yusufla çıktık ortaya Mısırdan, Ademin ruhunu üfledik zindandan Züleyha dedik, rüya dedik, hazine dedik, kuyular bile anladı da bir insan anlamadı bizi Kırk bin köleyle denize sürdük atımızı,kırk yıl çöllerde aradık andımızı Tur dedik, asa dedik, Musa dedik, denizler bile anladı da bir insan anlamdı bizi Kölelere yalvardık yedi kuşak, dost aradık bucak bucak Sofra dedik, mihrap dedik, Zekkeriya dedik, ağaç kovukları bile anladı da bir insan anlamadı bizi Süleymanla taht kurduk Kudüse, karıncaya sorduk içini döktü bize Baston kuruttuk, Belkısı çağırdık, hüdhüd dedik,kuşlar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Daha bebekken konuştuk, çaredir sandık, 12 dostla karanlığı sıvadık Ruh dedik, Meryem dedik, İsa dedik, çarmıhlar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Güneşe yol aradık çoluk çocuk, çok yangınlar söndürdü bu soluk Ashab-ı Kehf ile yine onu sorduk, Ölüm dedik, düğün dedik, koç dedik, alevler bile anladı da bir insan anlamadı bizi Şehre çıktık yedi gençle, yine başkaldırdık Ashab-ı Kehfle İlah dedik, Rab dedik, en büyük dedik, mağaralar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Dağda koyun güdüyordu Ahmed, mağarada oku dedi ona Es-Samed Kalemle yazdık, kitabı okuduk, yeniden bismillah dedik, çobanlar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Aba altında titriyordu büyük adam, dosta açıldı ilk yürek ve gam, feda olsun sana anam ve baba Haticeyle tutuştuk,Aliyle çoğaldık, namaz dedik, din dedik, obalar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Gezindik ağıllarda, gölgelendik ağaçlarda, Erkama gizlendik, Safaya çıktık Bağırdık Ukazda, imza ile tebşir ettik, tevhid dedik, paszarlar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Çadır çadır gezdik çölleri, terk ettik arka kapıdan nice illeri Gifara girdik, Ebu Zer dedik,yol kesene insaf dedik,eşkıyalar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Ne söylüyorsan doğrudur dedi bir adam, ışığın yüreğinle saçılsın işte küçük adam Sana canım feda bırak beni soksun yılan, mağaradan mehtabı seyrediyordu ışık adam Dost dedik, kafi dedik, örümcekler bile anladı da bir insan anlamadı bizi Bir evde kırk kişiyle basıldık, gelene kalsa kalacaktık,sarsıldı adem ben de sizdenim artık Ömerle dirildik, Kabeye yürüdük, Allahu Ekber dedik, sokaklar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Anlamadılar bizi, ne ev kaldı, ne ocak, çıktık yola ancak hesap sorulacak Yurt dedik, hicret dedik, devlet dedik, çöller bile anladı da bir insan anlamadı bizi Şarkılar nağme oldu,üzerimize ay doğdu, beklemedik bize bir hal oldu, şehre sığmadık Biz geldik, kardeş dedik, Ensar dedik, develer bile anladı da bir insan anlamadı bizi Bölüştük ne varsa ekmeği aşı, harç yaptık şehre sevgiyi barışı, bağrımızdan çıktı Bilalin haykırışı Hayyealesselah dedik, hayyealelfelah dedik,hançerler bile anladı da bir insan anlamdı bizi Üç yüz on iki kişiyle ovaya çıktık, yenilsek belki bir daha olmayacaktık O gün toprağı titrettik Lehül mülk dedik, kılıçlar bile anladı da bir insan anlamadı bizi Bu yıl Mekkedeyiz dedi peygamber, kalktık bir kere ya kılıç ya zafer Dört koldan girdik şehre birer birer ,bir asa devirdi putları teker teker Kabe bizim işte devrim, La ilahe illallah lehül hamd dedik,taş heykeller bile anladı da bir insan anlamadı Bilmiyorum belki bir daha çıkamam buraya, işte sırtım hakkı olan gelsin almaya Hazırlan dedi Cibril, karardı mehtap, geride birkaç kap ve bir kitap Hayır gidemezsin, kim gitti derse vurun Heyyula Yemuddur yaşayan yerinize oturun Refiki ala dedik, alemlere rahmet dedik, kara toprak anladı da bir insan anlamadı bizi İşte bilekler, işte yürekler,bir de anam ve atam, çaharyer güzin dost oldu dört güzel adam Ebu Bekir dedik, Ömer dedik, Ali dedik, Osman dedik, taş yürekler bile anladı da bir insan anlamadı bizi Düştü sahraya susuz Hüseyin, çatladı toprak, sızladı Ruhul-Emin Yine kalktık ayağa, Yol dedik, sünnet dedik, ayyaşa haram, dalkavuğa onur dedik,Su su dedik, Kerbela bile anladı da bir insan anlamadı bizi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;-- BATTAL ÖZ&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-4620088038769876468?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/4620088038769876468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=4620088038769876468' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4620088038769876468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/4620088038769876468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/07/ilahi-buyruk-byleydi.html' title='İlahi buyruk böyleydi'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJG3R4VcyzI/AAAAAAAAACc/jZRTdnK7kPk/s72-c/normalnur36yy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-8796152974630427547</id><published>2008-07-31T02:20:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:33.450+02:00</updated><title type='text'>Mutluluğun formülü 40 ayette saklı..</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD5afh-VSI/AAAAAAAAABY/bSP_LmfNTmY/s1600-h/kuran.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228953400913057058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD5afh-VSI/AAAAAAAAABY/bSP_LmfNTmY/s320/kuran.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Mutluluğun formülü 40 ayette saklı.. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saff 2: Yalandan uzak dur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En'am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En'am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsra 23: Anne ve babana 'off' bile deme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necm 3: İnanma duygunu diri tut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gürkan Çelebi, 'Vahiyden Kalbe' adlı kitabından...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-8796152974630427547?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/8796152974630427547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=8796152974630427547' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/8796152974630427547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/8796152974630427547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/07/mutluluun-forml-40-ayette-sakl.html' title='Mutluluğun formülü 40 ayette saklı..'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD5afh-VSI/AAAAAAAAABY/bSP_LmfNTmY/s72-c/kuran.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-817794276450898365</id><published>2008-07-31T02:17:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:33.588+02:00</updated><title type='text'>YORUMSUZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD29_7O8WI/AAAAAAAAABQ/_RcgaX0mXh8/s1600-h/kurannnnu3ik0.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228950712369475938" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD29_7O8WI/AAAAAAAAABQ/_RcgaX0mXh8/s320/kurannnnu3ik0.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-817794276450898365?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/817794276450898365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=817794276450898365' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/817794276450898365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/817794276450898365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/07/yorumsuz.html' title='YORUMSUZ'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD29_7O8WI/AAAAAAAAABQ/_RcgaX0mXh8/s72-c/kurannnnu3ik0.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-1673851400507738550</id><published>2008-07-30T14:37:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:34.141+02:00</updated><title type='text'>İlham Veren Fikirler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJBTR3KVEDI/AAAAAAAAABI/7qQn9oGLw5Q/s1600-h/sevgi1zr9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228770733707300914" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJBTR3KVEDI/AAAAAAAAABI/7qQn9oGLw5Q/s320/sevgi1zr9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;- Öfke, dilin beyinden hızlı çalıştığı bir tek durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Geçmişi değiştiremezsin. Ama gelecek hakkında endişelenerek yaşadığın günü berbat edebilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sev. Sevileceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Allah, tercihi Kendisine bırakanlara en iyisini verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bütün insanlar aynı dilde gülümser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Herkesin sevilmeye ihtiyacı vardır. Bilhassa hak etmeyenlerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bir insanın serveti, ebediyete ne kadar harcadığıyla ölçülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Gülümseme Allah'ın nurunun yansımasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Herkesin bir güzelliği vardır. Ama herkes onu göremez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ebeveynler, çocuklarına öğrettiği şekilde yaşarlarsa öğretebilmiş olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Elindekiler için Allah'a şükret. Elde etmek istediklerin için de Allah'a güven.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kalbini dünün üzüntüleri, yarının endişeleri ile doldurursan, şükredeceğin bugünün olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bugün alacağın karar, yarın etkili olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Gülmeye de vakit ayır. Gülmek ruhun müziğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sevgi, karşıtlıklara rağmen birlikteliğe devam etmekle güçlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Keskin balta kemik kırar. Keskin kelime kalbi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bir zorluğun üstesinden gelmenin sadece bir yolu vardır: onun üzerine gitmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Başımıza gelenleri itirazsız kabul ediyorsak, onun için şükretmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sevgi, ne kadar çok kişiye bölersek bölelim, azalmayan tek şeydir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Mutluluk henüz sahip olmadığın diğer şeylerle artar, ama onlara ihtiyacı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Birine kızgınlıkla geçirdiğin her saat, bir daha ele geçiremeyeğin 60 mutlu dakikadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Nerede, nasıl ve kime denk gelirse, nasıl yapabiliyorsan öyle yardım et.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-1673851400507738550?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/1673851400507738550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=1673851400507738550' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1673851400507738550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/1673851400507738550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/07/ilham-veren-fikirler.html' title='İlham Veren Fikirler'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJBTR3KVEDI/AAAAAAAAABI/7qQn9oGLw5Q/s72-c/sevgi1zr9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-5172916631287660202</id><published>2008-07-13T01:21:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:34.449+02:00</updated><title type='text'>şefkat yangını</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD9odTMtmI/AAAAAAAAABg/G4M2-yIVY_0/s1600-h/sevgi1zo5.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228958038878893666" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD9odTMtmI/AAAAAAAAABg/G4M2-yIVY_0/s320/sevgi1zo5.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;şefkat yangını&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Kainatı sıksanız özünden şefkat damlayacaktır... Şefkat lafzı hecelenirken bile dudaklarda bir yumuşaklık belirtir...Şefkat nasıl bir iksirdir ki; bir tavuğu cesurca yavrusu hesabına aslana saldırtır, bir anayı ateşin yangınına atar yavrusu aşkına, bir aç canavarı yavrusu hatırına aç bıraktırır... ve şefkat neticesi merhamet... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Ne dir bu şefkat?...Niye verilmiştir?... Nedir bu iksirin kaynağı?. Hiç düşündünüz mü?... Öyle ki kimilerini yangınlara atar... Kimilerini acılara gark eder durur?... Bir masum çocuğun masum bakışlarındadır şefkat?. Veyahut bir ihtiyarın, kah bastonun ucunda, kah sırtında yılların biriktirdiği kamburundadır şefkat...neyi temsil eder bunlar?... Şefkat dedimya!... Nasılda şefkatimizi celbederler?… Hassas ruhlu insanlar daha bir hisseder şefkati yaşamlarında... Hele günümüz dünyasında yaşanan, ciğer yakan hadiseler de?... Masum bebeler, kadınlar ve ihtiyarlar nasılda katlediliyor, merhametsizce... İşte bunu hisseder hassas ruhlu, şefkatli insanlar yüreğinde... Daha hassas, daha ince ruhlulardan bahsedeyim size... Onlar bir bitkiye bile kıyamazlar... Öyle ki! buluttan kopan bir yağmur damlasının ayrılığına bile dayanamayıp ağlayı verirler, yağmurla beraber... Ve daima şefkatin neticesi tatlı bir elemle varlıklara merhamet duygusunu hissederler ruhlarında... Bir günlüğüne dünyaya göz açan kelebeklerin ölüm acısını hissederler... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Hatta bir anlığına dünyaya göz açıp vefat eden mahlukların acısını bile... Hele ki küçültülmüş birer kainatçık olan insana yapılan zulümleri kaldıramaz onların yürekleri... Tansiyonları fırlayı verir, yürekleri hoplar onların.... bir offf! lafzı çıkar taaa ciğerlerinden... Ve ortalığı yanık bir ciğer kokusu sarar.... Ateşsiz fakat yakan bir yangın... şefkat yangını... şefkat yangınıdır onlar.... Şefkat belamıdır insanın başına acaba?... Hayatımızı zehir eden, gözleri yaşartan, yürekleri yakan bir ezamıdır?... Nedir?. Hayır diyorum…cevap sual içinde gizli… şefkat insanlığını bozmamışlar için bir insan gereğidir... Öyle değimli ki şefkat, kainatın çarklarının kurulmasındaki en büyük nedenlerden biridir... Peki bu şefkatin kaynağı nedir?... Tabi ki şefkati sinelere kim takmışsa O... Sahip!... Bakın dünyanın dört bir yanına, şefkatle koşturulan analara… doğa ana diye isimlendirdiğimiz, aslı hakikatı gizli şefkatli bir elin zahire yansıması olan tabiatta buna dahil… Şuursuz bulutlar, şuurlu bir şekilde, nasıl merhametle koşturulur ihtiyaç sahiplerine?… Bir ağaç çamurlu suyla iktifa edip, yavrusu olan meyvelerine lüb denilen gıdaları yedirir… Canavar perçemli bir arslanın perçeminde görün şefkatin yumuşaklığını, nasılda kuzu gibi olur yavrusuna… Fir'avn gibi bir şeddat tüm erkek çocuları öldürürken nasılda şefkat edip üzerine titrer yavrusunun… Bunun cevabını ise: kainatı atkı ilmekleri gibi dokuyan bir şefkat elinden başka bir şeyle izah etmek mümkün mü?... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Peki neden hali dünya böyle?… Gizli şefkat eli neden dur demez merhametsizliklere?...Acaba dünya da çalkalanan ve dünyayı bulandıran şu merhametsiz hadiselere O bizden çok şefkat etmez mi?... Tabiki edecektir şefkatin asıl muciti... Fakat gelin görün ki bazı şeylerin faturaları başka mekanlara kesiliyor.... İşin içinde ince hesaplar ve büyük mükafatlar var... Zengin ve güçlü bir sahibimiz var…Zorlukta ve darlıkta çalışan her işçinin ( buna her varlık dahildir) mükafatını verecek bir Sahip…Hem de öyle büyük mükafatlar ki ne göz görmüş ne kulak işitmiş nede kalbi beşere hutur etmiş mükafatlar... Ebedi, kedersiz mükafatlar… Yetmez mi?... Bizlere gelince, biz acaba yaratılmışa, Yaratanından daha mı fazla şefkat edebiliriz?...Hayır asla ve kat'a... Bize düşen nedir şefkat yangınında?... Başta O na güvenmek… &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Unutmayalım ki Onun bir ismide Es-Sabur dur… Zamanı gelince tüm haksızlıkları izale edecek zalimlere hak ettikleri cezayı verecek, mazlumlara merhametiyle mükafatı verecek... Ve diğer bir cilve ise; dünya imtihan, sınanma ve denenme yeri…Bize düşen ise şefkati hakiki sahibine verip, elimizin dilimizin ve kalbimizin yettiği, eriştiği kadar şefkatin Sahibi olana ayinedarlık etmek… Yani şefkat etmek tir varlığa… O bizleri bizlerden daha çok sever ve düşünür... Şimdi insanın dilinden of! lafzı yerine, oh! lafzı dökülecektir... Unutmayalım ki biz Ondan daha fazla şefkat edemeyiz, Onun olan bizlere ve herşeye... Bize düşen bize verilen ölçülerde şefkat etmektir varlıklara... Ve elimizin erişmediği durumda, dua ve tevekkül etmektir Ona… Dua dua isteyin, zengin ve güçlü Sahipten... Onda yok yoktur... İşte şefkat yangını nı söndürecek Rahmet suyu.... Mevlam zalimleri hak ettikleri cezaya ve mazlumları mükafatlarına eriştirsin... Hem dünyada hem ukbada...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muammer Ceylan&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-5172916631287660202?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/5172916631287660202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=5172916631287660202' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5172916631287660202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/5172916631287660202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/07/efkat-yangn.html' title='şefkat yangını'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD9odTMtmI/AAAAAAAAABg/G4M2-yIVY_0/s72-c/sevgi1zo5.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-7109876153236643560</id><published>2008-07-13T00:26:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:35.683+02:00</updated><title type='text'>***SEVGİ ÜZERİNE***</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJECFVs-znI/AAAAAAAAACI/HQFLXSSdhqM/s1600-h/kalp2lq4si2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228962933102268018" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJECFVs-znI/AAAAAAAAACI/HQFLXSSdhqM/s320/kalp2lq4si2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Mutluluğun Sırrı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;"Tavuk Suyuna Çorba" isimli kitaptan alınmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta benzer hikayeleri bulabilirsiniz..Ailesi ve kendisini seven hiç kimsesi olmayan bir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yetim kızla ilgili çok güzel bir masal vardır. Kendini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok ama çok üzgün ve yalnız hissettiği bir gün,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çayırda yürürken, bir çalıya küçük bir kelebeğin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;takıldığını görür. Kendini kurtarmak için çabaladıkça,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dikenler onun narin bedenini daha çok hırpalar. Küçük&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yetim kız dikkatle kelebeği kurtarır. Uçup gitmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yerine, kelebek güzel bir periye dönüşür. Kız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözlerine inanamaz. Peri, kıza, "Senin eşsiz iyi kalpli davranışın için,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sana bir dilek dileme hakkı veriyorum."der. Kız bir an düşünür, sonra "Mutlu olmak istiyorum.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;der. Peri "Peki" der, ona doğru eğilir ve kulağına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fısıldar. Sonra da ortadan kaybolur. Kız büyüdüğü sürece, ondan daha mutlu kimse yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes ona mutluluğunun sırrını sorar. O ise gülümser&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve "Sırrım, küçük bir kızken iyi kalpli bir periyi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dinlemiş olmamdır."der. Yaşlanıp, ölüm döşeğine düştüğünde, komşuları etrafına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;toplanırlar. Sırrının da onunla birlikte yitip&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gitmesinden korkmaktadırlar. "Lütfen bize söyle" diye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalvarırlar. "İyi peri sana ne dedi?" Sevimli yaşlı kadın gülümser ve "Bana şöyle söyledi"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;der:"ne kadar güvende, ne kadar yaşlı ya da genç,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zengin ya da fakir olursa olsun herkesin sana ihtiyacı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;var"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228962202364474930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJEBazfg9jI/AAAAAAAAABw/gUcfw-jPURE/s320/3_boyutlu_kalp_resimi.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Sevilmenin kısa yolu&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Sevilmenin yolu sevmesini bilmektir. Başka bir tabirle, iyi insan, herkes tarafından sevilir. Dinimizin bildirdiği esaslara uyan Müslüman iyi insan demektir.Hemen herkes, kendisiyle ilgilenilmesini, kendisinden, işlerinden bahsedilmesini ister.Çok kimsenin bir dakikalık telefon konuşmasında, beş-on defa (Ben) dediği tespit edilmiştir.Çok kimseyi, hükümet kurulmasından çok, kendi meselesi ilgilendirir. Başkasına yaklaşabilmek için onun sevdiği, ilgilendiği konuları bilmek gerekir.Hemen her insan, en az bir bakımdan kendini çok insandan üstün görür. (Ben bakan olsam, ben başbakan olsam şöyle yaparım) dediği görülür. Belki böyle konuşan kimselerin çoğunun müdür olacak kabiliyeti bile yoktur. Çünkü insanın nefsi, daima yükselmeyi, şef olmayı, başkalarının kendisine tâbi olmasını ister. Bu, nefsin arzusudur.Herkeste de nefs olduğunu düşünerek, ona göre hareket edilirse, çetin meseleleri çözmek zor olmaz.Bir kimsenin sevdikleri, kendini beğenip takdir edenlerdir.O halde sevilmek için başkalarını takdir edip sevmek gerekir.İnsanın nefsi takdirden hoşlanır, tenkitten hoşlanmaz. Tenkit, düşmanlığa yol açar.Başkalarının bize nasıl muamele etmelerini istiyorsak, biz de onlara aynı şekilde davranmalıyız! Mesela gülerek karşılanmayı, bir çay, bir kahve ikram etmelerini istiyorsak, biz de başkalarını güler yüzle karşılamalıyız, onlara gerekli ikramda bulunmalıyız!Sevilmek, takdir kazanmak için, herkese samimi bir alaka göstermek, gülümseyerek selam vermek, hal ve hatır sormak lazımdır.Yapmacık hareketlerden da kaçınmalıdır! Yapmacık hareketler, fayda yerine zarar verir. Kendimize "Samimiyetsiz" dedirtmemeliyiz. Samimi olmaya kendimizi alıştırmalıyız! Mesela telefonla arayıp kendini tanıtmayan birisine, (İnsan önce kendini tanıtır) diyerek tenkitle söze başlamamalıdır! (Buyurun efendim, kiminle müşerref oluyorum) diyerek karşımızdakinin kendisini takdim etmesine fırsat vermelidir! Daha sonra, (Efendim, size yardımcı olmak benim için bir şereftir) dersek, karşımızdakinin kalbini fethetmeye giden yolu keşfetmişiz demektir.Kendini sevdirmenin yolu, iyi insan olmaktır. İyi insan da güzel ahlaklı olandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel ahlak nedir?&lt;br /&gt;Güzel ahlakla ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:&lt;br /&gt;(Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek, kendini mahrum edenlere [Kendine bir şey vermeyenlere] ihsan etmek, güzel huylu olmaktır.) [İ. Süyuti]&lt;br /&gt;(İyi huyları tamamlamak, yerleştirmek için gönderildim.) [Hakim]&lt;br /&gt;(Sureti ve huyu güzel olan kimseyi Cehennem ateşi yakmaz.) [Taberani]&lt;br /&gt;(İyi huylu, iki cihan saadetine kavuşur.) [Taberani]&lt;br /&gt;(En hayırlı şey, güzel ahlaktır.) [İbni Hibban]&lt;br /&gt;(Güzel ahlaklı olmak, saadettendir.) [Beyheki]&lt;br /&gt;(Mallarınızla bütün insanlara yardım edemezsiniz, malınız kâfi gelmez. Fakat onları güler yüz ve güzel huy ile hoşnut edebilirsiniz.) [Bezzar]&lt;br /&gt;(Güzelin güzeli, güzel ahlaktır.) [İbni Asakir]&lt;br /&gt;(En iyiniz, ahlakı en güzel olanınızdır..) [Buhari]&lt;br /&gt;(Mümin güzel ahlakı ile, gündüz oruç tutan, gece ibadet edenin derecesine yükselir.) [Tirmizi]&lt;br /&gt;(Kıyamette, terazide güzel ahlaktan daha ağır gelen başka şey yoktur.) [Tirmizi]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228962935149714306" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJECFdVIW4I/AAAAAAAAACA/f_Kem9vWAEs/s320/ayisigi1ry.gif" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;. Sevgi ve Terbiye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aile çocuğa verdiği sevgiyi bir sadaka, hem de sadakaların engüzeli bilmek zorundadır. Sevgi ile terbiye terbiyelerin en güzelidir ve "Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmak"tır.Merhamet ve şefkat bunu gerektirir.Hz. Peygamber(sav)'i çocukları öpüp severken gören bir bedevi " Demek sen çocukları öpüyorsun?Benim şu kadar çocuğum var, daha hiç birini öpmedim" deyince Hz. Peygamber'in (sav) cevabı şöyle olacaktır: "Allah senin kalbindeki merhameti söküp aldıysa , ben ne yapabilirim ki?" (Buhari). Sevmek, kişinin sevdiğine kendisinden bir parça vermesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;SEVGİ ÜZERİNE...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sevgi, gönlün zevk aldığı şeye meyletmesi demektir. Bu meylin kuvvetlisine&lt;br /&gt;aşk denir. Deyim olarak sevgi, hiçbir karşılık beklemeden sevgiliye [Allaha]&lt;br /&gt;tâbi olmak, ona itaat etmek, onun her işini güzel, her eziyetini, her&lt;br /&gt;iyilikten daha tatlı görmek ve onun dostlarını dost, düşmanlarını düşman&lt;br /&gt;bilmek, kısacası onun rızası için yaşamaktır.&lt;br /&gt;Sevgi, sevgilinin dostlarını sevmeyi, düşmanlarına düşmanlık etmeyi&lt;br /&gt;gerektirir. Bu sevgi ve düşmanlık, gerçek aşıkların elinde değildir.&lt;br /&gt;Çalışmaksızın, zahmet çekmeksizin kendiliğinden hasıl olur. Dostun dostları&lt;br /&gt;güzel görünür ve düşmanları çirkin ve kötü görünür. Aşıklar, sevgililerinin&lt;br /&gt;delisi olup, onlara aykırı bir şey yapamaz. Aykırı gidenlerle uyuşamaz. İki&lt;br /&gt;zıt şeyin sevgisi bir kalbde yerleşemez.&lt;br /&gt;Bilip anlamadan sevgi gerçekleşmez. Ancak bilinen sevilir. Sevgi;&lt;br /&gt;cansızların değil, canlı ve anlayışlı olanların özelliğidir. İnsanın&lt;br /&gt;anladığı, zevk ve rahatlık duyduğu her şey sevimli; acı duyduğu, nefret&lt;br /&gt;ettiği her şey sevimsizdir. Zevk alınan her şeyin, zevk alan için sevimli&lt;br /&gt;olması, gönlün ona meyletmesi demektir.&lt;br /&gt;Her duyu, ancak anladığı şeyden zevk alır, ona meyleder, onu sever. Mesela&lt;br /&gt;gözün zevki, görüp hoşlandığı şeylerdir. Kulağın zevki, duyduğu güzel&lt;br /&gt;seslerdir. Burnunki güzel kokulardır. Dilin zevki, yiyip içtiği şeylerin&lt;br /&gt;tadıdır. Dokunma duygusunun, tutmanın zevki, yumuşaklık ve zevki okşayan&lt;br /&gt;şeylerdir. İşte duyularla anlaşılan bu şeyler, hoşa gittikleri için sevilir.&lt;br /&gt;Beş duyunun hiçbiri ile anlaşılmayan sevgi de vardır. Altıncı bir duyu ile&lt;br /&gt;bilinir. Beş duyu ile elde edilen zevkte, hayvanlar da ortaktır.&lt;br /&gt;İnsanın kalb gözü, baştaki gözden daha kuvvetlidir. Aklın anladığı güzellik,&lt;br /&gt;gözün gördüğünden daha büyüktür. Sevginin sebepleri üçtür:&lt;br /&gt;1- Her canlı kendini sever. Kendini sevmek, varlığının devam etmesini&lt;br /&gt;istemek ve yok olmaktan hoşlanmamak demektir. İşte bunun için insan,&lt;br /&gt;yaşamayı sever ve ölümden hoşlanmaz. Varlığımızın devamı gibi, her şeyimizin&lt;br /&gt;mükemmel olması da sevilir. İnsan, önce kendi zatını, sonra uzuvlarının&lt;br /&gt;selametini sever. Daha sonra malının, evladının, akraba ve dostlarının&lt;br /&gt;selametini sever. Bunları, vücudunun devam ve kemaline sebep oldukları için&lt;br /&gt;sever. Mesela evladından bir fayda görmese de sever. Çünkü kendinden sonra&lt;br /&gt;neslini devam ettirecek odur.&lt;br /&gt;2- İnsan, ihsanı sever. İnsan, ihsanın kölesidir. Gönül, kendine iyilik&lt;br /&gt;edeni sever, kötülük edenden nefret eder. İnsan, ister istemez iyilik edene&lt;br /&gt;karşı sevgi duyar.&lt;br /&gt;Sağlık sevilir. Sağlığının devamı için doktor da sevilir. Doktoru da&lt;br /&gt;kendimizi sevdiğimiz için severiz. Bunun gibi ilmi de, öğretmeni de severiz.&lt;br /&gt;Öğretmeni ilme sebep olduğu için severiz.&lt;br /&gt;Para, çeşitli ihtiyaçları karşılamaya ve yiyip içmeye vasıta olduğu için&lt;br /&gt;sevilir. Yemeğin kendisi de yenmek için sevilir. Biri bizatihi, diğeri ise&lt;br /&gt;vasıta olduğu için sevilir. İyilik edeni sevmek, onun şahsını değil,&lt;br /&gt;iyiliğini sevmektir. İyilik kalkınca, sevgi de kalkar. İyilik azalırsa,&lt;br /&gt;sevgi de azalır.&lt;br /&gt;3- Bir kimseyi, ettiği iyilikten dolayı değil, bizzat zatından dolayı .sevmek, yok olup tükenmeyen gerçek sevgidir. Bu da güzeli sevmek demektir.&lt;br /&gt;Güzelliği anlayan güzeli sever. Güzelliği sevmek, güzelliğin zatındandır.&lt;br /&gt;Çünkü ondaki güzelliği anlamak, zevkin kendisidir. Güzeli anlamak da bir&lt;br /&gt;zevktir. Akarsu, yeşillik, tabiattaki güzellikler yiyip içildikleri için&lt;br /&gt;değil, sırf güzel oldukları için sevilir. Bu insanın elinde olmayan&lt;br /&gt;sevgidir. Allahü teâlânın güzel olduğu bilinirse, onu da sevmemek .imkânsızdır. O ise, güzeller güzelidir. Hadis-i şerifte, (Allah güzeldir, güzeli sever) buyuruluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228962928992394514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJECFGZHHRI/AAAAAAAAAB4/POrGY2s2rJ8/s320/sevgi_9_.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Sevgi ve Aşk üzerine Sözler 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi, dostlara saygılı olmakla güçlenir. Hz.Ali&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgide acilar tatlanir. Bakirlar altin olur. Sevgiden kirli ve bulanik sular duru bir hale gelir. Mevlana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi ve acima insanlik vasfidir; hiddet ve şehvet ise, hayvanlik vasfi. Mevlana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şah bile sevgiye kuldur, köledir. Mevlana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın yangısından güzel şey ne var? Onsuz ne gül güler, ne bulut ağlar. NİZAMI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kande varsa aşık-ı bi çare cananın arar, Derd ile bimar olan elbette dermanın arar. NAHIFİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah rızzasina uygun her şey sevgilidir. MUHYİDDİN ARABi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadd-i yare kimisi ar'ar dedi, kimi elif, Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif MUHIBBI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey güzelim, vücudumda senden başka bir varlik kalmadi. Bu sebeple sirke,bal denizinde nasil yok olursa; ben de sende öyle yok olurum. MEVLANA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhabbetten Muhammet oldu hasıl, Muhammet'siz muhabbetten ne hasıl?..BEZM-İ ALEM VALİDE SULTAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk yolunda akılla mi yürü yorsun? Güneşi mumla mi ari yorsun? M. IKBAL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşik olmayan adem, benzer yemişsiz agaca. YUNUS EMRE&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-7109876153236643560?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/7109876153236643560/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=7109876153236643560' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7109876153236643560'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/7109876153236643560'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/07/sevgi-zerine.html' title='***SEVGİ ÜZERİNE***'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJECFVs-znI/AAAAAAAAACI/HQFLXSSdhqM/s72-c/kalp2lq4si2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5670032910731570496.post-6318389059701311362</id><published>2008-07-13T00:12:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T19:51:35.883+02:00</updated><title type='text'>Sevgi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD-ORZZg0I/AAAAAAAAABo/8jwr4xARUB4/s1600-h/sevgi01ga7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228958688518701890" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD-ORZZg0I/AAAAAAAAABo/8jwr4xARUB4/s320/sevgi01ga7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Sevgi &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Cocuk, dunyaya gelir gelmez, kendini sevgi ve sefkat halesiyle sarilmis bulur. Varligina sebep olan anne-baba, etrafinda pervane gibi doner durur. Onun icin cirpinirlar, yemezler yesin diye, aglarlar gulsun diye. Sevgi, bir guctur, kuvvettir. Bu kuvvet en gucluleri en zayiflara hizmet ettirir. Tavugu, yavrusunu korumak icin kopege saldirtan ve olume goturen, iste bu kuvvettir. Yavrularina saldiran aslani, yarali numarasi yaparak kendisine celbeden ve yavrularini kurtaran ordege, bu isi yaptiran ayni kuvvettir. Yani sefkat, merhamet ve sevgidir. Civcivler tavuk, yavrular ordek olunca bu sevgi ve sefkat ortadan kalkar. Ama insanda oyle degildir. Bu duygu ve dusunce, olunceye kadar devam eder. Temel insani degerler uzerinde yetismis kisilerde, aile ve toplumlarda sevgi sadece nefsî ve kuru bir his degildir. Kabir kapisinda biten sevgi de degildir. Bu sevgi, ebedidir. Onun icin genclik gidip, maddi guzellik yerini ihtiyarliga biraktikca, kalplerdeki sevginin arttigini, yuvalarda daha bir huzur ve itminan tuttugunu goruruz. Insan, iradesini imânla guclendirdigi, mes'uliyet duygusuyla kontrol altina aldigi olcude kinlerini, nefretlerini musbete kanalize edebilir. Onlarin yerine sevgi, sefkat ve merhamet duygularini hâkim kilabilir. Maddi imkânlar, tek baslarina huzurun sebebi olamaz. Sevginin olmadigi bir kalbde, bir ailede ve bir toplumda huzur aramak beyhûdedir Ilâhi sevgiyi yakalayanlar, bu gercegin toplumdaki temsilcileridir. Onlar, cirkin gibi gorunenler de bile bir guzellik bulurlar. En kotu gorunen hadiselerde oldugu gibi, sevilecek yanlarinin olmadigi sanilan insanlarin bile iyi ve guzel taraflari vardir.. Guzel taraflari ile insanlara yaklasildigi zaman, sarf edilen emekler zayi olmaz. Insanlar kotu taraflari ile ele alindigi takdirde, iyi yonlerinden de istifade edilmez. Gonul erleri olumsuz duygu ve dusunceleri irade ve musamahalari ile tesirsiz hale getiren, hatta musbete kanalize eden kahramanlardir. Muhatabimizi sevdigimiz, saygi gosterdigimiz olcude kalbini kazanma imkâni buluruz. Sevgi Allah icin olmali. Aksi menfaat olur. Sevgi yolu, nebilerin, velilerin, salihlerin yoludur. Bu yolda, sevgi ve sefkatle yuruyenlere, hayatlari boyunca yuzlerine kapilar kapanmayacaktir. Bunlarin elinde sevgi, her dusmani yenecek bir silah, her kapiyi acabilecek sirli bir anahtardir. Anahtar, sevgi ve muhabbet olunca acilmayacak kapi yoktur. Irmaklar, sanki gulumseyerek piril piril ve siril siril akar. Gece akar, gunduz akar. Cevresini yesertmek, ovalari sulamak icin akar ve bir gun bahar cicekleri rengârenk etrafini sarar. Dunyanin dort bir yanina dagilan gonul erlerinin de girdigi her yer bir bahar guzelligi icinde sevgi, sefkat ve kardeslik suuruyla dirilir. Rengi ayri, tadi ayri, kokusu ayri meyve ve ciceklerin bahari renklendirmesi ve guzellestirmesi gibi farkli renk ve dile sahip insanlar da iclerindeki kini, nefreti ve dusmanligi yenip, diyalog, sevgi, muhabbet ve yardimlasma suurunu kazanip zulumden nefret etseler, mazluma sefkatle bakabilseler, dunya guzellesecek, gonuller huzur ve itminana erecektir. Sevgi, hep sevinc ve lezzet degildir. Bazen o huzundur gozyasi ve hasrettir. Bu, daha derin, daha icten bir sevgidir. Hasret ve huzunden meydana gelen sevgi iz birakir, unutulmaz. O sevgi, imânla beraber devam eder. Nice sevdiklerimiz vefat etmis, ebediyete intikal etmistir, ama sevgileri hâlâ gonullerimizdedir. Kavusacagimiz o tatli gunun heyecanini yasatir ruhlarimiza... Celik gibi sert degil, ipek gibi yumusak ol, fethet gonulleri. Eline firsat gecince simarik cocuk gibi olma. Allah'in sana lutfettigi nimetlerin sukrunu eda edebilmen icin insanlari otede sevindirecek gercek dost olarak ac acabilecegin kadar sefkat sineni, ger gerebilecegin kadar sevgi ve merhamet kanatlarini, arzularinin altinda ezilen su bicare zavallilara uzat elini, uzatabildigin kadar. Susuz kalmis bir kopege su veren kotu bir kadini affeden Allah, seni yolda birakmaz. "Kisi sevdigiyle beraberdir" gercegine gonul verenleri O, sevdiklerine kavusturur&lt;/span&gt;.&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Alinti-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5670032910731570496-6318389059701311362?l=hbayhan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hbayhan.blogspot.com/feeds/6318389059701311362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5670032910731570496&amp;postID=6318389059701311362' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/6318389059701311362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5670032910731570496/posts/default/6318389059701311362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hbayhan.blogspot.com/2008/07/sevgi.html' title='Sevgi'/><author><name>Laedri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17678553749416598360</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp0.blogger.com/_T6-jNOUpF2g/SHkinTEgv8I/AAAAAAAAAAM/SQyzD6-ANhI/S220/Resim+014.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T6-jNOUpF2g/SJD-ORZZg0I/AAAAAAAAABo/8jwr4xARUB4/s72-c/sevgi01ga7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
